David Nicholls’un 2009’da yayımlanan “One Day” adlı romanı, 2011’de film uyarlamasıyla izleyicinin karşısına çıkmıştı. Başrollerinde Anne Hathaway ve Jim Sturgess’in yer aldığı filmden yıllar sonra bu sefer de romanın dizi uyarlaması geldi.

Netflix’te 8 Şubat itibarıyla yayınlanan One Day, bir İngiliz mini dizisi olarak hazırlandı. Sezonu 14 bölüm, bölümleri yaklaşık 30 dk. civarında.

One Day (2011)

One Day (2024)

Konusu:

Dizi, ismini her yılın aynı gününde geçmesinden alıyor. Yani 15 Temmuz’da. 1988’de başladığımız hikâyede son bölüm hariç her bölüm birer yılın aynı gününde geçiyor. Böylece 20 yıllık bir dönemi kapsıyoruz.

Emma Morley ve Dexter Mayhew, 1988’deki üniversite mezuniyetleri sırasında ilk kez tanışıp konuşurlar. Ertesi sabah ikisi de kendi yoluna gider ve takip eden bölümler onları, birlikte ya da değil, her 15 Temmuz’da farklı olaylara sürükler.

  

One Day‘in başrollerinde Leo Woodall (The White Lotus, Vampire Academy) ve Ambika Mod (This is Going to Hurt) yer alıyor.

Onlara Amber GrappyBrendan QuinnEssie DavisTim McInnernyJonny WeldonEleanor Tomlinson, Joely Richardson ve Toby Stevens eşlik ediyor.

Nicole Taylor (The Nest, Three Girls) imzalı dizinin senaryo ekibinde Anna JordanVinay Patel ve Bijan Sheibani de bulunuyor. David Nicholls yönetici yapımcı olarak yer alıyor. Universal International Studios, Focus Features  ve Drama Republic ise ortak yapımını hazırladı.

The Other One (1) a.k.a. Sylvie

The Other One (2) a.k.a. Ian

One Day’in daha önce film uyarlamasını da izledim. Onlar ağırlıklı olarak çiftin yan yana bulunduğu dönemlerden gidiyorlardı. Dizide ise arada ayrık da ilerliyorlar, yani bazı bölümlerde yan yana gelmedikleri yıllar da oldu (haliyle). Diğer karakter anca konuk konumundaydı. Bu haliyle dizi daha detaylı bir uyarlama olmuş. Sırıttığını da iddia edemem, razıyım.

Filmdeki çifte “Siz ikiniz aslında ne alaka?” gözüyle bakardım. Dizidekilere de öyle baktım. Ama tatlılardı da. Aralarındaki bazı sorunlar saçma ya da amaçsız geldi (yine). Bir çeşit hayattaki yerini arayan ve bu sırada büyüyen iki profil sunuyorlar One Day’de. Bunu da kabul edilebilir biçimde yapıyorlar.

Zaman atlamalarını ise saç ve kıyafet üzerinden yönetiyorlar. İnsanın gözüne batan 1 (bir) tarafı varsa o da bu zaten. Finale geldiğimizde aşağı yukarı aynı gözüküyorlardı. Hatta Leo Woodall daha yakışıklı duruyor olabilir. Takriben son beş dakika kala kırışıklık falan eklediler… Bu arada sezonda Leo Woodall‘ı gayet beğendim sezonda. Ambika Mod‘un hakkını yemeyeyim, yine de Anne Hathaway’in ardından o derece yeterli gelmedi diyebilirim onun için.

One Day, bana kalırsa Normal People ekolünden bir romantik drama ama o kadar kaotik ya da dramatik değiller (tabii). 14 bölüm, süreleri de kısa olduğu için patır patır ilerlediler. Filmde de bulunan çok malum sürprizi bozmadan verdiler, bahsetmiş olayım gelmişken. Bozmalarını da istemiyordum zaten… Nihayetinde makul (ve benzer) bir sona vardık. Filmi bilmeseydim ne düşünürdüm diye bir düşündüm de hani. Güzel bir veda oldu.

Velhasıl kelam, One Day dizisi böyle işte. İyi seyirler, sevgiler.