- Netflix dizisi Finding Her Edge 22 Ocak'ta geliyor.
- Wonder Project draması It’s Not Like That 25 Ocak'ta başlıyor.
- 78. Directors Guild of America Awards’ta (DGA Awards) TV adayları belli oldu
- 37. GLAAD Medya Ödülleri’nin adayları belli oldu
- 22 Aralık 2025-4 Ocak 2026 Reyting Durumları / Yorumları
- Netflix dizisi Land of Sin (Synden) 2 Ocak'ta geliyor.
- DOC'un yerli uyarlaması "Doktor: Başka Hayatta" çok yakında başlıyor
- 15-21 Aralık 2025 Reyting Durumları / Yorumları
- Rachel Bilson, Gordon Ramsay'in yapımcısı olduğu aşçılık okulu dramasının başrolüne geldi.
- Rachel Bloom komedisi Do You Want Kids?'in kadrosu yavaştan şekilleniyor.
- 3 Onay / 3 İptal: The Last Frontier, Boots, Last Samurai Standing...
- 8-14 Aralık 2025 Reyting Durumları / Yorumları
- 4 Onay / 4 İptal-Final: Heated Rivalry, Leverage: Redemption, Billionaires' Bunker, Hotel Costiera...
- Günün Favori Dizi Müziği Pluribus'tan
- HBO Max 2026 Tanıtım Videosunu Yayınladı.
- 1-7 Aralık 2025 Reyting Durumları / Yorumları
- Amanda Seyfried, Amazon dizisi Skinny Dip'in başrolüne geldi.
- Netflix Türkiye'nin yeni draması Ayrılık da Sevdaya Dahil 15 Ocak'ta başlıyor
- Rafe Spall, Jenna Coleman ve Katherine Kelly, Steven Moffat dizisi Number 10'in başrolüne geldi.
- Simu Liu ve Melissa Barrera dizisi The Copenhagen Test'in fragmanı yayınlandı.
yorumlar
Odul konusmasi odulu aldiktan sonra yapilmaz mi? O kismi da garip olmus. Sahneye gelen odulunu teslim alir tebrigini kabul eder konusur. Yine de kimin hakli oldugu ortada.
Böylesine kıskanç ve içten pazarlıklı birinin şu hareketleri beni hiç şaşırtmadı. Belli ki iyi bir insan değil. Şu hareketlerini önceden planlamış bile olabilir, Karadağlı ile önceden husumeti olabilir. Bence elma armutluk bir durum yok. Hanımefendi genel olarak insanlara üstten bakan ve kibirli birisi görünüyor, burada da aynı şeyi yapıyor. Asla masum değil.
Bu biraz hak vermek istemediğim kişiye hak verme durumu benim için de. Ama yine de TK’nın yaptığını daha üstten buluyorum. Daha konuşmanın içeriğine gelmedik bu arada ^.^
Bizim alışkın olduğumuz ödülü al-konuş olabilir ama şart değil mesela bana göre. Çoğu insan da o açıdan bakmış, ona da şaşırmadım ayrıca. Bazısı da çok uzun konuşmuş demiş ki bence bunun da konuyla alakası yok. Bir de dediğim gibi o zaman ödül konuşmasının bölünmemesi de bir usul olmalı. Emmy’de yayın süresi nedeniyle aynı tantana oldu. Kadın bitirince ödülü almadan kaçıp gitmeyecek diye tahmin ediyorum.
Ödülü havaya kaldırma ihtiyacı falan hissetse zaten adamdan alırdı herhalde.
Genel bir haber, burada dursun.
Aras Bulut İynemli, 29 Ekim 1923 yayın hedefiyle hazırlanan bir projede Atatürk’ü canlandıracakmış (Ayşe Arman’ın haberine göre). Ek olarak imza kısmının daha tamamlanmadığı, projenin dizi niyetine uluslararası platformlar için hazırlandığı da yazıldı.
Hollywood’daki 60,000 civarı set işçisini temsil eden IATSE ve yapımcıları/stüdyoları temsil eden AMPTP bir süredir yeni bir anlaşma için masadalar. Öte yandan üyeler %98 kabul oyuyla IATSE’ye grev yetkisi vermişlerdi. Eğer 18 Ekim’e kadar anlaşma imzalanamazsa greve çıkacaklarmış.
