Conan O’Brien’dan Lost parodisi- Emmy 2006
2006 Emmy ödül töreni başlangıcında yayınlanan Conan O’Brien’ın Lost parodisi videosu. Conan O’Brien sunuculuğunu yapacağı Emmy ödül töreni salonuna gitmeye çalışırken kendisini adada buluyor.
2006 Emmy ödül töreni başlangıcında yayınlanan Conan O’Brien’ın Lost parodisi videosu. Conan O’Brien sunuculuğunu yapacağı Emmy ödül töreni salonuna gitmeye çalışırken kendisini adada buluyor.
AV Club, sadece tek sezon sürebilen pek şahane dizileri listelemiş. Freaks and Geeks, Harsh Realm ve Firefly gibi aşina olduklarımız bir yana, Southpark‘ın yaratıcılarının 2000 yılında çektikleri That’s My Bush!‘da listeye girmiş gözüküyor…
Ciddi spoiler içerir!
birçoğumuz için bir “guilty pleasure” (suçluluk duygusu ile beğendiğimiz)’dan öteye gidemeyen The O.C. ‘nin 4. sezonu dün akşam yayınlanan The Avengers bölümü ile başladı.
Hatırlayacaksınız, 3. sezonun son sahnesinde hepimizin sevgilisi Marissa’yı elim bir trafik kazasında kaybetmiştik. Tüm yaz boyunca dönen spekülasyonlarda “Acaba ölmedi mi?” sorusunun cevabı dünkü bölümde verildi. Artık Marissa Cooper yok! Mezarını bile gösterdiler dünkü bölümde, artık inanalım diye. Neyse kiSummer Roberts o kadar güzelleşmiş ki, Marissa’yı pek aramadığımı itiraf etmeliyim.
dikkat spoiler içerir!
öncelikle bir “oh” çekiyorum izninizle. sonunda lost, kendini hatırlattı bu bölümde. üzgünüm ama ezeli amaçlarından birisi dünyadaki her yaşayayan varlığın lost’u izlemesi olan biri olmama rağmen, 3.sezon’da durağanlık ve şaşırtıcı öğe eksikliği nedeniyle bi hayli hayal kırıklığına uğramaktaydım. ama 5. bölüm olan the cost of living ile, geri geldiğini düşünüyorum lost’un, pek mutluyum.
evet gelelim bölümümüze;
lost‘un 1. ve 2. sezonunda ormanda herkes fısıltılar duyduğunu söyleyip duruyordu. İşte lostwhispering isimli blogda o fısıltılara rastlıyoruz, hangi bölümde ormanda neler duyulmuş burada yazılı, ayrıca sesler mp3 olarak da download edilebilir.
Lost oyuncuları ile bir röportaj daha; uçağa binmekten korkuyorlar mı? Uçaktaki diğer yolcuların onlara karşı tepkileri nasıl oluyor? Neler hissediyorlar vb. gibi soruların cevapları bu röportajda!
azizk dexter’ın yayınlanacağını ve six feet under‘dan tanıdığımız michael c. hall‘ın başrolde oynadığını duyurmuştu. detaylı tanıtımına ise ancak sıra geldi. showtime‘ın bu sene ki bombası olan dexter, gündüz adli tıpçı, geceleri ise seri katil olan dexter morgan’ın yaşamını konu alıyor. dizi jeff lindsay‘in darkly dreaming dexter isimli romanından uyarlama. dizinin mükemmel de bir jeneriği mevcut.
pazar günleri yayınlanan dizinin bugün 5. bölümü yayınlanacak. bu zamana kadar dizi hakkında yapılan tüm eleştiriler iyi. öyle olması da o kadar normal ki. iyi hazırlanmış bir senaryo, bir katilin neredeyse içini bize gösteren türden bir görüntü yönetmenliği.. dexter’ın insanlıktan uzak kişiliği, insanlar ile iç içe yaşamaya kendini öylesine zorlarken, iç sesinin insan davranışlarını sorgulayışını dinliyoruz. karşımıza aslında görünürde dünyanın en normal, en sosyal, katil olabileceğina asla inanamayacağımız bir seri katil çıkıyor. kana olan tutkusu ise onu adli tıpta çalışmaya itiyor. böylece kendisi gibi diğer katillere de yakın oluyor ve onlara ulaşıp, onları öldürmesi kolay oluyor.
