De 12 van …, önce dijital platform Videoland’da, sonra da TV kanalı RTL 4’te yayınlanmış olan Hollanda yapımı bir drama dizisi. Suç draması ve gizem ögeleri içeren dizinin 2 sezonu mevcut.

İlk sezon konumundaki De 12 van Oldenheim, 2017 yılında yayınlanmış ve 12 bölümden oluşmakta. İkinci sezon konumundaki De 12 van Schouwendam ise 2019 yılında yayınlanmış ve 10 bölümden oluşmakta. 2 sezonu arasında bir hikaye veya karakter ortaklığı bulunmayan bir antoloji dizi var karşımızda. Ortak tema ise ‘Kayıp vakası’. Hikayeler, sezonlara ismini veren Oldenheim ve Schouwendam isimli (kurgusal) 2 küçük sahil kasabasında geçmekte. Bölüm süreleri ise 40-45 dakika uzunluğunda.

Lex Passchier ve Martin van Steijn, dizinin senaristleri konumundalar. Anne van der Linden, ilk sezonda 8 ve ikinci sezonda 2 olmak üzere toplam 10 bölümde yönetmen koltuğunda oturmuş. İlk sezonun diğer bölümlerini Remy van Heugten, ikinci sezonun diğer bölümlerini ise André van Duren yönetmiş. Passchier’e yapımcı koltuğunda Gerd Jan van Dalen eşlik etmiş. İlk sezonda bu ikiliye Steven Berendsen de eşlik etmiş ayrıca.

De 12 van Oldenheim ile başlayalım o vakit. Yukarıdaki fotoda gördüğümüz Nine Veldhoven (Roos Wiltink) isimli, 16-17 yaşlarındaki genç kızımızın kaybolmasıyla başlıyor hikaye. Nine, erkek arkadaşıyla su kenarında bir gece yarısı kaçamağı yapmak üzere evden ayrılıyor ama geri dönmüyor.

Ko Zandvliet, Nine’ı kaybolduğu gece son gören kişi konumundaki manitası Rick Klinkspoor rolünde.

Noortje Herlaar için sezonun başrol oyuncusu diyebiliriz. Peggy Jonkers rolünde. Yıllar sonra Orta Doğu’dan memleketine dönüyor Peggy. Yıllar önce kasabada babasının başrolde olduğu acı bir olay yaşanmış. O da bu olay sonrasında kasabadan uzaklaşmayı tercih etmiş. Babasına ve kız kardeşine haber vermeden elbette. Peggy, Nine küçükken ona ara ara çocuk bakıcılığı yaparmış bu arada.

Aus Greidanus, Peggy’nin babası Ruud Jonkers rolünde. Yıllar önce talihsiz bir trafik kazası sonucunda 7 yaşındaki küçük bir kız çocuğunun ölümüne sebep olmuş Ruud. Sonrasında da üzüntüden kendisini içkiye vermiş.

Lieve Mama, Sphinx, Máxima, Judas, Ares, Fenix ve Overspel gibi dizilerle tanınan Rifka Lodeizen, Ruud’un ölümüne sebep olduğu küçük kızın annesi Danielle Boshuizen rolüyle karşımıza çıkmakta. Şu sıralarda Nine’a ehliyet dersi vermekte. Anladığım kadarıyla Danielle’in rahmetli kızıyla arkadaşmış Nine. Ayrı yaşadığı kocası Arend‘in (Kees Boot) aksine kızının ölümünü kabullenmiş ve hayatına devam etmek niyetinde Danielle. Arend ile sahip oldukları evi satmak üzerine de bir anlaşmazlık içerisindeler.

Leopard Skin, Peaky Blinders ve Jett gibi dizilerle tanınan Gaite Jansen, Peggy’nin kız kardeşi Suus Jonkers rolünü canlandırmakta. Peggy’nin dönüşünden pek hoşnut değil Suus ve ona karşı soğuk davranmakta. Emlakçı aracılığıyla Danielle-Arend çiftinin evini satın almaya çalışmakta şu sıralarda. Arend, düşmanı olarak gördüğü Ruud’un kızı olduğu için bu satışa şiddetle karşı çıkmakta elbette.

Bloedverwanten ve Nieuwe Buren gibi dizilerle tanınan Saskia Temmink‘i kaybolan kızımız Nine’ın annesi Emma Veldhoven rolüyle izliyoruz. Suus’un yukarıda sözünü ettiğimiz emlakçısı aynı zamanda Emma.

Reinout Bussemaker, Emma’nın kocası Frits Veldhoven rolünde.