Senarist Birliği 2007’de greve çıktığında 12,000 civarı kişi iş bırakmış mesela. 1945’ten bu yana en kapsamlı Hollywood grevi olacakmış eğer başlarsa. Bazı prodüksiyonlar olası grev nedeniyle 7 gün çalışmaya başlamış. IATSE, bir süre gelirsizliğe hazırlanın ve birikim yapın mesajı göndermiş vs.
Makul çalışma saatleri, dinleme periyodu, yeterli bir sağlık sigortası, güvenli bir çalışma ortamı vs. istiyorlar. Salgın sonrası koşullar aksine daha da geriye doğru gitmiş. 2009’da yapılan anlaşma sırasında dijital platformlar başlangıç aşamasında olduğu için bazıları şartlarda indirim almışlar mesela. Dolayısıyla IATSE, Apple, Amazon, Netflix ve Facebook gibi şirketlerin de endüstri standartlarında ödeme yapması isteğindeymiş.
@aytackara’dan yine yorum olarak harcanan bir haber.
@dkamoy Yalan olmasın, aklımdan geçti ama greve girsinler de öyle yaparız diye uğraşmadım
Senaristler Birliği de geçen sene civarı böyleydi, sonra yumurta kapıya dayandığı gün anlaştık haberi geldi. 5 güne kim öle kim kala ^.^
Netflix, amazon vs gibi internet yayıncılığı yapanları yeni medya olarak adlandırıp var olan şartların dışında deli gibi çalıştırıyorlar insanları. Post prodüksiyonda tek kişiye her gün minimum 10 saat kurgu yaptıran şirketler o kadar çok ki, ve karşılığını da vermiyorlar. Hepimiz deli rakamlar duymaya alışığız film ve dizi bütçelerinde ama inanın ele geçen kardan hiç bir kamera arkası çalışanı pay almıyor. Hepsi yapımcıların cebinde kalıyor. Uzun süredir IATSE üyeleri grev bekliyor. Yapılan bir oylamada üyelerin %90’ı kabul etmişti greve gitmeyi. Peki yapımcılar bu durum karşısında ne yaptılar? Greve gitmeden ellerindeki işi bitirmeleri için daha uzun süre çalışmalarını istediler insanlardan. Türkiye’de de farklı değil olay. Ben de bekliyorum bu grevi. Adamlar haklı. Keşke Türkiye’de de olsa da biz de gitsek. Ama Türkiye’de kimsenin haberi yok olaylardan. Çünkü olayı redditte gelişmeleri aktaranlardan takip edebiliyoruz sadece.
Hollywood ile Türkiye’deki sektörün dinamikleri birbirinden farklı olduğu için koşullar da daha değişik düşünüyorum ben. Haberlerinin olması pek bir şeyi değiştirmeyebilir.
1) ABD gibi ekonomisi-medyası-kanunları güçlü bir ülkede çalışanlar daha rahat biz greve gidiyoruz diyorlardır. Salgın nedeniyle bir dönem setlerin kapalı olmasına rağmen %98 olumlu oyla grev oylaması yaptılar. Siyaseti de bir yana Türkiye gibi bir ülkede sektör fark etmeksizin o kadar kolay değil bu iş haliyle.
2) Ne derece yerinde bir gözlem emin değilim ama bana göre bizim sektörde “birlikte hareket etme” eksikliği var. Kastettiğim sendikalaşma değil esasında, set işçilerinin IATSE misali bir araya gelerek toplu şekilde greve çıktığı bir gelecek hayal edemiyorum nedense.
Mesela bir set ekibi parayı alamama, set koşulları vs. sebeplerden topluca iş bıraksa yapım şirketinin kopya bir ekip kurması 3 iş gününü alır desem abartmam galiba. Çünkü parça başı iş yapan konfeksiyoncu gibi bölüm başı para alındığı için işe ihtiyacı olan hayır demiyor, neyin nasıl olduğunu bilmesine rağmen geliyor. Çünkü bir sonraki işin ne zaman geleceği belli değil, faturalar da yerinde durmuyorlar. Gerekirse arşivden çıkarırız örneklerini.
3) Mesela böyle zamanlarda benim aklıma “yerli dizi yersiz uzun” tartışmaları geliyor. Bir dönem oyuncular yürüyüş yapmıştı mesela ama o zaman 80-90 dk. civarıydı sanırım. Şu sıra 120-150 dk. bandında geziyor ulusal kanal dizileri.
