DC Comics’in popüler ve sevilen kahramanı Batman’in hikayesini bilen ve tanıyanlar sadık uşağı Alfred’i de tanıyordur. Ailesinin ölümünün ardından Bruce Wayne’e kol kanat geren, maceralarının daimi destekçisi olan Alfred de elbette zaman zaman TV veya sinema ekranlarında kendisini gösteriyor. Yakın zaman öncesine kadar Gotham dizisinde yer alan Alfred, Robert Pattinson’ın başrolünde yer aldığı solo Batman filminde de yer alacak.

Bunların dışında Alfred Pennyworth bu yıl içerisinde karakterin gençliğinin üzerine kurulu “Pennyworth” dizisiyle de TV’ye geldi. A.B.D.’nin kablolu kanallarından Epix’te yayınlanan dizinin sezonu 10 bölüm sürdü ve 2. sezon onayını aldı.

Bruno Heller ve Danny Cannon‘ın hazırladığı drama dizisinde başrolü Jack Bannon (Medici, The Imitation Game) üstleniyor. Kadrosunda Ben Aldridge, Emma Paetz, Ryan Fletcher, Hainsley Lloyd Bennett, Paloma FaithPolly Walker, [oyuncu]Emma Corrin ve Jason Flemyng gibi isimler yer alıyor.

Konusu:

1960’lı yıllardayız. İngiliz ordusundaki kariyerini arkasında bırakan Alfred, kendi güvenlik şirketini kurma düşüncesiyle hareket ederken bir gece kulübünde de fedai olarak işe başlar. Ancak kız arkadaşı Esme’yle sakin ve iyi bir hayat kurma düşüncesi çeşitli sebeplerden dolayı sekteye uğrar.  Kendisini İngiliz hükümetini içten çökertip ele geçirmeye çalışan Raven Society ile onları durdurma gayesindeki No Name League’in arasında kalmış ve hedef haline gelmiş bulur.

Üstelik bu sırada yolu Thomas Wayne‘le ve Martha Kane‘le, hatta Kraliçe II. Elizabeth’le dahi kesişir. Pennyworth’te özetle Londra’da yaşayan eski bir askerin Bruce Wayne’in sadık uşağı haline gelme yolunda başından geçenler anlatılıyor.

Kraliçe II. Elizabeth

Alfred karakteri Batman’in dünyasının, hatta biraz daha artırayım DC Comics evreninin en sevdiğim ve ilgimi çeken karakterlerinden birisi. Karaktere özel bir dizi olması isteğinde değildim ama ekrana geldiğinde de es geçmek istemedim. İlk sezondan da genel olarak memnun kaldım.

Londra’nın alternatife kayan bir versiyonunda casusluk draması ağırlıklı bir dizi sunuyorlar. Jack Bannon da İngiliz aksanıyla ortalıkta dolanıp gerekeni yapıyor. Düzgün bir seçim olmuş. Ana çatışmadan ziyade sezondaki karakterlerin bireysel macerasının daha hoşuma gittiğini söylemeliyim. Alfred’in yanı sıra henüz sevgili bile olmayan Thomas Wayne’in ile Martha Kane’in, Raven Society’nin belli isimlerinin de bölümlerde kendilerince bir ağırlığı var. Hatta öyle ki II. Elizabeth’li kısımlar sezonun en sevdiğim kısımlarından oldu. Böylesini tercih etmeleri de muhtemelen daha iyi olmuş.

Pennyworth, özetle böyle bir dizi. İyi seyirler.

Not: Diziyle ilgili daha önce bu yazının altında yorum yapılıyordu.