Thor Braun, Emma’nın ondan 1-2 yaş küçük erkek kardeşi Gerben Veldhoven rolünde.

Nasrdin Dchar ise söz konusu kayıp vakasını araştıracak olan polis dedektifi Sharif Dahmani rolüne hayat vermekte.

Kadroda ayrıca Fedja van Huêt, Michiel Nooter, Ellis van den Brink, Olga Zuiderhoek, Guy Clemens ve Bahareh Borzuee gibi isimler bulunmakta.

Geçelim De 12 van Schouwendam‘a. Buradaki kayıp vakası 1995 yılında yaşanmış. Alice Drost ve Olaf Witte isimli 2 liseli genç kayıplara karışmış ve hiçbir iz bulunamamış. Olaydan yaklaşık çeyrek asır sonra Olaf Witte olduğunu söyleyen bir adam Schouwendam’a geri dönüyor ve olaylar gelişiyor. Yalnız sorun şu ki Olaf’ın hafızası tamamen kayıp.

Gijs Naber, sezonun başrol oyuncusu konumunda. Kısa bir süre önce Polonya kırsalında hafızasını tamamen kaybetmiş bir şekilde bulunduğunu belirtiyor. İnternetten eski haberlerini okuduğu Olaf Witte olabileceğini varsaydığını belirterek DNA testi yaptırmak üzere kasabaya geldiğini söylüyor. Hikayesi fazla basit kalıyor; bolca boşluk ve anlamsızlık içeriyor. Dolayısıyla karaktere karşı büyük şüpheyle yaklaşmaktan başka çaremiz kalmıyor izleyici olarak.

Huub Stapel, Olaf’ın günümüzde yaşlı bakım merkezinde ikamet eden yaşlı babası Gerrit Witte rolünde.

Joop Keesmaat, Alice’in babası Allard Drost rolünde. O da günümüzde Gerrit ile aynı merkezde ikamet etmekte. 1995 yılında kasabanın şerifiymiş Allard. Gerrit ile de yakın arkadaşlarmış. Olay, kasabadan birçok kişiyle birlikte Gerrit’ın 50 yaş gününü kutladıkları gece yaşanmış. Bunca yıldır olaydan ötürü Olaf’ı sorumlu tutmuş Allard ve hala Olaf’a karşı büyük kin beslemekte.

Moordvrouw ve Nieuwe Buren gibi dizilerle tanınan Fockeline Ouwerkerk, Allard’ın diğer kızı Willemijn Drost rolünü canlandırmakta. Alice’den ve Olaf’dan 2 yaş küçükmüş Willemijn ama Alice ve arkadaşlarıyla sıkça takılırmış o yıllarda.

Benja Bruijning, Alice’in o vakitlerdeki erkek arkadaşı Rogier van Pallant rolünde. Kasabanın en zenginlerinden Rogier. Şu sıralarda evli olduğunu görüyoruz. Olaf, Alice’e aşıkmış ve Rogier’i fena halde kıskanırmış o vakitlerde. Olaf’ın günümüzde kasabaya döndüğü haberi en çok Rogier’de gerginlik yaratıyor diyebiliriz.

Eva Laurenssen, yukarılarda sözünü ettiğimiz yaşlı bakım merkezinde görev yapan Tessa de Haan isimli, 25-30 yaşlarında bir genç kadına hayat veriyor.

Billy the Kid ve De Stamhouder gibi dizilerden anımsanabilecek Matthijs van de Sande Bakhuyzen, kasabanın genç polis memurlarından Pim Nijboer rolünde.

Kadroda ayrıca Annelies Appelhof, Carine Crutzen, Simone Milsdochter, Maarten Heijmans, Mads Wittermans, Hajo Bruins, Angelika Kurowska, Marieke van Leeuwen, Meral Polat, Gilliam Löw, Susan Radder, Ridder van Kooten, Mees Walter ve Bente Fokkens gibi isimler mevcut.

Önce De 12 van Schouwendam’ın ilk bölümünü izledim. Sonra gezinirken De 12 van Oldenheim’ın varlığını öğrendim ve onun da ilk bölümünü izledim. Teraziye koymayayım daha ilk bölümden ama De 12 van Schouwendam hikayesiyle, De 12 van Oldenheim ise karakterleriyle diğerinden daha ilgi çekici durumda denebilir. De 12 van Schouwendam’ın gizemiyle daha fazla merak uyandırmış olmasından dolayı bir adım önde olduğunu söyleyebilirim şu an için ama.