Disney+’ın yeni yerli dizisi Bize Bi’şey Olmaz’dan ilk kare yayınlandı
19 yorum 22dakika 15 Eylül 2025 16:52

Disney+’tan yeni bir aşk dizisi geliyor ve lokal içeriklerine bir yenisini daha ekliyor.
Asena Bülbüloğlu’nun yapımcılığında MF Yapım imzası taşıyan, başrollerinde Mert Ramazan Demir ve Miray Daner’i buluşturan 8 bölümlük dizi ‘Bize Bi’şey Olmaz’ın senaryosunu Pınar Bulut kaleme alırken, yönetmen koltuğunda ise Neslihan Yeşilyurt oturuyor.
Geçtiğimiz yıllarda yayınlanan ve büyük ilgi gören ‘Dünyayla Benim Aramda’ dizisinin dünyasından yola çıkarak hazırlanan ‘Bize Bi’şey Olmaz’ın kadrosunda ayrıca Yüsra Geyik, İdil Sivritepe, Olgu Baran Kubilay, Sercan Badur, Derin Beşikçioğlu, Yılmaz Bayraktar ve Ece Sükan gibi başarılı isimler yer alıyor.
Birbirlerine günle gece kadar zıt iki insan olan Lal ve Aktan, günün birinde birbirlerine aşık olurlar. Hayatlarındaki her şey, herkes bu ilişkiye karşı olsa da onlar bir türlü birbirlerinden kopamazlar. Hem mükemmeldir aşkları hem de korkunç derecede yıkıcı. Hem masal gibidir hem de kabus gibi. Yaşanan onca şeyin içinde birbirlerinden kopmak için her şeyi deneseler de aşkları bir türlü bitmez. ‘Bazı aşklar neden bitmiyor?’ sorusuna cevap arayan dizi ‘Bize Bi’şey Olmaz’, izleyicileri aşkın farklı halleriyle yüzleştirecek.
İstanbul’da çekimleri devam eden dizi yakında Disney+’ta izleyicilerle buluşacak.



yorumlar
New Look 1+2
B. Teyze buna şubat demiş.
Tanıtım
Fan hesabı olmayan, represmi olanı yeni paylaştılar (Twitter/X’te).
Poster
Poster, yine
Poster, evet yine
25 Mart’ta ilk 4 bölüm geliyormuş.
Buna Sekizinci Aile tarifesi uygulayacaklar anlaşılan. Ona da aynısını yapıp sonra 3 hafta yeni bölüm yayınlamayıp 4 bölüm daha getirmişlerdi. Haftalık yayınlayınca ayıp oluyor sanırım.
Orijinal dizi Bize Bi’şey Olmaz 25 Mart‘ta Disney+’ta
Bize Bi’şey Olmaz | Resmi Fragman | Disney+
İlk 4 bölümü izledim.
Pardon my French. Daha detaylı bir yorumla gelebilirim ama emin değilim.
Geri kalan 4 bölüm haftalık yayınmış.
6. bölümden geliyorum:
Ekin’in danışanı Derin, Sude Belkıs mıydı? Değilse de çok benziyor.
Aktan malından nefret ediyorum. Lal de bir kraliçe değil kendi etti kendi buldu ama yine de üzülüyorum tabii.
Böyle arkadaşlar düşman başına. Tamam, gerçekten Lal ve ilişkisiyle uğraşmak çok yorucudur ama siz de gereksiz sahipleniyorsunuz, sonra hesap soruyorsunuz. Lal’in haber vermeden iki gün ortadan kaybolması sıkıntı ve çok uç bir davranış ama Aktan’la barıştığında da aynısını yaptılar. Hele o ağzı bozuk Meriç, çok dobrayım ayağına kızın ağzına ediyor, evlerden ırak. İki uçlu değnek işte ne desem bilemedim.
Fırat Tanış’ın canlandırdığı ve son yıllarda üstüne yapışan “havalı, bekar, bohem adam” rolleri ve amca karakterini hiç sevemedim. Onun sahnelerini ve şarkılı sahneleri direkt atlıyorum maalesef.
