HBO Max draması Proud 12 Haziran’da geliyor.
1 yorum abidin77 11 Haziran 2026 13:44

Uluslararası Series Mania Festivali’nde Büyük Ödülü kazanan Proud, 12 Haziran’da HBO Max’te izleyiciyle buluşacak.
Ignacy Liss’in başrolünü üstlendiği, TVN Warner Bros. Discovery tarafından üretilen dizinin kadrosunda ayrıca Maria Sobocińska, Kamil Studnicki, Maja Ostaszewska, Joanna Kulig, Piotr Pacek, Dorota Kolak, Tamara Arciuch, Sylwia Boroń, Mateusz Więcławek, Amelia Fijałkowska, Paweł Tomaszewski ve Paulina Holtz yer alıyor.

Kamil Szeptycki, Mateusz Janicki, Alicja Lewczuk, Antoni Rychłowski, Ema Haznadar, Diana Kadłubowska, Anna Bierniciak, Magdalena Lamparska, Bartłomiej Kotwica, Anna Krotoska, Marcin Sitek, Helena Urbańska, Maciej Kosiacki, Katarzyna Niedzielska, Dariusz Toczek, Joanna Balasz, Mikołaj Chroboczek, Weronika Malik ve Piotr Chys, dizinin kadrosunda bulunan isimler.
Polonya yapımı HBO Original dizisi Proud’un dünya prömiyeri Series Mania Festivali sırasında gerçekleşti. Ana yarışmada (Uluslararası Yarışma) sunulan dizi, izleyicilerin ve jüri üyelerinin kalbini hemen kazandı ve prestijli uluslararası yarışmada en büyük ödülü aldı. Başrol oyuncusu Ignacy Liss de En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı.

Proud, dünyanın kendisine ait olduğuna ve bunun asla değişmeyeceğine inanan genç bir eşcinsel olan Filip’in hikayesini anlatıyor. O, küstah, cezasız, düşüncesiz, sabırsız, yakışıklı ve genç. İçindeki özgüven eksikliğini kibir, hayranlık ve modellikle telafi ediyor. Ancak ailesini bir trajedi vurduğunda, tüm dünyası altüst olur. Filip, özgürlüğünü korurken ve mevcut yaşam tarzından çok fazla şey kaybetmeden merhum kız kardeşinin bebeğine bakmayı başarabilecek mi? Ayrıca pişmanlık, kendi zayıflıkları, başarısızlıkları ve toplumsal önyargılarla da yüzleşmek zorunda kalacak mı? İşte bu yeni Polonya HBO Orijinal yapımı dizisinin kahramanının en önemli ve karmaşık yolculuğu böyle başlıyor.

