HBO, House of the Dragon’ın 21 Ağustos’taki prömiyerinden 1 ay önce resmi fragmanı yayınlandı.
Game of Thrones’taki olaylardan 200 yıl öncesini konu alan ve Targaryen Hanesi ile “Dance of the Dragons” olarak bilinen Targaryen iç savaşını anlatacak olan dizi, George R.R. Martin’in 2018’de yayınlanan “Fire & Blood” kitabına dayanıyor.
Paddy Considine, Olivia Cooke, Emma D’Arcy, Matt Smith, Steve Toussaint, Rhys Ifans, Fabien Frankel, Graham McTavish, Ryan Corr, Jefferson Hall, David Horovitch, Graham McTavish, Matthew Needham, Bill Paterson, Gavin Spokes, Eve Best dizinin ana kadrosunu oluşturan isimler.
Miguel Sapochnik ve Ryan Condal, dizide ortak yürütücü yapımcı ve aynı zamanda George RR Martin ve Vince Gerardis ile birlikte yönetici yapımcı olarak görev yapacak. Martin ve Condal dizinin ortak yaratıcıları.
.
yorumlar
Fragmanda bunu kaçırmışım, güzelmiş, özellikle göğüs kısmındaki arma. Tabii dövüşürken o miğferi çıkarmakta fayda var
Böyle aileye özel zırhlar görünce Robert Baratheon’ın prime zamanındaki simsiyah boynuzlu meşhur zırhını flashback ile de olsa göremediğimiz aklıma geldi, belki bir gün.
Comic-Con Extended Trailer
Returning to Westeros
Malum dizi gelmesine yakın Martin amca bir kez daha açıklama da bulundu.
https://www.ibtimes.co.uk/george-rr-martin-fears-readers-will-hate-winds-winter-not-doing-cameo-house-dragon-1702817
HOD dizisine cameo yapabilmek için hala çıkması beklenen The winds of Winter kitabının da okunması gerektiğini dile getirmiş.
Ölmeden çıkar şu kitabı be adam. Bu tesadüf değil herhalde malum final den sonra bende yazsam böyle bir final olurdu diyen birisi daha sonra Kitabın başka bir yere evrileceğini söyleyerek beklenti oluşturmuş şimdi de bu beklentinin yanına çıkan HOD dizi ile alakalı olduğunu söyledi. Kitabın en iyimser çıkış tahmini 2024 oluverdi galiba
Baba cameo ile de uğraşma bir zahmet zaten.
Kitabın diziyle çok farklı olmaması gibi bir ihtimal yok zaten. En son bıraktığımız yerde dizide olmayan bir sürü karakter vardı.
Evreni seven biri olarak çıktığında şikayet etmeden kitabı okuyacağım ama çoğunluk böyle olmayacak. Daha kitabı okumadan bunca yıl bunun için mi beklettin diyen büyük bir kesim olacak. Kendini bu duruma soktu, artık kaçış yok. En azından böyle bir şey ile karşılaşacağının farkında.
Bunu BluTV almış olabilir. Gerçi almamış da olabilir, altına birisi kesin değil demiş. Zzaten bu nasıl iş o zaman…
This Sunday. #HOTD
İlk bölüm geldi bile sayın/sevgili/değerli/kıymetli seyirciler.
63 dakika.
Olmuş bu, gayet tatmin ediciydi bence. Gidip biraz soy ağacı falan da karıştırdım hatta. Kitabı okumadım bu arada ama bir ara okusam mı diye düşündürttü. Diğerleri gibi devamı gelecek bir seri değil nasılsa zannedersem.
Jenerik müziğinin insana getirdiği “o” hissi biraz özlemişim yalnız. Geçmiş dönemin yarattığı spoiler kaosunu pek özlemedim gerçi ama o da bir şekilde hallolur herhalde. Böyle devam etmesi dileğiyle. Ayrıca daha fazla ejderhaya kesinlikle itiraz etmem ^.^ Bir de bölümler Pazar günü gelmeye devam etse tatlı olabilir.
Vay be yıllar sonra sızma muhabbetine daha ilk bölümden başladık.
S01E01
Ejderhalar gereğinden fazla eğitimli gözüktü gözüme.
Zayıf başladı. İlk yarım saatlik süreç pek sarmadı. İkinci yarım saatlik süreçte kıvama geldi biraz ama izlediğimiz şey GOT seviyesinden çok çok uzakta.