Değişecek gibi de durmuyor, çünkü kanal-yapımcı tarafıyla sınırlı bir konu da değil. Ekonominin durumu bir yana reklam pastası da belli ve gün geçtikçe çeşitlenmeye devam ediyor. Bütün sektörün altını üstüne getirmen gerek ki belki değişsin. O da bir bakıma birlikte hareket etmeye-ekonominin haline dönüyor vs. derken hooop kısır döngü
IATSE ve AMPTP anlaşma yapmaya bayağı yakınlarmış. Grev olmayacak gibi.
Meraklısının haberi olsun, Dune malum yerlere gelmiş.
21’inde değil miydi HBO Max tarihi?
HBO Max logosu yok. Vizyona giren ülkelerden birisi sayesinde geldi zannedersem. Sinema çekimi gibi de değil gerçi, HDRip bildiğimiz.
4.4 GB gördüğüm en yüksekti. Open Subtitles’ta İngilizce altyazı da var. Birisi üşenmemiş makine çevirisiyle Türkçe bile eklemiş…
Türk televizyonlarının sürprizlerinden bir demet: Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’ın 7. sezonunun bu akşam başlayacağı söylenmişti ama son anda yayından çekilip yerine film konulmuş. B. Altuntaş’a göre, ATV ve yapımcı arasında anlaşmazlık çıktığını ve 200. bölümün kaseti bugün (yani dün) teslim edilecekken ATV sözleşme şartlarına uymadığı için yapımcı da diziyi bitiririz diye rest çekmiş.
İşin dikkat çekici tarafları:
1) Geçen sezona kadar kanalın iç yapımıydı ama bu sezon senaristin kurduğu yeni şirkete geçti.
2) Yine çok yakın zamanda da kriz çıkmış ama çözmüşler.
3) Kadroya Uğur Yücel başta olmak üzere nice ünlü ismi (en az 10 yeni oyuncu var) dahil ettiler. Sosyal medyada dün akşam çok olay yarattığı (bölüm olmamasına rağmen TT oldu) için değinmek istedim.
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun
Nice 98’lere.

bayramımız kutlu olsun
94. Akademi Ödülleri’nde ‘En İyi Uluslararası Film’ dalında Türkiye’nin adayı Bağlılık: Hasan olmuş. (Berlin’den ödülle dönen Okul Tıraşı güçlü bir aday olarak görülüyordu.)
İki sene önce Bağlılık Aslı’nı seçen kurulun Bağlılık Hasan’ın aksi yönde karar almasını beklememek en mantıklısıydı. Beklentiyi düşürünce şaşırmıyorsun. Cidden.
27 Ekim 2021 01:23’teki mesaja güncelleme: Oktay Kaynarca’nın açıklamasına bakılırsa EDHO finalsiz bitmiş.
Hayııııııırrrrr koskoca EDHO finalsiz mi kalacak? :(((((

“Amaaan kim ne yapsın ki EDHO’yu zaten, ATV anca kendi derdine yansın,” diyor ve Arka Sokaklar’a uzun ömürler diliyorum. Çünkü neden olmasın. Gerçi o da bitse niye demem artık…
Benim de izlediğim veya sevdiğim bir dizi değildi ama yine de çok izlenen bir yapımın kriz nedeniyle finalsiz bitmesine, Türk televizyonlarında bunu da gördük dedirten bir olaya imza atılmasına şaşırdığım için paylaşmak istedim.
7 sezon olmuş bu dizide sanırım vay be o kadar oldu mu
Neyse Kurtlar Vadisi gibi tekrar diriltirler merak etmesin fanlar 
Sarkiyi zaten cok severim ama dylan ile sadie nin oynadigi kisa film guzel olmus.
Oyunculari ve sarkiyi sevene onerebilirim. Taylor Swift All too well short film
İzledim ben de. Güzel bence de.
Bu albümün tekrar çıkması ne kadar güzel oldu. Kızın uğradığı zorbalık gerçeğini göz ardı etmiyorum tabii de, anladınız siz.
Dünden beri sürekli dinliyorum.
Now i’m lying on the cold hard ground ayhhh!
kızın yaşadığı onca şeyin en güzel artısı bu yeni versiyon albümler oldu kesinlikle.
Bir değişiklik olsun diye Jonas Brothers Family Roast’ı izledim de sanırım izlediğim en kötü roast showdu. Beceremiyorsunuz bari Jeff Ross’dan falan destek alaydınız. Bu haliyle roasttan çok birbirlerini pohpohladıkları bir şeye dönüşmüş.