Dizinin senaristliğini Karol Klementewicz ve Monika Pecikiewicz, yönetmenliğini Karol Klementewicz ve Weronika Bilska, yapımcılığını Bogumił Lipski üstlendi. Andrzej Besztak, Magnolia Films adına yönetici yapımcılık yaptı. Dizi, HBO Max için, TVN Warner Bros. Discovery ve Magnolia Films ortaklığında yapılmıştır.
Filip’in hikayesini muhafazakar Polonya’da yeni bir tartışma başlatabilir. Ignacy Liss, dizinin ana yarışmada gösterileceği Series Mania’daki prömiyerinden önce verdiği röportajda “Bu kısmen misyonumuz. Daha önce böyle bir dizi olmamıştı ve bu konu toplumumuzu kutuplaştırmaya devam ediyor. Bence Proud her iki tarafı da gösterme ve birbirinizle konuşabileceğinizi – ve konuşmanız gerektiğini – kanıtlama şansına sahip.”
“Sanat ve eğlence sektörünün özü budur: belirli konularda farkındalık yaratmak. İnsanlara bir mesajı zorla kabul ettirmeye çalışmıyoruz. Varşova’da gerçekten yaşanabilecek inandırıcı bir hikaye anlatmak ve genç bir eşcinsel erkeğin çocuk evlat edinmeye çalışırken karşılaşacağı tüm zorlukları göstermek istedik. Bu, eşcinsel çiftlerin haklarıyla ilgili değil. Bu konu Polonya’da gündemde bile değil ancak Filip’in cinsel yöneliminden rahatsız olan bazı insanlar olduğunu gösteriyoruz. Bu sorunun var olduğunu biliyoruz”
Yaratıcı Karol Klementewicz şöyle ekliyor: “Nerede yaşadığımızı biliyoruz ve burada azınlıklara nasıl davranıldığını biliyoruz. Ama yazarken her iki tarafı da anlamaya çalıştım.”
“Polonya’da diyalog eksikliği var. Kimse diziyi izledikten sonra fikrini değiştirmeyecek, çünkü bu devam eden bir süreç; ama belki birisi bu adamı sadece cinsel yöneliminden ibaret olarak görmeyecek. Belki onu bir insan olarak görecekler.”
“Ülkemizde yaşananlara bakıldığında siyasetten tamamen uzak durmamız mümkün değil. Hoşumuza gitse de gitmese de hayatımızı etkiliyor. Homofobiye bağlı pek çok sorun var; bu çok acımasız bir durum ve gerçekten sona ermesi gerekiyor. Bu durum Filip’i de etkiliyor.”
Aynı zamanda yönetmenlik de yapan Klementewicz, Monika Pęcikiewicz ile birlikte dizinin senaryosunu yazdı. Klementewicz, kendi ailesinde yaşanan bir değişimin ardından bu hikayeyi yazmaya karar verdi.
“Her şeyin başlangıcı çok kişisel ve sıradan bir olaydı: Kardeşimin bir oğlu oldu. Eskiden çok kaygısız biriydi ama birdenbire bu minik varlık hayatını altüst etti. Bir rolün içine ne kadar çabuk girdiğini, nasıl ebeveyn olduğunu görmek büyüleyiciydi. Bununla yüzleşmek zorundasın.”
Ancak hikayenin kahramanı, ebeveynliğe tam olarak hazır değil. Filip, uzun geceler ve geçici ilişkiler yaşamaya eğilimli bir parti adamı. Ama başka seçeneği de yok.
“Başlangıçta onu bulmak zordu. Herkesin bir ‘eğlence dönemi’ olur, ama bu adam yolun bir yerinde açıkça kaybolmuş biri. Yine de, en önemlisi de bu, o da sevgi ve empati duyabiliyor,” diye açıklıyor Liss.
“O yetim olarak büyüdü ve bu çocuğun da aynı şeyi yaşamasını istemiyor. Onu nihayet tanıdığımda, aslında o kadar da farklı olmadığımızı fark ettim. Benim için bu dizinin evrensel mesajı budur. Herkesin doğru şeyi yapma potansiyeli vardır ve ben gerçekten herkesi kastediyorum. Sadece kendi yolunu bulman gerekir.”
Klementewicz de herkesin değişme ve büyüme potansiyeli olduğu konusunda hemfikir.
“Bu kararı çok çabuk vermiş ya da bir gecede yetkin bir ebeveyn olmuş değil. Gençlik denen o hızlı treni durdurup, ‘sorumluluk’ adlı istasyonda inip ‘hazırım’ diyemezsin. Ayrıca mesele kim olduğunu değiştirmek değil, kendinin daha iyi bir versiyonu olmaktır. Bazen bunun için sadece güçlü bir itici güce ya da sana iyi dileklerde bulunan insanlara ihtiyacın vardır.”
Neyse ki Filip yalnız değil; kız kardeşine veda ederken yanında olan, kendi seçtiği ailesi ve arkadaşlarıyla çevrili. Liss gülerek, “Ben buna ‘kusurlu insanlar hakkında kusursuz bir hikaye’ olarak tanımlıyorum” diyor.
“Hepsi de reddedilme deneyimi yaşadı. Sosyal olarak dışlanmış bir grup insan bir araya gelerek harika bir aile kurdular. Gerçekten birbirlerini destekliyorlar ve seviyorlar.”
Yeni bir sezonun çekilmesi ihtimali de var. “HBO, bizimki gibi bir diziye yer ayırmakla gerçekten cesur davrandı ve Filip’in hayatında bundan sonra ne yapacağını görmek ilginç olurdu. Dizi bittikten sonra izlerken şunu düşündüm: Bunlar harika insanlar. Onlarla daha fazla zaman geçirmek güzel olurdu” diyor “Proud”u bir “aile hikayesi” olarak gören Klementewicz.
“Bu, ihtiyaç duyulduğunda oluşan, kendi seçtiğimiz bir aile hakkında. Bence insan hayatında her zaman yalnızdır, ama yardım edebilecek birinin olması harika bir şey. Arkadaşlar her zaman yanımızda olmayabilir, bunu dizide de açıkça gösteriyoruz, ama onlara güvenebilirsiniz; size acı gerçeği söylemek için bile. Burada biraz sert sevgi var” diye belirtiyor.
“Bu insanlar zaman zaman sabırlarını yitirseler de, yargılamayan ve dışlamayan bir dünya yaratıyorlar. Ama – ne kadar klişe olsa da – bu dizi aslında tamamen sevgiyle ilgili. Meğer sadece çocukların yetişkinlere ihtiyacı yokmuş; yetişkinlerin de çocuklara ihtiyacı varmış. Bu çocuk onu kurtarıyor. Ne kadar klişe gelirse gelsin, en önemli şey sevgidir.”



yorumlar
Bizimkisinin göstermesine şaşırdım. Umarım arada kaynar da birileri laf etmez.