Les_Enquetes_de_Morse1960’lı yıllara olan yolculuğumuz başlıyor. Bir ressamın elinden çıkmışcasına tablo gibi önümüze serilen, zarif mimarisi eşliğinde Oxford manzaralı bir dedektiflik macerasına atılıyoruz. Genç dedektif Morse karmaşık cinayetleri üstün zekası ile çözerken, biz de bir yandan çayımızı veya kahvemizi yudumlayıp, öte yandan biraz beyin jimnastiği ile bulmacanın eksik kısımlarını tamamlayıp cinayetleri kimlerin işlediğini tahmin etmeye çalışacağız. Bu zevkli, bir o kadar da uğraş gerektiren maceramıza siz de katılmak ister misiniz?images (1)

YAYIN BİLGİLERİ
  • Endeavour, ITV’nin 1997-2000 yılları arasında 13 sezon süren dizisi Inspector Morse’un öncesini anlattığı uzantısıdır. Yani Morse’un 1960’lı yıllardaki çömez dedektiflik günlerine gidiyoruz.
  • Yine ITV’de 2007-2015 yılları arasında 9 sezon yayınlanan Lewis dizisi de Inspector Morse’tan doğmadır.
  • Inspector Morse’un her şeyden önce, Colin Dexter tarafından yazılan 13 serilik bir polisiye roman olduğunu belirtelim.
  • Endeavour, Inspector Morse dizisinin 25. yılı şerefine 2012 yılında 90 dakikalık televizyon filmi olarak ekranlara geldi.
  • Gelen olumlu yorumlar üzerine bu sefer 2013 yılında yayınlanmak üzere 4 bölümlük sipariş aldı.
  • Dizinin 2. sezonu dahil yayınlanan 9 bölümün de süreleri 90’ar dakikadır.
  • Dizi yayınlandığı günler reyting diliminden yüzde 25’lik bir pay kapıp ortalama yedi milyon İngiliz’i ekranları başına toplamayı başardı.

images (2)Genç dedektif Morse (Shaun Evans) çelişkiler içinde kararsız bir ruh haline sahiptir. Bir yandan yalnızlığından hoşnutken, bir yandan da insanların içine karışamamaktan dolayı pişmanlık duyar. İnsanlarla ilişkilerinde anlaşılamamaktan dolayı sorunları vardır. Toplumun içine karışmaktan ve bir yere veya kimseye bağlı olmaktan korkmaktadır. Asla sahip olamayacağı kadınlara ilgi duyar. Onun edebiyata ve müziğe olan ilgisi melankolik kişiliğinin huzur bulma çabasının bir sonucudur. Bu karakteristik yapısının şekillendiği yer ise doğup büyüdüğü hissiz, sessiz ve soğuk bir kasabadan gelmektedir.

Oxford Üniversitesi’nde başarılı bir öğrenciyken mezun olma aşamasında burayı terk eder. Bilinmeyene doğru olan bu kaçışının nedeni ise sevdiği kadının onu terk etmesidir. Nişanlısı okulun ilk yıllarında aşık olduğu adama geri dönmüştür. Sevip kaybetmenin ruhunda açtığı yaralarla annesinin ölümünde olduğu gibi başa çıkamaması, onu bir sonraki durağı olan kraliyet kuvvetlerine götürür. Kendini bir yere ait hissetmeme duygusu ile başa çıkamaması neticesinde buradaki görevi de kısa sürer. Genç yaşına rağmen çıktığı hayat macerasında art arda gelen tatminsizlik duygusu, Carshall Newtown’da bağlı bulunduğu polis kuvvetlerinde de yakasını bırakmaz. İstifa mektubunu yazdığı sıralarda, Oxford’ta 15 yaşlarında kayıp bir kız için takviye polis kuvvetine ihtiyaç duyulur. Ekip içinde Morse’un da adı vardır.

İstifa mektubu cebinde Oxford’a gelen Morse’a tıpkı ekipteki diğer genç polisler gibi kayıt tutma ve gelen telefonlara cevap vermek gibi iş yükünü hafifletici görevler verilir. Kayıp kız vakası oldukça ilgisini çeken Morse, kendi çabalarıyla geç saatlere kadar çalışarak araştırmalarını sürdürür. Emniyet müdürü Thursday (Roger Allam), soruşturmada çıkmaza girdiği zamanlarda, kendisinde zeka parıltıları gördüğü Morse’u yanına dahil eder.

Mazoşist geçmişinin izlerini barındıran, aşk acısının hatıralarıyla bezeli Oxford’a dönüşü, Morse’un kendiyle yüzleşmesini ve geçmiş hatalarından ders çıkarmasını sağlayacak mı, izleyip hep birlikte öğreneceğiz.images (3)Morse: Ben iyi bir dedektifim.

Thursday: Ama kötü bir polissin. İlki öğretilemez ama ikincisini aptallar bile öğrenebilir.

Anlaşılacağı üzere Morse’da yetenek vardır ama biraz yoğrulmaya ihtiyacı vardır. Thursday gibi babacan karakterli bir müdüre denk gelmesi onun için bir şanstır. Thursday bir yandan mesleğin inceliklerini öğretirken, diğer yandan Morse’u başı boş bırakmak istemez. Bir nevi özel şoförü olarak kullanarak kendisine daha yakın tutarken, ailesi de Morse’u epey tanımıştır.images (4)Biraz da dizinin formülünden bahsedelim. Her bölümün ilk birkaç dakikasında konuya mevzu olan karakterler ve belli belirsiz ipuçları gösteriliyor. İlk başta anlamsız gelen bu sahneler bölümün sonlarına doğru ilerledikçe anlam kazanmaya başlıyor. Dolayısıyla buralar önemli, dikkatle izlemek gerekiyor.

Dizide bölümler, genellikle tek bir cinayet vakası ile açılırken olaylar bununla sınırlı kalmıyor. Parçaların yavaş yavaş birleştirilmesi aşamasında, konu daha da zenginleşerek yeni cinayetler ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bulmacanın parçaları daha bir genişleyerek konu daha bir karmaşık hal alıyor.

Tabii bunun yanında, Morse’un ruh halinin diziye çok hakim olup domine ettiğini söyleyelim. Özellikle karakterin müzik zevkinin opera olması dolayısıyla seçilen müziklerin tamamı oralardan geliyor. Merak etmeyin melodilerin atmosferi dinginleştirmesi uykunuzu getirmediği gibi ilerleyen bölümlerde kulağınız müziğe iyice aşina oluyor. Unutmadan, benim gibi antika arabalara merakınız var ise dizide bol bol arz-ı endam eden Jaguar’ların güzelliğine dibiniz düşebilir. Rahatta izleyin, iyi seyirler.

FİLM FRAGMANI

1. SEZON FRAGMANI

2. SEZON FRAGMANI