Site içindeki tavırlarından dolayı genel olarak çok da kale almadığım biri olduğun için öyle bir amacım yoktu. Bugün seni sallayasım tuttu. Olaylar öyle gelişti.
Neyse, @aytackara’nın hatrı olmasa patavatsızlıkla dobralığı birbirinden ayıramadığın ukala tavırlarından da dem vurmak isterdim de, susayım.
Özür dilerim herkesten de saçma sapan bir olay yaşandığı için. Gereksizdi. Bu yüzden siteden ayrılıyorum. Şaka şaka, ayrılmıyorum.
Kapanmış konuya yorum yapacağım özür dilerim ama gündüz ve akşam izinliydim, anca geldim şimdi okudum ağzım bi karış açık.
Bazen gerçekten de ekran karşısında olmanın büyüsü ile insan insana yazıştığımızı unutuyoruz, yazık oluyor. Benzer kültür ve ilgi alanlarında bir avuç insanken gereksiz yere harcıyoruz birbirimizi. Yazık oluyor. “Lan… Hay çenemi eşek arıları sokaymış. “ dedim mevzuyu az açıklama ile başlattığım için.
Bir tanıtımın uzunluğu ya da kısalığı veya detayı önemli değil benim açımdan. Sadece, bir dizinin tanıtımı yok diye zorlama tanıtım yazmaya kalkışmamıza gerek yok, miniler gayet güzel iş görüyor diyorum. (ozgun’un lafı üzerine “ay ben bıdıyı izliyorum ama laf olsun diye izliyorum. madem tanıtımı yok eh madem öyle yazayım bi tanıtım“cılar türeyecek diye düşünüp “yormayın, içinizden gelmiyorsa yazmanıza gerek yok” demeye getirmiştim. Ama uzun uzun yazmayıp, hızlıca karalayıp çıkınca akım derken bokum olmuş. )
Bir tanıtımı kişisel olarak severim/sevmem bana uyar/uymaz tartışması değildi benimki. Sitenin seviyesine/tarzına uymayan tanıtım ya da herhangi bir yazı -siz görmüyorsunuz ama- zaten editörlerden dönüyor şükür.
Ben kendi adıma tekrar özür diliyorum herkesten olay bu kadar çirkin bir hale geldiği için. Olayın bu kadar kişiselleşmesine gerek yoktu. Bir anlık gaflet diyelim, yakışmadı. Hepimiz insanız işte, oluyor arada istemesek de…
@ozgun14 Şurada yazdığına cevaben:
Buradan yollayalım sana sonbahar ne kadar lazımsa. 2 gündür küfür ediyorum “lan ağustos’ta elimde şemsiye, sırtımda hırka, ayağımda çorap! yok artık ” diyerek.
@ozgun14: Ankara’da nem de yok. 2 gecedir de battaniye ile uyunabiliyor kıvama getirdi bizi. Tüm bulutları sana yollayabilirim seve seve, ben güneş delisi bir insanım. Güneşe göre mod değiştirecek kadar hastasıyım kendisinin.
@aytackara : Hayır yani Nisan değil, Ağustos ulan. 3-4 gün üstüste de böyle şangırdamaz ki meret. Manen hazır değilim ben sonbahara. Daha yaz yeni gelmişti.
ya ben evde üzerimde sadece iç çamaşır, acaba altımdaki çarşafı hissetmemek için bir yol var mı diye düşünerek uyuyorum geceleri pencere açık modda.
yalnız bir yol nasıl o hale gelebilir nasıl bi belediyecilik o öyle ben şok
geçtiğimiz tatillerden birinde gezerken araç kiralamıştık. aklıma o geldi. böyle bir su birikintisine rastlayıp arabadan anlamayan birileri olarak geçer herhalde ya diyerek dalmıştık suya tabii ki egzos borusundan içeri sular dolup motoru sular altında bizi de gölün ortasında bırakmıştı. üstüne de o su birikintisinin içinde araç plakasını da düşürmüştük. o sırada kabus gibi geçse de bayaa eğlenceli bir gün olmuştu kazasız belasız arabayı teslim edebilince. hadi biz anlamadık da bu kadar insan o birikintiyi görüp nasıl cesaret etti oraya girmeye acaba.