Kadroyu fazla zayıf buldum. Upright’dan sevdiğim ve onun 2. sezonunda tekrar izlemeyi iple çektiğim Avustralyalı aktris Milly Alcock dışında dikatimi çeken oyuncu yoktu desem yeridir ilk bölümde. Olivia Cooke hiç gözükmedi bölümde. Kadrodaki bir başka Avustralyalı konumundaki Ryan Corr da gözükmedi sanırım. Graham McTavish’in çok minik bir sahnesi vardı. Bu üçlü de illaki katkı sağlarlar yer aldıkları ölçüde ama geri kalan kadro cidden büyük bir hayal kırıklığı benim açımdan.
Warner Bros Discovery’nin sahip olduğu markalar, House of the Dragon’un yayınlanması şerefine profil resimlerini değiştiriyorlar-mış.
‘Succession,’ ‘Veep, ‘Gossip Girl’ ‘Batman’
BluTV görüşmeye devam ediyor gibi gibi.
İlk çıkan teaser’ı beğenmemiş ilk fragmanı ise orta seviye’ye yakın bulmuştum. Hatta içimden demiştim kitabın girişi ve ilerleyen sayfaları çok güzel öyle niye öyle fragman yayınlamadılar derken ilk bölüm geldi.
Özlediğimi inkar edemem baya baya özlemişim. İlk bölüm itibariyle fena durmamış. Bazı oyuncu seçimlerini ben kitapta başka hayal etmiştim burada baya değişik bişi çıktı. Misal denizler lordu yada gitgel lordu Casa Velaryon gibi.. Bir kaç tane daha var böyle.
Çok hype uyandırmayan bir giriş yapılmış aslında daha farklı olabilirdi. Hoş kitap da da bazı yerler aşırı sıkıcı gelirken bazı yerler sürükleyiciydi. Dizi genel anlamda böyle devam edecek gibi arada güzel bölüm çıkarsa tam 1 saat sürükleyici nefes kesecek baya etkili olur. Belki çift bölümle gelseydi daha mantıklıydı.
@aytackara kitabı alabilirsiniz lakin şöyle bir sıkıntı var kitabın çevirisi ve editörü ilk GOT kitaplarını çeviren hazırlayan kişiler değil. Bu yüzden ortalarına doğru çok güzel giden hikaye çeviri hatalarından dolayı bir bölümünü anlamıyorsunuz ve hikayeden kopuyorsunuz çok devrik cümleler var. Sonlarına doğru toparlayıp güzel şekilde bitiyor. O yıllarda çok tepki çekti ancak ilgili yayın evi yeni bir çeviri yapmadı öyle kaldı şimdi ise yüksek fiyattan satılıyor. İngilizceniz süperse orjinalini almanızı öneririm. Birde Soyağcı çizimlerini Buz ve Ateşin Dünyası: Westeros ve Taht Oyunları’nın Anlatılmamış Tarihi adlı kitap da bulabilirsiniz. Ben bu kitabı alacam alacam dedim bir tülü alamamıştım.
Çok çok güzel açılış hatta bazı anahtar karakterler beklediğimden de iyi oturmuş. O kısmı şimdiden başarmaları iyi oldu, ileride sıkıntı olurdu çünkü.
Jaeherys ile başlamamız iyi oldu. Kitaptaki en sevdiğim dönemin 2 dakikada geçilmesi canımı sıkıyor tabii ama anlayabiliyorum. O rezil final sezonu sonrası iç savaş gibi iddialı bir konu ile giriş yapmak zorunda kaldılar. Hatta o final olmasa Aegon fethinden öncesinde başlardı dizi.
Açılışta Harrenhal’da olduğumuzu bir an fark edemedim, sonra kulelere böylesi bir zararı sadece ejderhaların verebileceği aklıma geldi, o zaman dank etti
Jenerik müziği konusunda bir şeyler bekliyordum, hep böyle mi olacak acaba, güzel bir görsel şölen hazırlasalar iyi olurmuş.
Game of Thrones’un 7. ve 8. sezonunu yazan reziller havalara girip ekranda yazı kullanmıyorlardı, zaman atlamaları olurken hikayenin içine edilmişti öyle. Neyse ki burada düzgünce yazı ile açılışı yaptık, 172 yıl kısmını bilmeyenler için de iyi oldu.
Syrax’ın altın rengi güzeldi. Caraxes’in boyun uzunluğu çok fazlaymış, rengi de tam Daemon’a göre. Dizi ejderhalar konusunda çok iyi işler yapacak, tasarımlardan belli.
