Agatha Christie’s Seven Dials — Tanıtım
0 yorum aytackara 26 Ocak 2026 08:26

Usta polisiye yazarı Agatha Christie’nin kitaplarından uyarlama yapımlar ekrana gelmeye devam ediyor. BBC’nin ve yakın dönem vizyon filmlerinin arasına Netflix de katıldı ve 15 Ocak’ta Agatha Christie’s Seven Dials‘la buluştuk.
3 bölümden oluşan mini diziyi Chris Chibnall (Broadchurch, Doctor Who) kaleme aldı. Chris Sweeney (The Tourist, Back to Life) bölümleri yönetti.
Yürütücü yapımcılığını Orchid Pictures’tan Suzanne Mackie (The Crown) ve Chris Sussman (Good Omens), Imaginary Friends adlı şirketi aracılığıyla Chris Chibnall ve Agatha Christie Limited’den (torun) James Prichard üstlendi.

Dizi, Christie’nin dilimize “Yedilerin Gizemi” adıyla çevrilen “The Seven Dials Mystery” adlı romanından uyarlandı.
Yedilerin Gizemi için bir çeşit “sequel” denebilir. Romanda bahsi geçen Chimneys Köşkü, aynı zamanda “Köşkteki Esrar” romanının da ana mekanıdır. O romanın ana karakterlerinden Başmüfettiş Battle ve Lady Eileen ‘Bundle’ Brent bu romanda da vardır. Köşkteki Esrar romanı 1926’da, Yedilerin Gizemi ise 1929’da yayımlanmıştır.
Not: Yedilerin Gizemi daha önce bir kez uyarlandı ve 1981 yapımı Seven Dials Mystery TV filmi olarak ekrana geldi. Köşkteki Esrar ise ekrana Agatha Christie’s Marple dizisi için uyarlandı. O bölümde Bundle’ı Dervla Kirwan canlandırdı. Başmüfettiş Battle zaten hak getire.
Kitabın (Kapak) Konusu:
İflah olmaz bir uyku bağımlısı olduğunu kanıtlayan Gerry Wade’e arkadaşları bir şaka yapmak isterler. Sekiz çalar saatin sabah 6.30’dan başlayarak art arda çalması planlanır. Ancak sabah olduğunda saatlerden birinin kaybolduğu ve yapılan şakanın istenmeyen trajik sonuçlara yol açtığı görülür.
Chimneys Köşkü’nde dört yıl aradan sonra bir cinayet daha işlenmiştir ve bu son olmayacaktır. Cinayet mahallinde yedi çalar saatin bulunması ve kurbanların ağızlarından dökülen son sözlerin “Yedi Kadran” olması tesadüfi değildir. Tüm bilinmezler düğümü bu iki sözcükte saklıdır… İşi çözmek ise Başmüfettiş Battle ve arkadaşlarına düşer.


IMDb‘ye göre konu özeti;
1925 yılında, bir kır evi partisinde yapılan şaka ölümcül sonuçlar doğurur. Lady Eileen “Bundle” Brent, tüyler ürpertici cinayet planını araştırır. Lady Caterham ve Müfettiş Battle, Bundle’ın hayatını değiştiren kır evi gizemini çözmeye yardım ederler.
Kadrosu;
Mia McKenna-Bruce, Edward Bluemel, Martin Freeman, Helena Bonham Carter, Hughie O’Donnell, Dorothy Atkinson, Ella-Rae Smith, Iain Glen, Nyasha Hatendi, Nabhaan Rizwan, Corey Mylchreest, Mark Lewis Jones ve daha fazlası.
Ek: Diziyle ilgili daha önce bu başlığın altında yorum yapılıyordu.


Öncelikle, her ne kadar A. Christie uyarlamaları içinde yukarılarda kendisine yer bulamasa dahi ortaya “makul” bir uyarlama çıkmış bence.
3 bölüm zaten dizi ve hızlı akıyor bu haliyle… Kitabı okuyalı yıllar oldu ve belli bir noktaya geldiğimizde nereye varacağını hatırladım (ki hoşuma da gitti, canım kendim). Oraya da vardılar aslında AMA sonra üstüne ekleyip, dolayısıyla biraz değiştirip finali karmaşıklaştırdılar. Bence sürprizi katmerlemeye gerek yoktu, eldeki yeterliydi. Polisiye romanların en önemli/kritik tarafı “Katil kim?” sorusunun da ortaya çıktığı final kısmı olduğu için böyle değişiklikler genelde gözüme giriyor maalesef… Burada da benzeri oldu sayılır. Hatta, tabiri caizse, “How dare you, ayol?” denebilir buna.
Öyle ya da böyle, genele vurduğumuz takdirde kitaba genel çapta sadık oldukları da söylenebilir gerçi, o açıdan geçmiş olmayayım. Oradan oraya geçerken arada/kurguda bazı kopukluklar vardı sanki, gerçeği saklamak adına fazla efor sarf etmişler gibi geldi.
Bunların yanı sıra, şahsen Mia McKenna-Bruce’yu yeterli buldum. Edward Bluemel’i (
Jimmy Thesiger) severim zaten, dolayısıyla ondan da razıyım. Corey Mylchreest rahmeti boylayan kişi (Gerry Wade) olduğu için rolü tadımlık. Helena Bonham Carter (Lady Caterham) yer aldığı ölçüde bildiğimiz gibi sayılır, sevgiler.
Kitabın dedektifi Başkomiser Battle, onu da Martin Freeman oynuyor ama biraz da hem kitabın hem de dizi uyarlamasının doğası/hikâyesi gereği asıl ana karakter/başrol Bundle (McKenna-Bruce). Dolayısıyla kendisine böyle yapımlarda dedektiflere düşen rol kadar rol düşmedi diyebilirim. Problem de olmadı hani, daha fazlasına ihtiyaç yoktu.
Velhasıl, bu uyarlama da böyle işte. Bir sonraki A. Christie uyarlamasında görüşmek dileğiyle sayın seyirciler…