@ozgun14 Bir korku, gerilim filminin başlangıcı gibiymiş sizinki.
3 4 gün önce buraya dolu yağdı, bildiğiniz 1cm boyutlarında falan. Kız kardeşim parkta çardağın altında duramamış bacaklarına geliyor diye. Eve bir geldi sırılsıklam, canım acıyo diye inliyodu Evde olduğuma şükrettim. Şimdiyse Geceler soğuk, günler yakıyor.
Bir de biz ne yapalım… Antalyalı halkı kaç aydır yanıyor, yanmaya da devam ediyor. Öbür tarafa geçince indirim istemeyi düşünüyorum. Sıcağa belki alışılır da nem öldürüyor insanı ve her sene bir öncekinden beter. Üstüne üstlük hamile olunca daha da çekilmez hal alıyor.
Ankara’yı az çok tahmin edebiliyorum. Birkaç sene önce Temmuz ayının ortasında bir işim olduğu için otobüse atlayıp gitmiştim yanıma bir şey alamadan. Üstümde t-shirt, malum buralar yanıyor oralara da daha önce hiç gitmemişim. Bir indim otobüsten sabah 6-7, bu nasıl Temmuz ayıdır diye şaşırdım kaldım. İnsan bütün gün güneşte dahil donar mı yazın ortasında. Ah Antalya’m dedim az örnek alsan da bizi kavurmaktan vazgeçsen artık. Biz de insanız, maalesef artık serin havayı ve yağmuru iple çeken… Güneş iyidir belki ama kavurucu sıcaklık gerçekten çekilir gibi değil, nasıl serinleyebilirim diye düşünüp duşa girip çıkmaktan hiçbir şey yapası gelmiyor insanın.
ben bugün şöyle bir çözüm buldum fena değil gibi. çamaşır makinasına çarşafı atıp 15dklık programda soğuk suyla duruluyorsunuz. sonra üzerinize sarılıp takılıyorsunuz.
@angel_elika : Alanya’da tepelere filan çıkılabiliyordu. Güzel akarsu kenarları, mesire yerleri vardı. Antalya’ya yok mu o tip seçenekler?
Bu arada ankara sizi duydu herhalde, 1 saat önce güneş açıp ısındı hava, hırkasız tişörte geçtim evde. Sanırım dışarısı yanmaya başladı.
@ozgun14 klima var da, sürekli çalıştırsak elektrik parasının altından kalkılmaz. Ondan ancak geceleri terlemeden uyuyabilmek için çalışıyor, gündüz balkon sağ olsun arada bir esiyor.
Çarşaf olayı fena fikir değil, ben bir düşüneyim.
@dkamoy en yakında aklıma gelen Düden şelalesi var, hem yer olarak gölgede kalıyor ağaçlar vs. hem de mağara gibi bir yer var serinlemek için bire bir ama yaşadığım yere az uzak kalıyor her gün gidip gelinmez.
Demek Ankara meydan okuyor.
( Bu arada size bize gerek yok, kendimi soyutlanmış gibi hissediyorum )
İzmir olarak bu sene çok kavrulduk ama geceleri az bişey esiyor yinede yoksa akacağı yok. Burası güneşe en yakın yerlerden.
Ben yazı sevdiğimden bu durumdan mutluyum.
İstanbulda sıcak diyorlardı, Hataydan sonra gittim gayet serin, gece çok rahat klimasız yatılıyor. Adana, Mersin ve Hatay bölgesinde klimasız yatsan sabaha 1 kilo eksik kalkarsın terden dolayı.
Yukarıda tartışılan konuyla ilgili olarak da, bende bazen dizileri güzel tanıtamıyorum diye düşündüğümden kendimi geri çektiğim oluyor. O yüzden çok fazla karakteri, dallı budaklı konusu olan dizilere çok bulaşmamaya çalışıyorum.