Daemon’ın giriş neydi öyle
Dizinin izlemesi en keyifli karakteri Daemon, oyuncusu da Matt Smith olacak, en ufak bir şüphem bile yok. Karakterin malzemesi çok çünkü. Şimdiden
Dark Sister kılıcının ismi geçti, kısa bir anlığına da gördük. Bu arada taht harika görünüyor, özellikle yandan çekilen kısmı, kitaba daha uygun.
Kitaptan ilk küçük ayrılış Rhaenyra ve Alicent konusunda oldu,
Rhys Ifans Otto Hightower rolüne gelince nasıl olacak diye merak etmiştim. Aktörün sesi konusunda ne kadar güçlü olduğunu unutmuşum, o yüzden onun sahneleri bir ayrı hoşuma gidiyor. Yıllar önce ilk kez Nothing Hill filminde izlediğim şapşalı böyle bir karakterle izlemek çok garip bir his, sevdim ama. Corlys Velaryon konusunda ise daha fazla zaman geçirmem gerek, karakteri siyahi yapmaları konusunda şikayetim yok, devamına bakarız.
Tam hayalimdeki bir Kral Viserys izledim, o yüzden o konudan da memnunum.
Nymeria’nin fetih hikayesini de araya sıkıştırdılar hemen. Malum onun dizisi de geliyor, izleyiciyi hazırlıyorlar.
Sondaki Viserys konuşması garibime gitti,
Unutmadan haklarını teslim edeyim genç Alicent ve Rhaenyra yakışmış, onları daha fazla izlemek isterim. Gerçi böyle dedim diye
Bölümün başında Viserys’in iktidarının 9.yılında olduğumuz yazdı. Ben biraz daha geriden başlarlar diyordum ama daha vurucu bir açılış yapmak için burayı seçmişler. Bölümün bittiği yer de şaşırtmadı. Hatta şu an sezonun biteceği yeri görür gibiyim. Her hafta büyük keyifle geçecek, orası kesin.
House of the Dragon İlk bölümüyle Türkçe Dublajlı olarak @hbomax’te yayında
Blulu yine niyeti bozdu sanırım.
Ek: Bozmuşlar, evet. Dün ekleyen dizi sitelerinin çoğu kaldırmış bile bölümü. Altyazılar duruyor gerçi.
Malum altyazısı sitesinde bunun iki Türkçe altyazısı var. Biri malum kişinin çevirisi. Diğerini nereden aldılar acaba? Türkçe dublajı hazır olduğuna göre HBO Max’ten falan mı aldılar?
HBO Max’in Türkçe altyazısı Subscene’de var şu an. Tahminen odur.
Dublaj var, altyazı var ama platformun kendisi yok; ne eğlenceli.
Yalnız çok saçma oldu. TR dublaj var ama platform TR’de üyelik almıyor. Telif var ama izlenilecek platform görüşmeler sürüyor diyor.. 2022’nin en saçma dizi olayı oldu bence..
Biz yine bildiğimiz malum yerden malum kişiden alt yazı temin ederiz. Böyle saçmalık görmedim hazırlıksızsanız niye telif attınız ozaman
Lineer + HBO Max dahil 9.986 milyon izlenmeyle HBO tarihinin en iyi başlayan yeni dizisi olmuş.
ABD, Latin Amerika ve EMEA’daki en büyük açılışı da yapmışlar.
Bu başlığı her görüşümde kafamda şu parçanın çalmaya başlaması…
Bir tatlı başladı sanki. Başta biraz burun kıvırdım ama izleyeceğim sanırım.
BaĞzı yeni bölümler… sızmış olabilirler.
Ek: Bunlar bu jenerik işini beceriyorlar.
Bu da bana yetti. Yavaş yavaş tırmandırıyorlar. Acaba kaç sezonda toparlayabilecekler?
Not: Zannedersem Fransa kıyılarından sızarak ulaşmış. Bir noktada 10 saniye kaar eski dil konuştular, ekranda Fransızca altyazı göründü tabii. Unutmazsam kaynak falan çıktığında o kısma bir bakayım.
1×2
Durağan ama bir o kadar da yol taşının basamakları diyebileceğimiz bir bölümdü. Gittikçe şekilleniyor ve işler kızışıyor.
*Allicent ve Rhaenyra arasında sept de ikisinin ellerine zoom yaparak yüzükleri göstermesi detayı çok güzeldi.