how i met your mother‘a barney’nin kardeşi olarak solda gördüğümüz siyahi oyuncu wayne brady geliyor. evet dizinin en şaşırtıcı karakteri olan barney yine sürprizlerle dolu. 27 kasım’da yayınlanacak olan bölümde bu durumun nasıl olduğunu öğreneceğiz. wayne brady şimdilik bir bölümde var ama bir ihtimal görev süresi uzayabilirmiş. devamı
arrested development‘ın yaratıcısı mitchell hurwitz, ödüllü ingiliz komedisi the thick of it‘in amerikan versiyonunu uyarlayacakmış. şimdilik kanallar ile görüşmeler yapılmaktaymış.
the thick of it 2005’de bbc four’da yayınlanmaya başlanmış. ingiliz parlamentosunu taşlayan dizide, hayali bir toplumsal sorunlar departmanının başkanı, onu denetleyen kişi ve politik çevresinde geçen olayları anlatıyor. dizinin çekimleri alaycı bir belgesele (mockumentary) benzesin diye el kameraları ile çekilmiş. senaryonun çoğu doğaçlama ilerliyor ve gülme efektleri kullanılmıyor. tarz olarak dizi hurwitz’in tarzına yakın görünüyor. 2006 sonu gibi 2. sezona başlayacak olan dizi youtube’dan incelenebilir.
“ıssız bir adaya düşseniz yanınıza ne alırsınız?” sorusunu Lost oyuncularına sormuşlar,bakın onlar da neler söylemiş,gayet eğlenceli bir video:) buyrun.
nobody’s watching ekibini biliyoruz artık hepimiz. ki bu da amaçlarına ulaştıklarını gösteriyor sanırım daha yazının başında.
youtube üzerinden, sürekli farklı minik skeçler yaparak, daha çok insana ulaşmaya çalışıyorlar. son olarak da, lost üzerine bir parodi yapmışlar. anlatmayalım, kısa zaten. buradan izliyoruz hepimiz.
bu arada, bu sefer kendilerine çok da hoş bir konuk oyuncu yapmışlar. tanıdık bir yüz, özlemiştik…
Dikkat Bölüm Özetidir, Spoiler içerir!
Yine bir lost gününü daha geride bıraktık. Bu sefer karşımıza 4. bölüm olan “every man for himself” ve her zamanki gibi yeni sorular geldi.
Hemen özete geçiyoruz;
sawyer odaklı bir bölümdü every man for himself. Adı da pek uygun olmuş. öncelikle geçmişini özetliyelim kısa olarak. görüyoruz ki, sawyer bir dönem hapisanede yatmış. uzun süre boyunca dolandırdığı cassidy’nin ona dava açmış olduğunu öğreniyoruz. ancak hapiste de bir dolandırma olasılığı çıkıyor. 10 milyon çaldığı söylenen bir politikacıyı dolandırarak, geri kalan 6 yılına saydırıyor ve hapisten çıkıyor. bu süreçte gördüğümüz iki önemli bilgiden biri tabiki de sawyer’ın cassidy‘den “clementine” adında bir kızı olduğuydu. diğeri ise, of mice and men kitabıydı. daha sonra referans veriliyor bol bol. geçmişimiz özet olarak bu kadar.
Missouri‘li iki kardeş fox kanalına ve prison break dizisinin yapımcılarına, dizi fikrini onlardan çaldıkları iddiasıyla dava açmış. dava belgelerinde belirttiklerine göre, donald ve robert hughes kardeşler 2001’de yaşadıkları olayların kabaca hikayesini fox kanalına dizi fikri olarak yollamışlar ama kanalca bu hikaye reddedilmiş. sonrasında 2005’de yayınlanan ve ünlü olan dizi prison break’in onların hikayesine dayandığını iddia etmişler.
hughes kardeşlerin hikayesi 1964’de donald’ın, 16 yaşındaki küçük kardeşi robert’in ıslah evinden kaçmasına yardım etmesi ile başlıyor ve 4 yıllık kaçış dönemleri ile devam ediyor. çeşitli belgeler ile donald hughes, 30 adet çeşitli yer, kişi ve olayın dizideki isimler ile benzeştiğini kanıtlamaya çalışıyor. kardeşler eğer şu zamanda senaryolarını bir film ve ya dizi yapım şirketine satmaya çalışsalar hırsızlıkla suçlanacaklarını belirtmişler bu nedenle de maddi zararlarının karşılanmasını istiyorlar.