Bunu görmemiştim ben, fena değilmiş bu da. Ama ciddi kalite farkı var arada bence. Kız ruhunu koymuş tamamen ortaya, vücüdunun her bir eklemi hissetmiş bu coşkuyu. Ama onu asıl üstün kılan mimikleri olmuş bana göre. Dizilerde değerlendirmeliler deme sebebim de o olağanüstü kullandığı mimikleri dolayısıyla zaten.
Dizi değil film olduğundan buraya koyayım. Episodes’un Tamer Karadağlı üzerinden fikren uyarlaması ilk fragman da gelince resmileşmiş oldu. > Pamuk Prenses
Yok, önce sadece merak ettim. Sonra 7 sene önce yazdığım şu saçma şeyin üstünde deneme yaptım. (O zamanlar sitenin “spoiler” bölümü vardı; oraya yazmıştım.) Çöpe taşı dediğimde yetkiniz yok deyince bir sorayım dedim. Mühim bir şey değil.
Çok eskiden bu tür şeylere daha safça yaklaşırdık. Bazı şeyleri tahmin etsek de işin iç yüzünün bu kadar olduğunu bilmezdik. Şimdi her şey ayyuka çıktı zaten. Neyin ne için yapıldığı ortada.
…da ben de bugün buna denk geldim. Bu nedir ya? Programların iyice dikkat çabası artık.
@desperate houseboy : “Unreal’ın askerleriyiz” diyosun?
…
İzledim de pek unreal’lık tarafı yokmuş. Tiyatro bu. Ama tip uzun zamandır görmediğim karikatürlükte. O mimikler, vücut dili filan…
Zaman zaman bu tarz programların arkasındaki bazı yarışmacıların çıkıp bir şeyler anlattığı oluyor tabii. İzleyenlerin bir kısmı da farkında bana kalırsa zaten olanın.
Geçen sezon Zuhal Topal ile Esra Erol ve Seda Sayan birbirlerine girmişlerdi mesela. Bir sürü hakaret, laf sokma, format çalıntı suçlamaları falan…
Kısmetse Olur güya bir eve toplanan yarışmacılar üzerine ama klasik ajanstan toplama yarışmacılar lafları falan havada dolanıyordu. Çift olmuş gibi davranan iki kişinin aslında evli olduğu ve düğün görüntüleri falan, ne ararsan işte…
yorumlar
Biz yıllardır burdayız. Gidiyorum diye efelenip iki gün sonra kuyruğumuzu kıstırıp geri dönmedik.
Ah yavrum ne kadar doluymuşsun bana karşı.
Bitti mi laf sokman?
Mümkünse herkesinki bitsin lütfen. En olmadı toplu mesaj üzerinden yiyin birbirinizi çok lazımsa.
Birinin diğerini ikna edebileceği sınırı geçeli de çok oldu zaten. Nereden nereye vardık yine…
Site içindeki tavırlarından dolayı genel olarak çok da kale almadığım biri olduğun için öyle bir amacım yoktu. Bugün seni sallayasım tuttu. Olaylar öyle gelişti.
Neyse, @aytackara’nın hatrı olmasa patavatsızlıkla dobralığı birbirinden ayıramadığın ukala tavırlarından da dem vurmak isterdim de, susayım.
Özür dilerim herkesten de saçma sapan bir olay yaşandığı için. Gereksizdi. Bu yüzden siteden ayrılıyorum. Şaka şaka, ayrılmıyorum.
Fikrimizi belirtmek de yasak anladım peki.
Kapanmış konuya yorum yapacağım özür dilerim ama gündüz ve akşam izinliydim, anca geldim şimdi okudum ağzım bi karış açık.
“ dedim mevzuyu az açıklama ile başlattığım için.
)
Bazen gerçekten de ekran karşısında olmanın büyüsü ile insan insana yazıştığımızı unutuyoruz, yazık oluyor. Benzer kültür ve ilgi alanlarında bir avuç insanken gereksiz yere harcıyoruz birbirimizi. Yazık oluyor.
“Lan… Hay çenemi eşek arıları sokaymış.
