Mike Flanagan’ın Carrie’si ile tanışın: Hâlâ ikonik ama eskisi gibi değil
10 yorum abidin77 10 Eylül 2026 08:58

Prime Video, vizyoner yapımcı Mike Flanagan’ın imzasını taşıyan sekiz bölümlük orijinal dizi Carrie’nin akıldan çıkmayan ve yürek burkan resmi fragmanını yayınladı. Carrie’nin sekiz bölümü de 7 Ekim 2026 Çarşamba günü, dünya çapında 240’tan fazla ülke ve bölgede yalnızca Prime Video’da yayınlanacak.

Resmi fragman, Stephen King’in ikonik hikayesinin acil ve dikkat çekici yeniden yorumlamasının perdesini aralamaya başlıyor. Dizi, dünyayı nasıl genişlettiğine dair açıklayıcı bir bakış sunarken, sevilen karakterlere yeni bir derinlik ve karmaşıklık katıyor.

Aynı zamanda, Carrie White’ın (Summer H. Howell) modern dünyanın acımasızlığı ve baskısıyla başa çıkarken onu şekillendiren güçleri keşfediyor ve her şeyin doruk noktasına ulaşacağı o sarsıcı geceye doğru ilerleyen süreci gözler önüne seriyor. Peki, Carrie hakkında — ya da Main’in Chamberlain kasabasında neler olduğu konusunda — gerçekte ne kadar şey biliyoruz?

Carrie dizisinde Carrie White rolünü Summer H. Howell (Channel Zero) canlandırıyor. 1500’den fazla oyuncunun seçmelere katıldığı kapsamlı bir arama sürecinin ardından, efsanevi başrol için Howell seçildi.

Samantha Sloyan (The Haunting of Hill House, Midnight Mass), Margaret White; Siena Agudong (Resident Evil), Sue Snell; Alison Thornton (Fire Country), Chris Hargensen; Joel Oulette (My Life with the Walter Boys), Tommy Ross; Josie Totah (The Buccaneers), Tina; Arthur Conti (Beetlejuice Beetlejuice), Billy; Thalia Dudek (The Running Man), Emaline; Amber Midthunder (Prey), Miss Desjardin; ve Matthew Lillard (Man of Tomorrow), Müdür Grayle karakteriyle dizinin kadrosunda yer alan oyuncular.

Carrie’nin zengin oyuncu kadrosu, Flanagan’ın uzun süredir birlikte çalıştığı isimleri ve yaratıcı çevresine yeni katılanları bir araya getiriyor. Dizide tekrar eden konuk oyuncular arasında Michael Trucco (Fire Country), Crystal Balint (The Fall of the House of Usher), Kate Siegel (The Haunting of Hill House), Rahul Kohli (The Haunting of Hill House, Midnight Mass, We Were Liars), Tim Bagley (The Comeback) ve Heather Graham (The White Lotus) yer alıyor.

Uyumsuz lise öğrencisi Carrie White, hayatını, kendisini son derece koruyucu annesi Margaret (Samantha Sloyan) ile birlikte evinin dört duvarı arasında saklanarak geçirmiştir.

Babasının ani ve zamansız ölümü onu acımasız bir devlet lisesinin ortamına ittiğinde, Carrie, topluluğunu parçalayan yaygın bir zorbalık skandalıyla, sosyal medya çağının amansız baskısı ve kayıtsız zulmüyle ve ergenliğiyle birlikte ortaya çıkan gizemli telekinetik güçlerinin uyanışıyla başa çıkmak zorunda kalır.

Sekiz heyecan verici bölümden oluşan dizi, King’in kültürel bir dönüm noktası niteliğindeki eserini genişletiyor; karakterleri ve gerilimleri derinleştiriyor ve tek bir sarsıcı geceye doğru ilerleyen küçük, gündelik seçimleri takip ediyor. Dizi, şefkat ile zulüm arasındaki çatışmayı ve bir kahramanın, bir canavarın ya da çok daha karmaşık bir şeyin doğuşuna tanık olup olmadığımızı ele alan, sürükleyici ve son derece insani bir hikâye sunuyor.

Carrie’nin senaryosu, dizinin yaratıcısı ve yönetici yapımcısı Mike Flanagan (Midnight Mass, The Haunting of Hill House, The Fall of the House of Usher) tarafından yazıldı. Stephen King de yönetici yapımcı kadroda yer alıyor. Flanagan, 4 bölümün (101, 102, 107 ve 108) yönetmenliğini üstlenirken, Kate Siegel (The Haunting of Hill House, Midnight Mass, The Exorcist: Martyrs), 103; Axelle Carolyn (Something Very Bad Is Going to Happen), 104; Kyra Sedgwick (Family Movie), 105; ve Hiromi Kamata (Shogun) 106’nın yönetmenliğini yaptı.