HBO Max oyuncu/yazar ve yönetmen Adrienne Shelly’nin hayatını anlatan belgesel yayınlamış, Adrienne. Tabii cinayetini işliyorlar ama kariyerinde yaptıkları, başardıkları, aile hayatına da önemli bir yer ayırmışlar.
Tanıyanlar vardır ama ben Adrienne Shelly’yi sadece isim olarak birkaç kez duymuştum, iyi ki bu belgesel sayesinde hakkında bir şeyler öğrenmiş oldum. Güzelliği nedeniyle sadece bir obje muamelesi görürken zor olanı tercih etmesi, bir kadın yönetmen/yazar olarak bağımsız filmlere yönelmesine çok saygı duydum. Bir ara en ünlü filmi Waitress’ı izleyeceğim.
Beinconnect’te “İzlemeye Devam Et” kısmında yarım kalan dizi/filmleri nasıl sileceğimizi bilen var mı? (Videoyu sonuna kadar getirip bitirdim olmadı)
Sallamış gibi olmayayım ama yukarıda sağda “Listelerimin” altında “Son İzlediklerim” var. Belki oradan silinebilir. X’e tıklayınca silinmesi lazım.
Ordan da silmiştim ama yine gözüküyor yarım kalanlar. Obsesyonum azdı gece gece
İlginç. Şimdi Chucky’yi denedim ve oldu.
Bir yer olduramadım, buraya geldim.
“FX on Hulu” markasından vazgeçmişler. Artık FX’in dizileri Hulu’da sadece “FX” bölümünün altında gösterilecekmiş. Ekranda da bu tabir olmayacak.
böyle geniş çaplı harry potter a sulanarak tanıtım yaptıklarına göre işler iyi gitmiyor belli ki.
Nereye yazacağımı bilemedim. Telefondan girdiğimde sayfanın üst kısmında “basitleştirilmiş sayfa görüntülensin mi? ” diye bir uyarı çıkıyor, kapatsam da 22dakikada başka bir sayfa açtığımda yeniden çıkıyor. Bu yazının bulunduğu kısımları açamıyorum ya da tıklıyamıyorum. Kapatamadım da benzer bir sorunla karşılaşan var mı bilmiyorum, bildireyim dedim… Ekran görüntüsü de aldım ama iletemedim size…
Bu durum telefonda daha önce sayfanın altında görünüyordu sanki, tıklayınca sade bir şekilde yazıyı gösteriyordu. Şimdi sayfada üste çıktı diye düşünmüştüm ben sadece. Onu umursamadan kullanmaya devam ediyorum ben.
(Bu arada teknik bir sorun gibi gelmiyor kulağa nedense ama Teknik Abiler olabilir yeri. Öyle düşündüm sadece).
Ben tıkladığımda yükleme de yapmıyor nedense. Telefonla alakalı olabilir diye uğraştım biraz ama kapatamadım da.
Ben tıklayınca yaptı. Evet, geçen seferki gibiymiş. Daha önce benim telefonda sayfanın alt kısmında çıkardı bu ileti. Şimdi üstüne geçmiş.
Dediğim gibi yorumlardan falan soyutlayıp salt bir halde yazıyı çıkaran bir durum.
Ek: Şöyle.
Site cep telefonlarından hızlı yüklensin diye teknik abiler epey değişiklik ve kolaylaştırma yaptı zamanında. O yüzden özel olarak bir “basit görünüm” seçeneğimiz yok.
Telefon sistemlerinin “daha basit göstereyim mi?” tuzaklarına düşüp tıklamayın boşuna.
Oluyor muyuz hatırlatma dozlarını?
niye olmayalım?
Oluruz.
Randevu almış bile olabiliriz en nihayetinde.
Bilmem. Bu virüs, virüs olmasının gereği olarak mutasyon geçiriyor. Şu anki halinin ilkiyle pek alakası olmasa gerek. Gerçi delta’da da ortalık ayağa kalkıyordu ama korudu muhtemelen. Amannnn bilmiyorum.
Azıcık ani oldu sanki. Yarın, tam 5 ay + 1 gün sonra olmuş olacağım ben de bakalım. 
Az önce Matrix 4’ü izledim yani izlemeyi düşünen varsa tabi tercih meselesi ama ben bileti iptal ettim. Beklentiyi oldukça düşürebilirsiniz.
