Amazon’u bilirsiniz. Bilmeyenler için Netflix gibi dijital üzerinden yayın yapan bir platform olduğunu söyleyeyim. Netflix kadar küreselleşen bir platform olmasa da bir kolu ülkemize kadar uzanıyor. Netflix gibi her ay 3-5 dizi sunmasa bile artık en azından ayda 1 diziyi bizlerle buluşturuyor. Mayıs ayının sonunda da Good Omens isimli 6 bölümlük yeni dizisini bizlerin önüne sundu.

Dizimiz, American Gods dizisinin uyarlandığı kitabın yazarı olan Neil Gaiman ile Terry Pratchett‘in yazmış olduğu fantastik romanın uyarlaması. Bölüm süreleri 50-60 dakika arasındadır ve şimdilik mini dizi olarak duyuruldu; yani devamı gelmeyecek. Dizinin senaryosunu Neil Gaiman yazdı, yönetmenliğini ise Douglas Mackinnon yaptı.

Şeytanlar ve melekler insanoğlunun varoluşundan beri kendi aralarında büyük bir çekişmeye sahiptir. Onların bu rekabeti insanoğlunun da kaderini olumlu ya da olumsuz olarak etkileyerek tarihini oluşturmuştur. Şeytan taraftarlarının en büyük planı ise planladıkları tarihte dünyanın sonunu getirmektir. Bunun için hazırlıklar yapmışlardır ve planlarına göre tam bir hafta sonra Cumartesi günü kıyametin kopması beklenmektedir.

Şeytanın oğlu bundan on bir yıl önce ücra bir kasabada satanist rahibelerin eline doğmuştur. Ancak Geveze Tarikatı’ndan Rahibe Mary çocukları karıştırmıştır. Bundan kimsenin haberi yoktur ve herkes dünyanın sonunun gelmesini beklemektedir. Cehennem ve Cennet’in güçleri büyük bir savaşa başlamak üzeredir. Karşılıklı düşman olmaları beklenirken bu savaşı önlemek için birlikte çalışan iki arkadaş vardır: Biri Şeytan Crowley, diğeri ise Melek Aziraphale. Bu iki arkadaş dünyanın sonunun gelmesini önlemek için 11 yıldır yanlış çocuğu izlediklerini fark ederler ve gerçekten dünyanın sonunu getirecek olan çocuğun peşine düşerler. Tabii bu sırada kendi türlerine karşı açık bir şekilde başkaldıramadıkları için gizli bir şekilde çalışırlar. Çocuğun peşine düşenler sadece o ikisi değildir; kendi türleri de çocuğu ele geçirmek için peşine düşerler.

Crowley (David Tennant)

Crowley yıllarca insanların içinde yaşamıştır; bu sürede dünyaya ve ölümlülere karşı birtakım duygular da beslemiş, onların arasında yaşamak hoşuna gitmiştir. Bu yüzden dünyanın sonunun gelmesini istememektedir ve kendi türüne ihanet etmek pahasına da olsa bunu önlemek için elinden geleni yapacaktır.


Aziraphale (Michael Sheen)

Meleklerin arasında başarısız bulunan birisidir ve dedikleri hemcinsleri arasında pek dikkate alınmamaktadır. Dünyanın sonunun geleceğini söylese de ilk başta kendi türü ona inanmak istemez. İnsanların iyiliği için çalışıyordur.


Adam Young (Sam Taylor Buck)

Şeytan’ın oğlu olarak dünyanın sonunu getirmesi beklenilen kişidir; ancak o yanlış aileye verilerek farklı bir hayat sürmüştür. İngiltere’nin bir taşra kasabasında yaşayan sıradan bir çocuktur.


Gabriel (Jon Hamm)

Başmelektir. Aziraphale’e güvenmez.


Anathema Device (Adria Arjona)

Cadı kökenli birisidir ve geçmişini araştırması onu Adam’a doğru yöneltir.


Newton Pulsifer (Jack Whitehall)

Cadı avcılarının soyundan gelmektedir. Teknolojiyi çok seven birisidir ancak elini her attığı aleti bozmaktadır. Başarısızlığının ardından atalarının işi olan cadı avcılığını yapmaya karar verir ve onun da yolu Adam’ın olduğu bölgeye düşer.


Savaş (Mireille Enos)

Mahşerin dört atlısından birisidir.


Ölüm (Brian Cox)

Mahşerin dört atlısından birisidir.


Kıtlık (Yusuf Gatewood)

Mahşerin dört atlısından birisidir.


Kirlilik (Lourdes Faberes)

Mahşerin dört atlısından birisidir.


Shadwell (Michael McKean)

Kalan son cadı avcısı.


Neil Gaiman sevdiğim bir yazar ve diğer uyarlanan dizisi American Gods’ı da seviyorum, o yüzden bu dizi için de belli bir beklentim vardı. Üstüne, başrollerin David Tennant ve Micheal Sheen olduğunu duyunca daha da arttı. Bu yüzden dizinin başına yüksek beklentili oturdum ve ilk bölümü de o beklentimi karşıladı fakat sonraki bölümlerde düşürmeme sebep oldu.

Son iki bölümü nispeten keyifli geçip, güzel bir şekilde sonunu bağlasalar da o ilk bölümdeki beklentimi karşılayamadı. Yine de başrol ikilinin leziz oyunculuğu ve hikayenin 6 bölüm sürerek bitmesinden dolayı başından memnun ayrıldım ve çevremdeki insanlara da önerebileceğim bir dizi oldu. İsimlere bakmadan çok yüksek beklentiyle girilmeden, fantastik ve içinde mizah barındıran dizileri seven bünyelerin beğenebileceği bir dizi olduğunu düşünüyorum.

İzleyecek olanlara iyi seyirler.

NOT: Dizi hakkında daha önce bu yazıda yorum yapılıyordu.