Bir Başkadır’la (2020) son dönemin en başarılı yapımlarından birine imza atan Berkun Oya’nın yazıp yönettiği yeni Netflix dizisi Kuvvetli Bir Alkış, 29 Şubat itibarıyla yayına girdi. Kısa sürede büyük ilgi gören bu kendine has projeyi mercek altına alalım:

KİMLİK BİLGİLERİ

Tür: Komedi, Dram
Sezon/Bölüm Sayısı: 1 sezon, 6 bölüm (mini dizi)
Süre: 24-38 dk arası
Yönetmen & Senaryo: Berkun Oya
Platform: Netflix
Önemli Bağlantılar: Resmi SiteIMDb

KONU

Orta sınıfa mensup, seküler ve şehirli bir çift olan Zeynep ve Mehmet, yıllardır süren evliliklerini bir çocukla taçlandırır. Fakat portakalda vitamin olduğu günlerin ardından kanlı canlı bir insan olarak dünyaya gelmek, Metin’i memnun etmez. Mutsuzluğunu içine atan annesi ve duyarsız babasının yanı sıra hayattaki amacını bulamamanın verdiği boşluk da dünyayı Metin için koca bir varoluş sancısına dönüştürür. Bu durum, üç kişilik bu çekirdek ailenin hayatlarının farklı dönemlerine çeşitli şekillerde yansır.


KARAKTERLER

Zeynep (Aslıhan Gürbüz): Metin’in annesi. Mehmet’le yaptığı evlilikte aradığını bulamamış, mutsuzluklarını içine atarak hayatına devam etmiş. Çevresindekilerin sert tutumlarından sakınmak istediği oğluna karşı korumacı bir tavır takınıyor.

Mehmet (Fatih Artman): Metin’in babası. Severek evlendiği (veya en azından kendisinin öyle sandığı) Zeynep’in olanca mutsuzluğunu fark etmemiş. Oğlunun “tuhaflıklarına” karşı daha sert, sözünü sakınmayan bir yapıya sahip.

Metin (Cihat Süvarioğlu): Zeynep ve Mehmet’in oğlu. Dünyada hiçbir zaman peşinden gidecek bir mücadele bulamayan, eksik kalmış bir ruh. Herkesten çok daha farklı işleyen bir kafası olduğu için kimseyle bağ kuramıyor.

Dizinin öne çıkan konukları arasında;


SON SÖZ

Berkun Oya‘nın Netflix’le kurduğu ortaklık, Cici (2022) filminin ardından, onun gibi mikro ölçekli bir aile hikayesiyle devam ediyor. Absürt komedi ve dram arasında ilerleyen dizinin her izleyicide aynı etkiyi uyandırmayacağı açık (ikiye bölünen yorumlar da bu yargıyı haksız çıkarmıyor) fakat hem türler arasında kurduğu dengeyle hem de felsefik altyapısıyla izleyicisini düşünmeye sevk edişiyle dikkate değer bir iş. Çocuğundan yaşlısına kadar tüm kadrodan (özellikle Aslıhan Gürbüz parlıyor) alınan performanslar da Oya’nın tiyatrodan yadigar oyuncu yönetme becerisini tekrar kanıtlıyor. 2 ve 3. bölümlerle zirveye çıkan dizi, finalinde görece zayıf kalsa da bir yerinden bağ kurulabildiği takdirde, izlendiğine pişman etmeyeceğini düşünüyorum. İyi seyirler.

Not: Diziyle ilgili daha önceki yorumlara buradan ulaşabilirsiniz.