*Rhaenyra ile Deamon sahnesi ise harikaydı. Gerçekten dizinin içinde Martin dedemizin parmağı olduğunu hissettirdi. Güzel hazırlanmış. Ama daha önceki eleştirilere katılıyorum Caraxes ejderhası cidden zayıf ya..
*Prenses Laena’yı daha farklı hayal etmiştim ama sorun yok. Balerion ile ilgili sorusu çok iyiydi.. Güzel detay…
Kitabı ilmik ilmik işliyorlar resmen..
Umduğumdan yavaş ilerliyor lakin şikayetçi değilim sindire sindire izlemek daha keyifli
Haftaya görüşürüz…
Bu bölümü ilkinden daha fazla sevdim, karakterleri tanıtma işinden kurtulunca keyifli yerlere, sohbetlere başladık.
Kitabı okuyanlar olarak sıkça ”hikayenin başı-sonu bu sefer belli, o konuda endişe etmenize gerek yok, Game of Thrones’un ilk 4 sezonu gibi düşünün” dedik ama yanlış anlaşılma olmasın, dizideki birçok diyalog kitapta yok, yazarlar ekliyor. Fire and Blood tarih kitabı olduğu için mesela bazı konularda kitapta sadece 1 2 cümle var. Yani buradaki yazarların üstüne düşen sorumluluk sanıldığından daha fazla. 2 bölüm itibariyle de haklarını teslim etmek lazım. Yazarların iyiyse saçma sapan sahnelerden böyle kurtuluyorsun işte, birileri iyi izlesin.
İlk bölümü tekrardan izlerken dikkatimi çekti ilk kez kralın unvanları ”King of the Andals, the Rhoynar, and the First Men” olarak söylendi. Game of Thrones’ta ne hikmetse Rhoynar unvanını atmışlardı.(Westeros Kralı Dorne üzerinde de söz sahibi olduğu için Rhoynar’ların da kralı çünkü) George’un sinir olduğu konulardan biriydi. Taht konusunda olduğu gibi doğru bir düzeltme yapmışlar.
Jenerik güzel olmuş, aynı müziğin kullanılacağını bilmiyordum. Jenerikteki aile armalarının bazılarını fark edemedim, ileride daha rahat anlaşılır. Fransızlar sağ olsun sızdı ama Pazar gününe alışmaya başladık, ileride sızmazsa sıkıntı.
Dizinin Viserys’i bu kadar sevdireceğini hiç tahmin etmiyordum, Paddy Considine’nin hakkını da teslim etmek lazım. Şu an için en büyük sürpriz bu oldu.
‘Queen Who Never Was’ harika seçilmiş. Onun diyalogları çok güzel gidiyor.
Corlys Velaryon, Kral ile konuşurken güzel bir fırtına metaforu söyledi. Fakat büyük ihtimalle metafordan ziyade kendi denizcilik günlerinden bahsediyor, yapmıştır öyle şeyler. Dizisi geldiğinden görürüz
Parmak sahnesinde
Şu an izlemekten en fazla keyif aldığım karakterler Rogue Prince Daemon ve Otto Hightower. Daemon’ı böyle izleyeceğimi biliyordum ama Otto büyük sürpriz oldu. Littlefinger ve Varys günlerini hatırlatıyor bana.
Ejderha Vhagar’dan ve büyüklüğünden ilk kez bahsettiler bu bölüm.
Lyonel Strong ve Kral arasındaki küçük sohbet de güzeldi, karakteri biraz tanımış olduk.
Daemon ve
Showrunnerlardan Miguel Sapochnik S2 öncesi ayrılmış. Ryan Condal tek başına devam.
Durduk yere niye böyle oldu diye merak ettim ama açıklamasında malzeme çıkacak bir şey de yok, HBO ile daha fazla projeye odaklanmak için sadece yapımcı koltuğunda kalmayı seçmiş olabilir.
Umarım kritik bölümlerde yönetmen olarak döner, Game of Thrones’un görsel olarak en başarılı bölümlerini o yönetmişti.
3. bölümün bu saate kadar sızmamasını kınıyorum. 6 bölüm göndermemişler miydi eleştirmelere? 2 bölüm sızdıranlar niye sızdırmadı, ayıptır.
Aynen, gelmiştir artık diye tıkladım ben de buraya
Aboow Nihayet! Sonunda
Politik dialoglardan gına gelmişti istediğimizi veren bir bölüm olmuş. Çok şükür. Yapıyorsunuz bu işi Senaristler…
Zaman atlaması göreceğimizi tahmin ediyordum ancak direk 3.bölümden başlayacaklarını tahmin etmemiştim. Hoş fragmanı izlememiştim ancak gözüme çok batmadı. Tabi biraz 3 koca yılı bir anda görünce karşımda şaşırdım.
