Major Crimes

Bundan 7 yıl kadar önce başlayan, polisiye diziler içinde özellikle de sevenleri için oldukça ayrı bir yeri olan The Closer, 13 Ağustos 2012’de finalini yayınlayarak ekranlara (maalesef) veda etti. Dizinin başrol oyuncusu Kyra Sedgwick‘in verdiği karar üzerine son sezon için onay aldıktan sonra da dizinin uzantısının (spin-off) yapılmasına karar verilmişti. İşte böylece, The Closer’ın bittiği gün ekranlara yeni bir dizi “Merhaba” demiş oldu: Major Crimes. Eğer bu dizi nasıl bir şeydir derseniz buyurun yazının devamına.

Major Crimes, tıpkı The Closer ya da diğer birçok polisiye dizi gibi, her bölümü farklı bir cinayet davası üzerine kurulu bir dizi. Aynı zamanda, -uzantı olarak planlandığından- sevgili The Closer’ın son 6 bölümüyle Major Crimes’ın altyapısı kuruldu. Ama bu The Closer’ın son 6 bölümünün diziden önce izlenmesi gerektiği anlamına da gelmesin. Major Crimes, The Closer’ı izlemeyenleri de düşünerek hazırlanmış.

Dizinin yayınlanan ilk sezonu 10 bölüm sürdü ve 15 Ekim’de sezonunu kapatan yapım, 15 bölümlük yeni sezon onayını da aldı. Giriş kısmını artık bitirip dizinin konusuyla devam edersek:

Major Crimes: Yıllar önce Los Angeles’taki suç oranı çok artınca bununla mücadele için komiser ve dedektiflerden oluşan bir ekip oluşturuldu. İşte, bu ekibin (Major Crimes’ın) başına da Atlanta’dan Brenda Leigh Johnson getirilmişti. The Closer’ın finalinde Brenda ekipten ayrılınca, yerine Sharon Raydor getiriliyor. Uzantı dizinin açılışı da zaten bu şekilde oluyor…

Sharon Raydor: The Closer’da 5 ve 6. sezonlarda yan, 7. sezonda ana kadroda yer alan karakter, Los Angeles’ta polislerin gereksiz yere aşırı ya da öldürücü güç kullanımı sonucu meydana gelen insan ya da hayvan ölümlerini, hastanelik derecesine varan yaralanmaları araştıran Force Investigation Division (FID) adlı birimde çalışırken ekibin başına geçiyor.

Bazen insanı sinir edecek derecede bir otokontrole, sakinliğe, ses tonuna ve her şeyin kitabına göre olmasına dayanan bir yapıya sahip Başkomiser Raydor, iki büyümüş de kendi hayatlarını kurmuş çocuğa ve sakin bir hayata sahip biriyken, birimin başına gelince, hayatında her şey bir anda eskisinden de hareketli bir konuma geliyor. Tıpkı Brenda’da da olduğu gibi, ekibin bir kısmıyla doku uyuşmazlığı yaşaması da cabası. Tabii, bunda birimin temel sistemini değiştirmeye karar vermesinin etkisi de inkar edilemez. Yani, “itiraf” temasının yerine “anlaşma” temasının gelmesi…

Sharon ve Brenda

The Closer’daki suçların çözülmesi, büyük ölçüde, Brenda’nın üstün sorgulama taktiklerine ve suçlulardan kopardığı itiraflara dayanıyordu. Major Crimes ise suç dünyasına farklı bir açıdan yaklaşıyor: “Suçu itiraf ettirmenin ötesinde, bir de suçluya hüküm giydirme vardır.” sloganıyla yola çıkan dizi, adalet sistemine odaklanan bir polisiye/dram olma yolunda ilerliyor.

Brenda’nın yıllarca en çok mücadele ettiği konulardan biri de davaların yarattığı mali yüktü. Çünkü birinin suçluluğunu kanıtlamaya giden yolda itiraf alınsa bile olayın adli tıp ve dava aşaması üstlerin kimi zaman hoşnutsuzluğuna neden oluyordu. Sharon’ın ekibin başına geçince getirdiği sisteme göre, özellikle kişinin suçluluğunun kesin (1. dereceden kanıtlarla) bir şekilde kanıtlanamadığı ya da itiraf ettirilemediği durumlar da dahil olmak üzere kişinin normalde alacağı cezanın daha azı teklif ediliyor. Yapılan anlaşmayla yüksek dava ve adli tabip masraflarından büyük ölçüde kurtularak, hem suçluları yakalayıp, hem de polis merkezinin ekonomisine katkıda bulunulmuş olunuyor.