Yine yanılmadım galiba Film sektörü cidden bu virüs olayına baya çuvallamış. Örümcek adam da yani Marvel’de, Warner Bros yani Matrix de tamamen film için popüler Z kuşağına hitap şeklinde gitmiş. Dizi sektörü cidden daha başarılı ya.
20 Yıl önce başlayan serüvenin bu hale gelmesi cidden bana koydu. Bir noktada ilk 3lemenin 4. filmde bağlantı noktasını mantıklı kurmuş (en azından sonrasında neler olduğunun mantığını) ama ne üzerine bir şey katabilmiş hatta katamadığı gibi aşırı saçmalamış.
Imdb puanı bile şimdilik iyimser yani 4,6-5 benim puanım. Jessica Henwick (Bugs) pek beğenen çıkmamış ama en güzel oynayan bu olmuş.
Neil Patrick Harris cık yani abi sen dizide kal yaa…
Yahya Abdul gerçekrten böyle bir karakteri bu şekilde canlandırmışsa bir daha bu adamın isminin geçtiği hiçbirşeyi izlemem. Yazıklar olsun. Oyunculuğu berbat ötesi
Jonathan Groff’a bayılırdım. Adam Mindhunter da çoşturdu bu filmde batırmış.
John Wick hariç Keanu Reeves i artık daha bu evrende istemiyorum yani. Be adam en iyi popüler olduğun film buydu bu nasıl oyunculuk
Carrie-Anne Moss ise bi git Allahın aşkına ya sende dizilerde kal lütfen…
Neyse bence bu film serisinde ilerleyen zamanlarda dizi haline dönüşür. Jessica Henwick kesin başrol olur. O zaman belki toparlayabilirler ama artık bu kadro ile Lana Wachowski daha bu filmi çekmez..(Çekmemeli)
biz bu hikayenin yıllar sonrasından sıradan bir günle başlıyoruz izlemeye ve iki ufaklığın hayatından rutinlerinin bozulduğu kısa bir kesit izliyoruz. birkaç karakter ekleniyor hayatlarına, hepsi de bu dünyanın farklı karakterde çocukları nasıl etkileyebileceği neye evirebileceğini çok güzel sunuyor. buna örnekler içeren 3 ve 4. bölümler beni aşırı rahatsız etti açıkçası. ama garipsemedim. lord of the flies esintileri vardı ama abartmadılar. hele angelica çok fena bir karakterdi geçmişini izlemek daha da fena bir etki bıraktı. çocukların bir yönlendirici ya da otorite olmadığında ne kadar acımasız olabileceğini manipülasyona ne kadar açık olduğunu güzel sunmuş. böyle bir salgın olmasa da bu kapasitede çocukların dünyamızda var olduğunu da birkaç sahneyle güzel vermiş.
izlemeyi düşünenlere, öncelikle durağan bir dizi ama sıkmıyor. karakterler çocuk olduğundan diyaloglarla da ufuk açmıyor ama ileri sardırtmıyor. hikayenin daha başlarken nereye gideceği belli ama yine de merak ettirmeye devam ediyor. “böyle bir şey olsaydı herhalde böyle olurdu” dedirtecek kadar gerçek hissettirmesi sanırım beni bağlayan kısmı oldu. 3 ve 4 teki ton değişimi o bölümlerle sınırlı ve bence genel ortamı tanıtmak adına gerekli o yüzden ilk iki bölümü sevdiyseniz devam edin.
flashback kullanımını etkili verdiler. her bir karakteri geçmiş sahnelerle çok güzel doldurdular. sinematografi ve müzikler muhteşem. izleyiciyi rahatsız hissettirmekten çekinmeyecek bir gerçeklikte çekilmiş. bazı sahnelerde bu sahneleri bu çocuklarla nasıl çektiler dedim. son iki bölümde gözlerimin dolduğu sahneler oldu.
güzel bir noktada sonlandı. kafası karışanlar olmuş son sahnede, ama sahnenin hemen öncesinde başlayan dışses monologun sahne için yeterince açıklayıcı olduğunu düşünüyorum.
https://www.nytimes.com/2021/11/17/arts/television/review-anna-amc.html
https://www.vogue.com/article/anna-dystopian-series-review
https://www.hollywoodreporter.com/tv/tv-reviews/anna-review-1235049237/