Geçtiğimiz sezon The Good Wife adlı CBS dizisi 7. sezonuyla bize veda etmişti hatırlayacağınız üzere. Bitişinin üzerinden çok zaman geçmeden bir uzantısının gelebileceği haberleri konuşulmaya başlandı ve bunun da üzerinden çok geçmeden proje kesinleşti. Bu sefer CBS yerine CBS’in online platformu olan CBS All Access’te yayınlanacak olması dışında dizi biraz kadro değişiklikleriyle kaldığı yerden devam ediyor diyebiliriz.

Projenin ardındaki isimler de değişmedi. The Good Wife dizisinin yapımcıları Robert King ve Michelle King bu dizide de yapımcılık görevini üstlenmeye devam edecek. Ulusal kanal dizi standartlarının dışına çıkabildikleri için bölüm süreleri ve sayılarında da değişiklik oldu tabii ki. 10 bölümden oluşacak olan ilk sezonda bölümler 50 dk. civarında sürecek. İlk bölüm aynı zamanda tanıtım amaçlı TV’de de yayınlandığından 40 dk. sürmüş olsa da CBS All Access’te aynı bölümün 50 dk.’lık kesilmemiş versiyonunu izlemek mümkün. Online platformların genelinin aksine hafta hafta yayınlanacak olan dizi pazar akşamları izleyiciyle buluşacak.

O halde buraya tanıtımın devamını okurken size arka fon olması için giriş müziği ve videosunu bırakıp dizinin konusundan devam edeyim. (Sadece şu müzik bile ben The Good Wife’ın devamıyım diye bağırmıyor mu sizce de?)

The Good Wife dizisinde olayları bıraktığımız noktanın bir yıl sonrasından başlıyor hikaye. Yine bir skandalla başlıyoruz hikayeye ve bu skandalın başroldeki üç karakterin hayatına etkilerini izliyoruz.

İlk bölümden ve The Good Wife’tan biraz ispiyon yemeyi sorun diyorsanız devam edelim. Önce bu dizide devam edeceğimiz karakterleri nerede bıraktığımızı ve şimdi nerede olduklarını aradan çıkaralım: (Bu paragrafı The Good Wife finalini izlememiş olan izleyicilerin okumaktan kaçınması gerektiğini hatırlatalım.)

Finalde Alicia, Diane’in ortakları sadece kadınlardan oluşan şirket teklifini son anda geri çevirmişti hatırlarsanız. Bir yıl sonrasında görüyoruz ki Diane de bu fikri ardında bırakıp kendi şirketinde kalmaya devam etmiş. Yine finalde kocası Kurt’ün kendisini aldattığını öğrenmiştik, o zamandan beri Kurt ile ayrı yaşıyorlar. Lucca’nın ise bu bir yıl içerisinde şirketten ayrıldığını öğreniyoruz. Yaklaşık dört aydır siyahi bir kadrodan oluşan daha küçük çaplı bir şirkette çalışıyor.Bu diziyle tanıştığımız Maia, Chicago’nun köklü ailelerinden birinin kızı ve hukuk fakültesini yeni bitirmiş. BARO sınavını başarıyla verince vaftiz annesi Diane’in şirketinde avukatlığa başlıyor. Bu sırada emekliliğe hazırlanan Diane işlemleri başlatmış olmasına rağmen elindeki davaları kapatmak için bir süre daha şirkette devam ederken bir yandan da vaftiz kızının yeni işine adaptasyonunda ona yardımcı oluyor ve akıl hocalığı yapıyor. Derken olanlar oluyor Maia’nın babası Saadet Zinciri dolandırıcılığından içeri alınıyor, sahip olduğu yatırım şirketi kapatılıyor. Yatırım yapmış herkesin de paralar uçuyor. Buna Diane’inkiler de dahil. Fransa’da emeklilik hayalleri kurarken bir anda beş parasız ve üstüne de işsiz kalan Diane, çareyi Lucca’nın da çalıştığı küçük bir şirkette işe girmekte buluyor ve Diane, Lucca ve Maia’nın birlikte hukuk için mücadelesini izliyoruz.

Eski ve yeni yüzlerle dolu kadrosuna yakından bakalım:

Christine Baranski tarafından canlandırılan Diane Lockhart

Saadet zinciri dolandırıcılığı yüzünden emekli olmasına 2 hafta kala tüm birikimini kaybeden Diane, eski şirketinden ve diğer arkadaşlarından destek bulamayınca o sırada üzerinde oldukları davanın karşı tarafında yer alan Adrian Boseman’ın şirket davetini geri çevirmiyor; aynı zamanda Lucca’nın da avukat olarak çalıştığı Reddick, Boseman & Kolstad şirketinde ortak olarak çalışmaya başlıyor.

Cush Jumbo tarafından canlandırılan Lucca Quinn

Lockhart & Lee’den ayrılan Lucca, dört aydır Reddick, Boseman & Kolstad ile birlikte çalışıyor. Diane’in de gelmesiyle tekrar birlikte çalışmaya başlıyorlar. Mesleğinin başında olan Maia’ya hem avukatlık hem de skandal konusunda çok yardımcı oluyor ve ona arka çıkıyor.

Rose Leslie tarafından canlandırılan Maia Rindell

Diane’in vaftiz kızı olan Maia’nın ailesi de Diane’in çok eskiden arkadaşları. BARO sınavlarına giren ve kazanan Maia, vaftiz annesinin şirketinde avukat olarak çalışmaya başlasa da çok geçmeden ailesinin merkezinde olduğu skandal boy gösterince kapının önüne konuyor. Başta dargın olsa da onun bir suçu olmadığını bildiğinden Diane tekrar ona kol kanat geriyor ve onu da çalışmaya başladığı şirkete aldırıyor. Amy bir yandan ailesinin bu skandaldaki yerini anlamaya çalışırken bir yandan da onun için yeni bir dünya olan meslek hayatına adapte olmaya çalışıyor. (Bu karakter bana Alicia’yı anımsatıyor birçok yönden.)