Bir tanıtımın uzunluğu ya da kısalığı veya detayı önemli değil benim açımdan. Sadece, bir dizinin tanıtımı yok diye zorlama tanıtım yazmaya kalkışmamıza gerek yok, miniler gayet güzel iş görüyor diyorum. (ozgun’un lafı üzerine “ay ben bıdıyı izliyorum ama laf olsun diye izliyorum. madem tanıtımı yok eh madem öyle yazayım bi tanıtım“cılar türeyecek diye düşünüp “yormayın, içinizden gelmiyorsa yazmanıza gerek yok” demeye getirmiştim. Ama uzun uzun yazmayıp, hızlıca karalayıp çıkınca akım derken bokum olmuş.
Bir tanıtımı kişisel olarak severim/sevmem bana uyar/uymaz tartışması değildi benimki. Sitenin seviyesine/tarzına uymayan tanıtım ya da herhangi bir yazı -siz görmüyorsunuz ama- zaten editörlerden dönüyor şükür.
Sabahın 05:44’ünde denk geldim son yazışmalara. Ben de @ozgun14’lerin tarafındayım da neden bu kadar gerildi burası yahu. İç savaş çıkmış resmen
Ben kendi adıma tekrar özür diliyorum herkesten olay bu kadar çirkin bir hale geldiği için. Olayın bu kadar kişiselleşmesine gerek yoktu. Bir anlık gaflet diyelim, yakışmadı. Hepimiz insanız işte, oluyor arada istemesek de…
@ozgun14 Şurada yazdığına cevaben:
” diyerek.
Buradan yollayalım sana sonbahar ne kadar lazımsa. 2 gündür küfür ediyorum “lan ağustos’ta elimde şemsiye, sırtımda hırka, ayağımda çorap! yok artık
Valla buralar da bir hayli sonbahar


Gerçi bazen seviniyor, bazen de oha mevsimler değişiyor, neler oluyor diye dolanıyorum.
2 kilo alayım o zaman ben, bulutlulardan verin ama.
benim olduğum yere ara ara yağmur yağıp birkaç saat rahatlatıyo ortalığa sonra kavurmaya devam. nem de x2 effect yapıyor sağolsun.

@ozgun14: O zaman şuanda İstanbul / Beylikdüzü tam sana göre
Hava bulutlu, güneş çok az çıkıyor ortaya ve hafiften bir rüzgar esiyor 
@ozgun14: Ankara’da nem de yok. 2 gecedir de battaniye ile uyunabiliyor kıvama getirdi bizi. Tüm bulutları sana yollayabilirim seve seve, ben güneş delisi bir insanım. Güneşe göre mod değiştirecek kadar hastasıyım kendisinin.
Biz dün bir ara böyleydik, eğer istiyorsanız birazını tabii ki alabilirsiniz.
Benim yağmura pek itirazım yok da her şey dozunda güzel.
@dkamoy Ben hala şort-tişört dolanıyorum açıkçası ama anlıyorum seni de
@aytackara : Hayır yani Nisan değil, Ağustos ulan. 3-4 gün üstüste de böyle şangırdamaz ki meret. Manen hazır değilim ben sonbahara. Daha yaz yeni gelmişti.
ya ben evde üzerimde sadece iç çamaşır, acaba altımdaki çarşafı hissetmemek için bir yol var mı diye düşünerek uyuyorum geceleri pencere açık modda.
yalnız bir yol nasıl o hale gelebilir nasıl bi belediyecilik o öyle ben şok

geçtiğimiz tatillerden birinde gezerken araç kiralamıştık. aklıma o geldi. böyle bir su birikintisine rastlayıp arabadan anlamayan birileri olarak geçer herhalde ya diyerek dalmıştık suya tabii ki egzos borusundan içeri sular dolup motoru sular altında bizi de gölün ortasında bırakmıştı. üstüne de o su birikintisinin içinde araç plakasını da düşürmüştük. o sırada kabus gibi geçse de bayaa eğlenceli bir gün olmuştu kazasız belasız arabayı teslim edebilince. hadi biz anlamadık da bu kadar insan o birikintiyi görüp nasıl cesaret etti oraya girmeye acaba.