Prison Break‘te hapishaneden kaçtıktan sonra Panama yollarında daha çok heyecan yaşamaya başladık. Önce Sara sonra LJ derken işler iyice karıştı. Neyse amacım sezon özeti yapmak değil sadece bir bölüm anlatacağım. Bu yüzden şu ana kadar 2. sezonu tamamen izlediğinizi farz ediyorum. Eğer daha izlemediyseniz bu yazıyı okumamanız sizin için daha faydalı olacaktır.
Buradan sonrası detaylı bölüm özetidir…..spoiler içerir!!
Bölüm, kaçakların Utah’ta parayı çıkardıkları evde başlıyor. Sucre silahı doğrultmuştu. Parayı çantaya koymalarını istiyor. Parayı alıp gidiyor. Michael içeri gidip orta yaşlı kadına bir saat içinde kadının bağlarından kurtulmasını sağlayacak birşey veriyor. Daha sonra tekrar garaja döndüklerinde T-Bag’in olmadığını görüyorlar. C-Note’da ayrılıyor. Michael tekrar içeri girip çıkarken polis ona bir gün yakalanacağını söylüyor.
amerika’da gerçekleşen bir mega terrörist aktiviteden sonra gelişenleri konu edinen ve henüz 6 bölümü yayınlanan jericho’nun 5. bölümünü izlerken farkettim ki, bu amerikalı senaristler gene türklere b.k atacaklar sanki…
dizi de kim olduğunu henüz çözemediğimiz, üstelik kasabadaki tek zenci olan amca, laptopundan bir işler çevirirken, msn.com.tr’ye bağlanıp bir şeyler giriyor. eni konu türkçe ekran var…
South Park‘ta 10. sezonun sonuna yaklaşıyoruz. Artık 3 bölüm sonra sezon bitiyor. O yüzden bölümleri tekrar tekrar izlemeye hazırlanın. Uzunca bir süre South Park’sız kalacağız.
Buradan sonrası detaylı bölüm özetidir…..spoiler içerir!!
Bölümümüz Halloween’de yani cadılar bayramında geçiyor. Kasabanın çocukları aynanın önünde toplanmışlar. İnanca göre cadılar bayramında aynanın önünde üç kere ölmüş bir rapçinin ismi söylenirse o rapçi oraya geliyor.
Bizimkiler Biggie Smalls diye birini çağıracaklar ama korkudan ne Kyle ne de Cartman çağırabiliyor. Tabii kimse yapmayınca evlerine gidiyorlar. O sırada cehennemde Satan cadılar bayramı için bir parti vermeye hazırlanıyor. Ne de olsa Halloween onunla ilgili. MTV’de yayınlanan ve 16 yaşına basan veletlerin verdiği tarzdan bir parti vermeye karar veriyor.
diziler için kilit spoilerlerı bildiren micheal ausiello, lost ‘un gelecek haftaki bölümünde ana karakterlerden birinin öleceğini iddia etmiş. şaşkınlığını da “ölümüne, gözümle görmeden inanmayacağım bir karakter” diyerek belirtmiş.
peki bu kilit isim kim olabilir aklımıza gelenler sayılı aslında. jack, sawyer, jack, locke vs. ölecek olan karakter kesinlikle sawyer değilmiş! pek kim o zaman?
bu arada bilmediğim bir şey öğrendim ki, sevgili doktorumuz jack aslında pilot bölümde ölüyormuş. sonradan kalıcı karakter olmasına karar vermişler. jack tekrar öldürülmek istenir mi bilmem ama eninde sonunda birinin öleceğini hep düşünüyorum. yine de inanasım gelmiyor. ancak görürsem inanırım ben de.