-
Jason Bateman, David Harbour ve Linda Cardellini dizisi DTF ST. LOUIS 1 Mart'ta HBO'da başlıyor.
-
BBC Two komedisi Small Prophets 9 Şubat'ta başlıyor.
-
19-25 Ocak 2026 Reyting Durumları / Yorumları
-
Senaristler Birliği Ödülleri’nde (WGA Awards) 2026’nın adayları belli oldu!
-
Netflix'teki 5 dizi için yolun sonu gözüktü
-
CBS'ten 8 diziye yeni sezon onayı geldi
-
12-18 Ocak 2026 Reyting Durumları / Yorumları
-
Netflix dizisi Blind Sherlock 23 Ocak'ta geliyor.
-
HBO Max Türkiye'den yeni dizi geliyor: Mira
-
Anne Hathaway, Fear Not adlı Paramount+ dizisinin başrolüne geldi.
-
Dakota Fanning, Apple TV'nin gerilim dizisinin başrolüne geldi.
-
Kevin Costner ve Morgan Freeman yapımı The Gray House 26 Şubat'ta geliyor.
-
5-11 Ocak 2026 Reyting Durumları / Yorumları
-
Ryan Hurst, Amazon'un God of War dizisinde Kratos'u canlandıracak.
-
Sky, The Girl With the Dragon Tattoo dizisine onay verdi.
-
HBO, Euphoria'nın 3. sezon fragmanını yayınlandı.
-
Kaley Cuoco ve Sam Claflin dizisi Vanished 1 Şubat'ta başlıyor.
-
10 diziye onay: Black Mirror, The Pitt, Emily in Paris, The Lowdown, Mayor of Kingstown...
-
Netflix dizisi Finding Her Edge 22 Ocak'ta geliyor.
-
Wonder Project draması It’s Not Like That 25 Ocak'ta başlıyor.
BBC One, Victor Hugo’nun kült romanı Les Miserables’ı (Sefiller) 6 bölümlük mini dizi haline getiriyor.


Kaynak
Bu yazıyı kimler tutmuş?
Bu Yazıyı Tutanlar









yorumlar
David Oyelowo, Dominic West Join Lily Collins in BBC-Masterpiece’s ‘Les Miserables
first look
Süperb.
Trailer
Les Misérables: Trailer
1. bölüm üzerine:
Normalde Jean Valjean’a ve Dominic West’e pek bayılmam ama ilk bölüm hiç de fena olmamış. Kadrosu da zaten yeterince tanıdık. Böyle devam etsin, yeter.
Romanın normalden ince bir versiyonunu 14-15 yıl kadar önce okumuştum. Olanları genel çerçevede hala hatırlıyormuşum, onu fark ettim.
3. bölüm üzerine:
Jan Valjean’ın düşünce sisteminden pek de hoşlanmıyorum ama Javert’inkinden hiç hoşlanmıyorum. Fazla sinir bozucu bu adam.
Kitabı okuduğumda da gıcık olmuştum zaten, hala da oluyorum. Koca Paris’te başka olay yok sanki. Durduk yere bana Jan Valjean’ı savunduracak.
Romanın ikinci kısmı genel olarak daha çok ilgimi çektiği için bu bölümü biraz daha fazla sevdim herhalde. En azından ‘daha az’ sinir bozucuydu.
* Zaman atlaması yapmasalardı ne anlatacaklardı bilmiyordum sahi. Benim okuduğumdan hatırladığım kısım da bu şekildeydi zaten. Marius’un çocukluğundan ziyade gençliğine vakit ayırmaları daha iyi olmuş sanırım.
Doldurma desem bile olur hani. Neredeyse 1 saatlik bölüm çekiyorlar sonuçta.
Hadi tamamlayalım şu işi, I’m ready.
Dizi bitsin öyle yorum yapayım diyordum ama bu eleştirimi 5 bölüm sonrası yapabilirim bence. Savaş ve Barışın bi saniyesinden bile gözümü ayıramazken Sefillerde o özeni göremedim. İşlenişi çok zayıf. Pek özenilmemiş Savaş ve Barış gibi. Hevesim pek bi kursağımda kaldı kaç bölümdür.
War and Peace karşılaştırmasına katılıyorum. O daha güzeldi, gerçi bence onun hikayesi buna göre daha ilgi çekici..
İlgi çekiciliği benim açıdan da aynı, War and Peace’in masum bi anlatımı da vardı o ayrı. Benim karşılaştırmada War and Peace dram, Sefiller biraz damar. Burdaki malzeme çok eserde yok. Ana karakter sayısı ve olaylar bitmez çile. Yalnız bunu pek aktaramıyorlar burada nedense, Olaylar örgüsünü peş peşe sıralayıp dizinin seyrini tutturarak özelliğini yitirmişler. Diğer Sefiller örneklerinden hiçbir fark göremedim ben açıkçası. O yüzden isyanlardayım.
ben de beklediğimi bulamadım… bitirmiş olmak için bitirmek konusunda bile kararsızım…
Böylece bir uyarlamanın daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Final bölümünü yaklaşık 75 dakika yapmışlar. Bilindik sona sorunsuz ilerlediler denebilir. Bölümün ilk yarısı daha güzeldi sanki, 75 dakikaya uzatmalarına gerek yokmuş.
Totalde halen BBC’nin 2016 yapımı Savaş & Barış uyarlaması War & Peace‘in daha iyi olduğu görüşündeyim. Les Miserables da iyiydi, sadıktı vs. de daha iyisi olabilirmiş duygusu niyeyse geçmedi. Bazı karakterlere olan ebedi gıcıklığımın da payı olabilir bunda tabii ki.
* Valjean: Javert! Javert!
Ben: İntihar etmeye kadar gitti, gelir elbet.
Şaka bir yana Javert beyin ampulünün o kadar şeyden sonra yanması cidden ilginç geliyor.
Gerisi de Valjean’ın ölümüne giden yoldu. Aslında adam Marius’a gerçeği baştan anlatsa ve mutlu aile olsalardı da olurdu ama romanın bu zamana kadar gelmesi, birçok kez uyarlanması vs.de bu adamın ölümünün payı vardır diye düşünüyorum. Mantıklı bir hamle. Bu arada barikat çöktükten sonra geriye kalan son ikilinin ölümüyle ilgili sahne de güzeldi.