Dizi şu ana kadar çok düz bir şekilde ilerliyor ve gereksiz bir proje gibi duruyor ama yine de izliyorum, final bölümünde ne olacak olayları nasıl bağlayacaklar merak ediyorum.
Evet.
Yaşandı bitti saygısızca, aldatmanın tadına varınca… demek isterdim ama bitmedi ki. En az iki bölümleri daha var üstelik.
Bir de ben değerli halkımızın gelecek bölümde kendince kastıracağı ahlakçılığa tabii ki hazır değilim. Cık, cık, cık.
Yukarıda da yazmıştım, ben bu dizinin nasıl sonlanacağını aşırı merak ediyorum. Klişe bir mutlu son olmayacağı kesin. Ama ne olabilir? Bu röportaj ne için yapılıyor mesela, kameranın arkasındaki kişinin sesini Lal’in patronuna benzettim.
Bu bölüm diğer bölümlere göre biraz daha izlenesiydi.
Beni en çok etkileyen, Lal orada duygularını çok çıplak bir şekilde dile getiriyor. Ama Aktan yine şov yapıyor, kırıyor, döküyor, evi terk ediyor, kaşınıyor kendini bıçaklattırıyor ilgiyi yine üstüne çekiyor ve hatta Lal yine kendi duygularını bir kenara bırakıp Aktan’ı sakinleştirmeye, iyileştirmeye, uzlaşmaya çalışıyor. Çıldırırsın yani ama yaşanıyor bunlar, evet.
Bunca negatifliğin yanında Lal’in barda ”şimdi adamın kucağına otururum” deyip Aktan’ı gitmeye ikna ettiği yerde kahkaha attım çok iyiydi.
Açık ilişki meselesi gerçekten saçma bir yere vardı yalnız ve Ekin’in kocasının rahatlığına da şapka çıkarıyorum. Adamın Aktan’larla takılması da zorlama olmuş biraz, ne kafaları denk ne ortamları. ”Ne mana” bir arkadaş grubu oldular yani.
Final bölümü yayınlandı.
Gelinen noktada gereksiz bir iş olduğunu düşünmüyorum, izlediğime pişman değilim ve keyif aldım ama finalin daha farklı bir şekilde noktalanmasını dilerdim. Dizi gelişme kısmında biraz sıksa da son iki bölümü güzel toparlamışlar.
Miray Daner hem çok güzeldi hem de başarılı bir performans ortaya koymuştu bence.
Kapanışa itirazım yok gibi ama aklımda biraz daha farklı bir versiyon vardı. Hiç yoktan iyidir hesabı noktaya götürdüler. Özellikle de orta kısımdaki göz devirici, karşılıklı yıpratma sürecini (ki finaldeki geri dönüşlerle tur bindirdiler) düşünürsek.
* Aktan orada ölse niye demezdim, saçma ve dandik bir ölüm olurdu ama mantığa uyardı. Bunlar onun yerine ne yaptı?
Lal bir sürü zaman sonra kitabevini devralmış. Londra’daki bir arkadaşına neler yaşadığını anlatmış, o da etraftaki herkesle röportajlar yapıp olan biteni toparlayıp kitap yapmış. Bu kitap da Lal’in devraldıktan sonra çıkardığı ilk kitap olmuş. Hatta filme uyarlanacak.
Bknz: He canım.
* Benim hoşuma giden tarafı NİHAYET terk etmek için kendisinde güç bulup aksiyona geçmesi. Bir zahmet Londra’ya gitsindi zaten ya, öyle bir şey de BİR ERKEK İÇİN tepilmez ki.
Annesine benzeme üzerinden kurdukları anlatıya biraz göz devirdim sadece. Çocukluğa bağlamadan kotarsaydınız da bana kâfiydi.
Not: Öyle bir patron yok, onda anlaşalım da.
İzlediğime pişman değilim, toksik çiftlerden vazgeçemeyen canım yerli diziler içinde kabul edilebilir bir yere bile konulabilir. Ama şart mı? Değil tabii.
Thanks, bye.
Hulu’nun bunları paylaşası gelmiş.