Stephen King’in ilk romanı Carrie, 1974 yılında yayımlandı ve bu eser, kitaplarının dünya çapında 350 milyondan fazla kopya sattığı bir kariyerin başlangıcı oldu. Roman, The New York Times Çok Satanlar listesinde 14 hafta boyunca yer aldı ve 35’ten fazla dile çevrildi. Brian De Palma’nın 1976 yılında çektiği ve Akademi Ödülü’ne aday gösterilen film uyarlaması, hikayenin kültürel etkisini pekiştirdi; bu yıl, filmin 50. yıldönümü kutlanıyor.





yorumlar
Mike Flanagan’ın kafasını ve Stephen King romanlarıyla olan bağı hoşuma gidiyor. Carrie de günümüze taşınmış versiyonuyla ilk iki bölüm itibarıyla iş gördü.
Ciddi ölçüde değişikliğe uğramamış üstelik. Oyunculuklar yerinde ve Flanagan’ın Netflix işlerinden tanıdık yüzler de var.
8 bölüme birden gerek yoktu, yavaş izlesek de olurdu bence ama neyse, bu da biter elbet.
İlk 2 bölüm ardından:
Yani şahsen izleme listemde değildi bugün kafa dağıtayım diye açtım ilk 2 bölüm oldukça iyi buldum. Çok mu iyi bence değil ama ortalamanın hafif üstü diyebilirim.
Sonu nasıl bağlayacaklar pek kestirmedim. külliyata da hakim değilim ama bu haliyle toplu bölüm geldiği için bitiririm.
Mike Flanagan imzası yalnız ilk bölümden itibaren hissettiriyor, The Fall of the House of Usher gibi iyi bir yapım değil ama benzer his uyandırdı bende.
Ayrıca Mike Flanagan imzalı The Exorcist filmi fragmanı da yayınlandı. Adam bu sene iyi çalıştı kabul ediyorum. Dizin finalini gördüğümde gelirim buraya..
ilk 4 bölüm itibarıyla hiç korku öğesi yok. dram flanagan projelerinde görmediğimiz bir şey değil hatta yokluğu rahatsız eder ama hiç korku olmaması garip geldi. hani bu kadarını beklemiyordum. tamamen klasik ergen dizisi şimdilik. şikayetçi olduğumdan değil zaten türü severim.
böyle hissetmemin en önemli sebebi kilit kadrolulardan hiç kimsenin projeye dahil olmamış olması da olabilir. 1-2 kişi var ama aradığım yüzler onlar değildi.
bi victoria pedretti yok, kate siegel yok, carla gugino yok, henry thomas yok, oliver jackson yok, katie parker yok. uzun monologlar yok, etkisi altına alan müzikler yok.
neyse dur bakalım hele sonunu görelim yine efsane bir sezon olacağına şüphem yok.
Balo sahnesinde iki özel konuk varmış.
vayyyyyyyy bak bu twist aklımın ucundan geçmezdi. çok da orijinal bir şey değil belki ama bu dizide bu şekilde beklemediğimden bir miktar şok oldum. güzel geldi.
ikinci yarı cidden ilk yarının üstüne çıktı ama bu mini dizi yapmaktan vazgeçme olayı beni uyuz etti, bu iki oldu. abim yap mini dizini yoluna bak sana malzeme mi yok.. ne gerek vardı böyle bir finale..
neyse buna rağmen hayli sürükleyici bir dizi olmuş. umarım devamı gelir de diyemiyorum yani bunun nesinin devamı gelcek. gelmeyecekse niye böyle bir ekleme yapıldı… neyse neyse..
Sezon finaline göre listemde olmayan , beklenti içerisine girmeden öylesine izlediğim için mi yoksa cidden ortalamanın üstü olduğu için mi bilemediğim ama sonlara doğru ciddi anlamda beğendiğim bir yapım olmuş. Beğeneceğimi düşünmemiştim.
Ben mini dizi diye düşünmüştüm ama sanırım devamını çekmek istedikleri belli. Draması bir tık fazla buldum şayet çekerlerse devamına bakarım.
Summer H. Howell için parantez aşırı doğru isim seçimi olmuş. Tebrik ediyorum.
Mike Flanagan’ın adı olmasa başlamazdım ve keşke başlamasaydım, tüm sezon benim açımdan bir fiyaskoydu, devamı gelecekmiş geldiğinde beni bulamaz.
Evet,