2.bölümde zaten belli savaşın adımını attığı için bu bölüm onu vermiş oldu. Memnunum. (Tabi bir sahne yok artık dedim o kısım fantezi olmuş)
*Ah be Daemon.. Bence kendisini biraz daha aktif görseydik daha iyi olacaktı. Geçen 3 yıl zarfında sanki biraz paslanmış yav. Nerede o ilk bölümdeki heybeti :=) Gerçekten Matt Smith bu dizin en güzel oyuncusu. Ama hala dile getireceğim abi Caraxes ejderhası çok gözüme batıyor ayar oldum.
*Rhaenyra bu hızla giderse ki öyle gözüküyor galiba baya bir gözlerimizi dolduracak. Allicent’in hala bu kadar Rhaenyra’ya destek çıkması hakkındaki düşünceleri kitaba göre değil yani ve böylesi çok hoş olmuş
Açılış güzeldi, çok aradığımdan değil ama biraz aksiyon görmüş olduk. Caraxes’in mutasyonlu boynu izlerken korku veriyor, tam Daemon’lık aslında.
Zaman atlamalarını çok güzel yapıyorlar, özellikle Viserys kısmı, beden yavaşça genişliyor tabii.
Larys Strong oyuna girdi, babası Lyonel Strong şimdiden favori yan karakterler arasına girmiştir, verdiği samimi tavsiyeler sayesinde.
Rhaenyra’nın fevriliğini gösterme konusunda da başarılılar.
Sondaki aksiyon kısmı yerine küçük konseydeki politika savaşlarını takip etmeyi tercih ederim ama fena da değildi. Özellikle
Alicent konusunda ilerledikleri yolu seviyorum, oyuncu olarak
Ben yine beğenmedim. Bu yapım beni hiç ama hiç etkileyemiyor. Karakter yoksunluğu aşırı fazla ve benim gözüme çarpıyor. Kendine bağlayacak bir karakter bence yok. GOT’dan 7-8 gömlek kötü olduğunu düşünüyorum. 3. bölüm çıkan diğer 2 bölümün içinde en beğenmediğim bölüm oldu. Son sahneleri nasıl beğendiniz de anlamadım. Herhalde savaş sahnesi izlemeyi unutmuş millet ki IMDB’DE puan 9.2 gözüküyor. 3. bölüme benim puanım 6.5
Yorumları okuyorum da ben başka dizi izledim herhalde, o kadar boş ilerledi ki sonundaki aksiyon bile çok sıkıcıydı, çakma aksiyon sahnesine kadar ne anlatıldı, alla-sen, koca bir hiç; beklentim hep kafa patlatan diyaloglar izlemek olunca beğeni oranı ister istemez düşüyor.
Bir de izleyiciye gösterip gösterip vermemek nedir, çok sinir bozucuydu:
S01E03
İlk 2 bölüm vasattı ama izlenmişti bir şekilde. Bu bölüm ise son derece sıkıcıydı. Dürüst olmak gerekirse bir hikaye yok bu dizide. Oyuncu kadrosu ve karakterler çok zayıf.
Milly Alcock dışında izlenebilitesi olan hiç kimse yok ortada. Bu bölüme koydukları aksiyon sahneleri bile boş beleşti. GOT seviyesinin çok çok çok altında bir iş var karşımızda. 8.8’lik IMDB puanını anlamakta cidden zorlanıyorum. Benden pas.
Güzel güzel karıştırıyorlar ortalığı.
Ortalığın 56 olması için ne gerekiyorsa yapıldığı bir bölüm olmuş
Beğendim… 5.bölüm fragmanı ise ağır spoiler bu arada spoiler sevmeyen izlemesin…
Çok güzel, dolu dolu bir bölümdü. Aksiyon falan olmadan böyle bölümlerle devam edelim lütfen.
Açılış sahnesi de güzeldi Blackwood neymiş öyle, helal olsun.
Karakterleri sadece siyah ve beyaz olarak yansıtmama konusunda da dizi çok iyi bir iş çıkarıyor. Rhaenyra
Bu bölüme Daemon’ın
Otto Hightower
Olivia Cooke’un diziye katılışı konusunda hiçbir endişem yok ama Emma D’Arcy’ye kolay gelsin, işi çok zor. Milly Alcock hem çok iyi iş çıkardı hem de izleyicilere kendini sevdirdi bence, kendisini özletecektir. The Crown’da Vanessa Kirby sonrası yaşananları hatırlatacak gibi.