@ozgun14 Bir korku, gerilim filminin başlangıcı gibiymiş sizinki.
3 4 gün önce buraya dolu yağdı, bildiğiniz 1cm boyutlarında falan. Kız kardeşim parkta çardağın altında duramamış bacaklarına geliyor diye. Eve bir geldi sırılsıklam, canım acıyo diye inliyodu
Evde olduğuma şükrettim. Şimdiyse Geceler soğuk, günler yakıyor.
Bir de biz ne yapalım… Antalyalı halkı kaç aydır yanıyor, yanmaya da devam ediyor. Öbür tarafa geçince indirim istemeyi düşünüyorum. Sıcağa belki alışılır da nem öldürüyor insanı ve her sene bir öncekinden beter. Üstüne üstlük hamile olunca daha da çekilmez hal alıyor.
Ankara’yı az çok tahmin edebiliyorum. Birkaç sene önce Temmuz ayının ortasında bir işim olduğu için otobüse atlayıp gitmiştim yanıma bir şey alamadan. Üstümde t-shirt, malum buralar yanıyor oralara da daha önce hiç gitmemişim. Bir indim otobüsten sabah 6-7, bu nasıl Temmuz ayıdır diye şaşırdım kaldım. İnsan bütün gün güneşte dahil donar mı yazın ortasında. Ah Antalya’m dedim az örnek alsan da bizi kavurmaktan vazgeçsen artık. Biz de insanız, maalesef artık serin havayı ve yağmuru iple çeken… Güneş iyidir belki ama kavurucu sıcaklık gerçekten çekilir gibi değil, nasıl serinleyebilirim diye düşünüp duşa girip çıkmaktan hiçbir şey yapası gelmiyor insanın.
ben bugün şöyle bir çözüm buldum fena değil gibi. çamaşır makinasına çarşafı atıp 15dklık programda soğuk suyla duruluyorsunuz. sonra üzerinize sarılıp takılıyorsunuz.
kendi evinizse klima şart.
@angel_elika : Alanya’da tepelere filan çıkılabiliyordu. Güzel akarsu kenarları, mesire yerleri vardı. Antalya’ya yok mu o tip seçenekler?
Bu arada ankara sizi duydu herhalde, 1 saat önce güneş açıp ısındı hava, hırkasız tişörte geçtim evde. Sanırım dışarısı yanmaya başladı.
@ozgun14 klima var da, sürekli çalıştırsak elektrik parasının altından kalkılmaz.
Ondan ancak geceleri terlemeden uyuyabilmek için çalışıyor, gündüz balkon sağ olsun arada bir esiyor.


)
Çarşaf olayı fena fikir değil, ben bir düşüneyim.
@dkamoy en yakında aklıma gelen Düden şelalesi var, hem yer olarak gölgede kalıyor ağaçlar vs. hem de mağara gibi bir yer var serinlemek için bire bir ama yaşadığım yere az uzak kalıyor her gün gidip gelinmez.
Demek Ankara meydan okuyor.
( Bu arada size bize gerek yok, kendimi soyutlanmış gibi hissediyorum
@angel_elika : Siz diye Ankara dışındakiler anlamında dedim aslında, yoksa sana kibarlık etmiyodum açıkçası.
İzmir olarak bu sene çok kavrulduk ama geceleri az bişey esiyor yinede yoksa akacağı yok. Burası güneşe en yakın yerlerden.

Ben yazı sevdiğimden bu durumdan mutluyum.
Aynen buraya aylardır tek damla düşmedi.
İstanbulda sıcak diyorlardı, Hataydan sonra gittim gayet serin, gece çok rahat klimasız yatılıyor. Adana, Mersin ve Hatay bölgesinde klimasız yatsan sabaha 1 kilo eksik kalkarsın terden dolayı.
