56 Days — Tanıtım
0 yorum aytackara 09 Nisan 2026 08:36

Prime Video’nun yakın dönemde yayınladığı dizilerden birisi gizem, gerilim ve dramayı bir araya getiren 56 Days oldu.
Dove Cameron ve Avan Jogia’nın başrolde yer aldığı, Karla Souza ve Dorian Crossmond Missick‘in onlara eşlik ettiği dizi, esasında aynı isimli ödüllü bir romanın uyarlaması. Catherine Ryan Howard’ın 2021’de piyasaya çıkan romanı, ülkemizde Olimpos Yayınları tarafından Haziran 2023’te “56 Gün” adıyla yayımlandı.
Dizi olan 56 Days ise 18 Şubat’ta 8 bölümlük sezonun tüm bölümleriyle ekrana geldi. Yapımını MGM Studios ve Atomic Monster’ın üstlendiği dizinin senaryosunu Lisa Zwerling ve Karyn Usher kaleme aldı. Howard, projeye yönetici yapımcı olarak dahil oldu.
Öncelikle;

Kitabın Kapak Konusu:
56 Gün Önce
Ciara ve Oliver, Covid-19’un İrlanda kıyılarına ulaştığı hafta bir süpermarkette tanıştılar.
35 Gün Önce
Sokağa çıkma yasağı ilişkilerini tehlikeye atınca Oliver, Ciara’ya evine taşınmasını teklif etti. Ciara, ilişkilerinin arkadaş ve aile baskısı olmadan gelişebileceği eşsiz bir fırsatla karşılaştığını, Oliver ise bunun gerçekte kim ve ne olduğunu saklama fırsatı olduğunu düşündü.
Günümüz
Dedektifler, Oliver’ın dairesine geldiklerinde içeride çürüyen bir ceset buldular. Dedektifler neler yaşandığını çözebilecekler mi yoksa sokağa çıkma yasağı birileri için kusursuz bir suç işleme fırsatı mı yaratmıştı?

Peki dizi?
Uyarlamanın kitaba hem sadık olduğunu hem de bayağı olmadığını söylemem gerek. Dizinin merkezinde evet, günler+günler sonra Oliver Kennedy adlı bir gencin kaldığı evinin banyosunda bulunan bir cesedin yarattığı soru işaretleri var. Zaman çizgisinde ikili olarak ilerlemeleri de mevcut. Dolayısıyla hem Oliver ile Ciara’nın tanışmalarından itibaren tanık olduğumuz çetrefilli ilişkisine hem de günümüz döneminde polisin yürüttüğü soruşturmaya tanık oluyoruz.
Ama ne yok işte? Mesela COVID-19 yok.
Ciara’nın yaşadığı binanın tadilata alınacağını söylemesiyle Oliver onu evine davet ediyor. Dolayısıyla kitapta yer alan ve bence önemli bir temel oluşturan salgın elementine dizide yer verilmiyor. Birlikte dışarıda çıktıkları da tanıdık denebilecek kişilerle oturup vakit geçirdikleri de oluyor. Kitabı okumasam muhtemelen bana dert olmazdı bu kısım fakat ciddi bir değişiklik olduğunu düşündüğüm için bozulduğumu söyleyebilirim.

Esasında 56 Days’i genel çapta ve bağımsız değerlendirirsem “ortalama” buldum. İzle-geç seviyesinde, göze pek batmayan bir dizi. Nankörlük de olmasın hadi, dizinin yer verdiği şaşırtmacaların bir kısmını zaten biliyor olmanın da diziye bakışımda etkisi vardır elbet. Ayrıca başrol oyuncuları başka yapımlardan tanıdığım iki isim ve aralarındaki kimyaya aman aman bayılmasam bile performansları yeterliydi mesela.
Öte yandan COVID-19 meselesinin yanı sıra takıldığım bir nokta daha var ki o da… KİTABIN SONUNU da değiştirmişler. Öyle böyle değil, ab-booov seviyesinde değiştirmişler hem de. Elimde kaldı resmen, inanamadım bir ara.
Ayrıca o polisler ne işe yaradı gerçekten bu dizide? Çoğu bölümün neredeyse yarısını işgal ettiler, kendi hayatlarını ve bir ölçüde soruşturmayı yürütmelerini izledik AMA aldığımız cevaplar yine de geçmiş sahnelerde olup bitenlerle geldi. Bunlar elle tutulur ne öğrendi ki? Tabiri caizse gereksiz kaldılar dolayısıyla. Meh.

Not:
“34 gün” konusu sitedeki bu yazının altındaki yorumlarda da konuşuldu ama burada da bahsetmiş olayım. Oliver ile Ciara’nın tanışmasından itibaren malum ölüme kadar 34 gün izliyoruz dizide. Cesedin bulunması 56. günü buluyor, arada geçen sürede ise bozulma, tanınmaz hale gelme süreci yaşanıyor. Bu kısmın altını yeterince çizmediklerine itiraz edemem ama gidişat aşağı yukarı böyle.
Kişisel merakımdan gidip kitaba baktım, geçmiş olarak en son “18 Gün Önce” diye bölüm varmış. Onda da malum itiraf kopuyor… Ardından yine “Günümüz” diyor ve polislere geçiyor, peşinden “3 Gün Sonra” geliyor. The End.
Not 2:
Hazır gelmişken finalden bahsetmiş de olayım, içimde kalmasın bari:

Kitapta Oliver Ciara’ya gerçeği anlatıyor ve geçmişte yaşanan ölümdeki suçlunun aslında onun kardeşi değil de kendisi olduğunu itiraf ediyor. O küvetin içindeki rahmetli de Oliver’dı ayrıca.
Bakmadım fakat direkt Ciara öldürmüyor diye de hatırlıyorum. Kafası o gün bulanık halde olan Oliver banyoda bir çeşit kaza geçiriyordu ve o haldeyken Ciara ile yaptıkları vicdan azabı soslu konuşmada itiraf geliyordu. Devamında Ciara onu bırakıp çıkıyordu ve karşılıklı anlaşmayla gerçekleşen bir şeydi. Duygular işin içine giriyordu yani yine. Kardeşi konusunda gerçekleri öğrenmek üzere Ciara’nın Oliver’ın yanına bilerek yaklaşması kitapta da vardı ama zamanla birbirlerini tanıdıkça intikam modu aşınmıştı falan, evet.
Bunlar tabiri caizse seviye atlatıp 7. bölüme “Geçmişte neler oldu?” diye ekleyip Oliver’ın suçu üstlenmemesinde onunla duygusal bağ kuran psikiyatriste de pay biçmişler. Dön dolaş ölen o oldu. Yahu, Oliver ile Ciara’nın arasını düzelttikten sonra “Meğerse yurt dışında bir yere birlikte yaşamaya gitmişler, HATTA çoluğa çocuğa karışmışlar,” yapmak nedir?!
AAAAAAAA! Affedersiniz, bu kadarına çüş.

Hani COVID’i insanların içini karartmamak adına çıkartmalarını bir derece anlamıştım ama bunu anlayasım gelmiyor hiç. Karamsar bir final yapmak istemiyorsanız bu kitaba bulaşmasaydınız madem. E bu başka bir şey?
Durum böyle yani sayın seyirciler… Dolasıyla burada durup artık gidiyorum ben.