Delroy Lindo tarafından canlandırılan Adrian Boseman

Bir davada Diane’in şirketiyle karşı karşıya gelmeleriyle tanışıyoruz kendisiyle. Reddick, Boseman & Kolstad’ın ortaklarından biri. Diane’in güçlü ve işinde iyi bir rakip olduğunu biliyor ve ona saygı duyuyor. Zor zamanlarına tanık olduğunda ise bunu hem onun hem de kendi şirketi için bir fırsat olarak görüp Diane’i şirketine ortak olarak katılmaya davet ediyor.

Erica Tazel tarafından canlandırılan Barbara Kolstad

Reddick, Boseman & Kolstad’ın diğer bir ortağı. Kendisinin onayı alınmadan Diane’e teklif götürülmesi onu rahatsız ediyor. Sadece siyahilerden oluşan şirketlerine önemli bir pozisyondan beyaz bir yüzün girmesi ve onunla birlikte daha fazlasının da gelmesi hoşuna gitmiyor.

Sarah Steele tarafından canlandırılan Marissa Gold

Lockhart & Lee’de çalışan Marissa, Diane’in sekreter aradığını öğrenince ne yapar eder, marifetlerini ona gösterir ve işi kapar. İşi kapmaya çalıştığı sırada yaptıklarıyla iyi bir araştırmacı olacağının sinyallerini de verir.

Justin Bartha tarafından canlandırılan Colin Morrello

Savcılık Bürosu’nda çalışan başarılı bir avukat. Lucca’nın hem iş hem de aşk hayatına hızlı bir giriş yapacak.

Paul Guilfoyle tarafından canlandırılan Henry Rindell, Maia’nın babası. Çok başarılı bir yatırım şirketi var. Chicago’nun köklü ailelerindenler. Şirketinin adı Saadet Zinciri’ne karışıyor ve bir anda dibe vuruyor. Eski arkadaşı Diane de mağdurlardan biri. Bernadette Peters tarafından canlandırılan Lenore Rindell ise Maia’nın annesi. Heléne Yorke tarafından canlandırılan Amy Breslin, Savcılık Bürosu’nda Eyalet Savcı Yardımcısı ve Maia’nın sevgilisi. (Evet artık kabloluyuz ve çeşitlilik katmak lazım bir yerlerden. Biraz daha aşağılarda görselde kendisini göreceksiniz.)Zorlama bir uzantı olmadığını kesinlikle söyleyebilirim. Ona şüpheniz olmasın. Zaten ana dizinin de çok vadesi dolmuş sayılmazdı ve bunun da verdiği gazla bomba gibi bir başlangıç yapmış. Esas diziden doğal olarak bir sürü karakter kaybetmemiz ve yeni bir sürü karakterle tanışmamız gerekiyordu; bunu da başarılı bir şekilde yaptılar. Diziyi göremeyeceğimiz eski yüzleri göremediğimiz için garip hissetmeyeceğimiz bir noktaya getirmişler. İlk bölüm zaten birçok eski yüzle karşılaştık bu da pilot bölümün üzerimizde bıraktığı etkiye pozitif yansıdı. Ara ara onları görmeye devam edeceğimizi tahmin ediyorum. Şu an oldurabilecekler mi diye tek düşündüğüm nokta Alicia ve ailesinin evrendeki yeri. Alicia belli ki siyasete atılmamış, Diane’in onun nerelerde olduğu konusunda hiçbir fikri yok. Lucca’nın müstakbel sevgilisi de Savcılık Bürosu’nda çalıştığına göre o riske gireceklerini sanmam, bence karı koca siyasetten çekildiler. Jason diyorum susuyorum.Neyse dediğim gibi güzel bir hikaye örgüsü oluşturulmuş. Yeni gelen karakterler zorlama değil. Eski karakterlerle yenileri şık bir şekilde bir hikayede toplanmış. Siyasi tarafını daha da sesli şekilde belli etmeye devam ediyor. Arka fonda müzikler her zamanki gibi. The Good Wife’taki bir şeyler oluyor tınıları yakın hissettiriyor. Sık sık mahkeme göreceğimiz bir dizi olması dolayısıyla yargıç ve karşı taraf avukatı olarak izleyebileceğimiz konuk oyuncu ihtimalleri beni şimdiden heyecanlandırıyor. (İkinci bölümde karşımıza çıkan yargıç en sevdiklerimden. Karşı tarafın avukatı da yine eskilerdendi.) Esas dizide olduğu gibi yine bir skandalla açtık diziyi. Muhtemelen sezon boyunca bir yandan bölümlük hikayelerle giderken arka planda da bu skandalın derinlerine ineceğiz.

Ben ilk iki bölümden memnun kaldım. Bu diziye önceki dizinin devamıymış gibi devam edeceğim. Zaten o diziyi de Alicia’nın draması için izlemediğimden uzantısında da eksikliğini hissetmiyorum. Hem güzel, hem sürükleyici, hem de kaliteli bir hukuk draması arıyorsanız mutlaka hem buna hem de The Good Wife’a bakmalısınız. Bunun için henüz böyle iddialı konuşmak erken diyebilirsiniz ama geçmişteki yedi sezona ve arkasındaki isimlere güveniyorum diyelim.

Okuyanlara teşekkür ediyor, izleyecek olanlara iyi seyirler diliyor, alttaki tanıtım filmini beğeninize sunup tanıtımıma burada son veriyorum.

Aşağıda reklam amaçlı fotoğraf çekimlerinden birkaç kare görebilirsiniz.