Önceki bölümün üstüne koydular hikâye anlamında.
Bence yeşil güzel bir renk
Dizinin en iyi bölümüydü, daha fazlasını isteyemezdim. Tüm bölümü düğüne ayırsalarmış keşke, doyamadım çünkü.
Düğün yemeğindeki giriş sahneleri neydi öyle, bayıldım o anlara. Özellikle Alicent kısmı, Game of Thrones’un ilk 4 sezonunu izliyormuşum gibi heyecanlandım. Harika bir salon olmuş, ortalık o kadar karışık ki herkes gizlice birbirini kesiyordu
Diyaloglar açısından da en iyi bölüm buydu. Hatta bazı kısımlarda kitaptan daha iyi iş çıkarttılar.
Arada kaynamasın Otto Hightower’ın Alicent ile yaptığı konuşma
Birinin bunları söylemesi gerekiyordu. Adamı bu yüzden seviyorum.
Larys Strong’un sahneleri izleyen herkesin dikkatini çekmiştir diye umuyorum. Oyunu oynayanlardan. Sonlarda abisi Harwin Strong da kendini iyice belli etti.
Kitaptan ilk önemli değişim geldi, şikayet ettiğim bir şey değil, böylesi de olur.
Corlys maşallah
Criston Cole konusunda
Viserys’in
Daemon’ın
Milly Alcock ve Emily Carey
Ayrıca Milly’nin Valyria aksanı Game of Thrones evreninde gördüğüm en iyisiydi.
Ve Günah tohumları ekilir. Bu bölümün ana teması aslında Lord Larys’den geldi. Hem queen Allicent ile konuşması çok önemli bir detaydı ve her konuşması özenle yazılmıştı. Diğeri ise düğün sahnesinde geçen ”Eski şehir sancaklarını savaşa çağırırken ne renk parlar?
Bölümün ismine yakışır bir metin yazılmış Tebriks.
Düğün sahneleri muhteşem bir detaydı. Kimler Kimler ile beraber açık ve net olarak gözüktü veya gözler kesildi. Safları sıklaştıralım.
Politik anlamda şu zamana kadar en tatmin bölüm bu oldu. Deamon konuşmadan mimikleriyle her şeyi anlaması ve bize yansıtılması yine güzeldi. 2.kez denendi bu taktik ve başarılı oldu. Matt Smith yaa.. Helal olsun.
Çok eleştirildi yeri geldiğinde ama Milly Alcock bence dizi için karakterini çok güzel yansıttı. Bura da popüleritesi cacık olan bir diziye de ”Alın size karakter değişimi” diyerek rögar kapağı GRRM tarafından montelenmiş oldu.
Nitekim Allicent karakteri için de geçerli. Ben bu kadar seveceğimi düşünmemiştim. Baya baya sevdim yani..
Bundan sonraki bölümler daha heyecanlı aksiyonlu birazda yelpazesi geniş olaylar göreceğimiz aşikar sabırsızlıkla bekliyorum.
Lafı hiç geçmiyor ama ben Paddy Considine‘ın (kral Viserys Targaryen) oyunculuğundan da aşırı memnunum.
1×04 Sonrası:

Kesinlikle olmuş bu dizi, çok da güzel olmuş. Oyuncular rollerine yakışmış, senaryo ve görsellik son derece tatmin edici. Müziklerde slow tema çok hoş. Umarım Milly Alcock’u görmeye geçmişe dönüşlerle devam ederiz, acayip sevdim kendisini ve karakteri. HBO bu diziyi de beğendiremiyorsa daha ne yapsın?…
Sadece gözüme şu Deniz Lordu ve kızının saçları çok battı, fazlasıyla eğreti ve komik duruyor.
Şu anki favorim oldu bu dizi
@dkamoy evet, birkaç bölümdür ben de unuttum, sürekli övülen oyuncuların yanında Paddy Considine de yer almalı. Kitaptan da biliyorum Viserys tek nota bir karakter olabilirdi, tam aksi oldu, çok iyi bir performans sergiliyor.
Farklı bir şeye dönüşmüş ama iyi anlamda. İkisini de garipsemedim, aksine hoşuma gitti. Geriye bir de bunların çocuklarına alışmak kaldı.