The Closer’dan

Örnek: Normalde araştırma-dava-jüri sonucu cinayet nedeniyle idam edilecek birinin anlaşmayla ömür boyu hapis cezası alarak, cezaevini boylaması. Bir katilin 1. değil de 2. dereceden cinayetten yargılanmaya razı olması ve normale oranla daha az ceza alarak dava aşamasının atlanması. Tabii, bu onun ilerleyen bir yaşta hapisten çıkacağı gerçeğini de değiştirmeyebiliyor.

Major Crimes’ın uzantı dizi olması ve haliyle kadroyu neredeyse korumasının da getirisiyle The Closer’ın finalinden sonrasıyla devam ediyor. The Closer izlemiş olmanın şart olmadığını yine belirtmekle birlikte, davaların gerisinde, dedektiflerin kendi arasındaki ilişkinin sınırlarına yeni bir karakter de dahil oluyor: Rusty Beck.

Sharon ve Rusty

Rusty, annesini arayan, yıllardır sokaklarda yaşamış, tecavüze uğramış, para için kendini satmak zorunda kalmış ve Brenda’nın The Closer finalinde ‘ele aldığı’ cinayet davasının baş tanığı. Bu nedenle, dava bitene kadar sağlanan devlet koruması kapsamında çıkan karışıklıklar sonucunda kendini Sharon’ın evinde buluveriyor. The Closer’da Brenda’nın hayatına ayrılan zaman kadar Major Crimes’ta Sharon’a zaman ayrılmasa da ikilinin arasındaki ilişki ve ekip içi dinamik de dizide kendince özel bir yer kaplamakta.

Dizinin kadrosundan da bahsedecek olursak:

Daha önce de dediğim gibi The Closer kadrosunun büyük çoğunluğunu yine görüyoruz. Başarılı bir tiyatro ve sinema kariyerinin yanı sıra Battlestar Galactica’daki rolüyle de tanınan; Oscar, Altın Küre ve Emmy adaylıkları bulunan Mary Mcdonnell (Sharon Raydor) Major Crimes’ta başrolü üstleniyor. G.W. Bailey (Komiser Provenza), Tony Denison (Komiser Flynn), Micheal Paul Chan (Komiser Tao), Raymond Cruz (Dedektif Sanchez), Phillip P. Keene (Buzz) de dizinin ana kadrosunu oluşturuyor. 7 yıl Brenda ile didişip duran üstü Robert Gossett (Russel Taylor) ve Brenda’nın kocasını oynayan Jon Tenney (FBI’dan Fritz Howard) de yan kadro olarak dizinin içindeler.

Kearran Giovanni (Dedektif Sykes), Graham Patrick Martin (Rusty Beck) gibi yeni yüzlere karşılık, eski kadrodan ayrılan oyuncular ise Kyra Sedgwick’in (Brenda Leigh Johnson) yanı sıra Corey Reynolds (Çavuş Gabriel) ve J.K. Simmons (Şef Pope).

Ufak not: Mary McDonell The Closer’da oynadığı rolle 63. Emmy Ödülleri’nde (2011) “Drama Dalında Konuk Kadın Oyuncu” dalında aday olmuştur.

Major Crimes, bir The Closer değil. Zaten ilk bölümüyle olmak istemediğini de “zarifçe” ve açıkça belirtiyor. Ben bir The Closer sever olarak sezon ilerledikçe diziye ısındığımı itiraf edebilirim. Tabii, bunda The Closer’dan çok bir Kyra Sedgwick ve Brenda Johnson sever olmamın etkisi de büyük. Ama diğerini hiç izlememiş biri için bu durum muhtemelen çok daha kısa sürebilir.

Oyunculukta kadrosu neredeyse aynı olduğu için haliyle The Closer’dan pek bir farkı yok. The Closer izlemeyenler içinse, senaryonun ve dizideki oyunculuğun gayet yerinde olduğunu söyleyebilirim. Cinayetlerdeki kurgu bir yana, arka planda diziyi Rusty-Sharon ilişkisi ile destekleyişleri bence başarılı şekilde izleyiciye aktarılıyor. Ayrıca, ben de -tanıtım boyunca pek anlaşılmasa da- iki dizinin birbirinden bağımsız değerlendirilerek izlenmesi taraftarlarından biriyim…

Sonuç olarak, hayatına yeni bir polisiye almak isteyenlere, The Closer sevenlere ya da çeşitli nedenlerden dolayı sevememişlere bu dizi, hiç değilse denenmesi için bile tavsiye edilebilir. İzleyenlere ya da izleyeceklere iyi seyirler…

Diziden 0:31’lik bir sahne