Yukarıda tartışılan konuyla ilgili olarak da, bende bazen dizileri güzel tanıtamıyorum diye düşündüğümden kendimi geri çektiğim oluyor. O yüzden çok fazla karakteri, dallı budaklı konusu olan dizilere çok bulaşmamaya çalışıyorum.
IMDB’de oylama yapılıyor şimdilik sonuçlar böyle.
En çok beklenen Sonbahar dizileri. Tek oy hakkı.
17. Pitch (2016)
18. The Great Indoors (2016)
19. No Tomorrow (2016)
20. American Housewife (2016)
Bull’un bu seviye beklenen bir dizi olduğunu hiç düşünmemiştim, şaşırdım.
Başrol beyefendi NCIS’in 12 sezonluk ana kadro oyuncusuydu, hatta dizinin en önemli faktörüydü desem abartmam herhalde.
Geçen sezon sonu ayrılmaya karar verdi, buna geçti. Diziyi NCIS’in arkasına koydular hatta.
@aytackara Hımmm, anladım. Şimdi mantığa büründü biraz. Thanks.
Man with a plan biraz daha yukarilarda olsaydi iyiydi.
https://www.youtube.com/watch?v=ABz2m0olmPg&feature=youtu.be
@pirate: Sen kıza bakıyorsun ben genele ve ilk göz ağrımın daha iyi olduğunu düşünüyorum.
Bunu görmemiştim ben, fena değilmiş bu da. Ama ciddi kalite farkı var arada bence. Kız ruhunu koymuş tamamen ortaya, vücüdunun her bir eklemi hissetmiş bu coşkuyu. Ama onu asıl üstün kılan mimikleri olmuş bana göre. Dizilerde değerlendirmeliler deme sebebim de o olağanüstü kullandığı mimikleri dolayısıyla zaten.
Acaba Ugly Betty’nin tüm bölümlerini Türkçe altyazılı olarak izleyebileceğim bir site var mı?
Antalya iptal! Fırtına ile yağmur hunharca aşk yaşıyor şu anda!
Dizi değil film olduğundan buraya koyayım. Episodes’un Tamer Karadağlı üzerinden fikren uyarlaması ilk fragman da gelince resmileşmiş oldu. > Pamuk Prenses
Bence uyarlama yazısının altına da koyulabilir.
Sitede yayınlanmış bir yazımızı kendi inisiyatifimizde silemiyor muyuz?
Hayır. Hatta editör insiyatifiyle bile silmen o kadar kolay değil, öyle diyeyim.
Ne oldu ki?
Yok, önce sadece merak ettim. Sonra 7 sene önce yazdığım şu saçma şeyin üstünde deneme yaptım.
(O zamanlar sitenin “spoiler” bölümü vardı; oraya yazmıştım.) Çöpe taşı dediğimde yetkiniz yok deyince bir sorayım dedim. Mühim bir şey değil.
Çok trash bir konu aslında ama bugün bir kez daha denk gelince koyasım geldi.
https://twitter.com/bisussema/status/772790152557109248
Ben anlamadım ya.
@mertkytrk: Bir zamanların meşhur ikilisi Caner ve Tülin vardı ya onlar tekrardan ekranlara döndü. Ayrı ayrı evlenme programlarına katıldılar
Ha tamam şimdi oldu.
@okakacukaka
Çok eskiden bu tür şeylere daha safça yaklaşırdık. Bazı şeyleri tahmin etsek de işin iç yüzünün bu kadar olduğunu bilmezdik. Şimdi her şey ayyuka çıktı zaten. Neyin ne için yapıldığı ortada.
…da ben de bugün buna denk geldim. Bu nedir ya? Programların iyice dikkat çabası artık.
@desperate houseboy : “Unreal’ın askerleriyiz” diyosun?

…
İzledim de pek unreal’lık tarafı yokmuş. Tiyatro bu. Ama tip uzun zamandır görmediğim karikatürlükte. O mimikler, vücut dili filan…
@dkamoy: Öyle valla.
Melihli Eraylı BBG’leri, Tülinli Canerli evlilik programlarını izlerken ne bilelim biz işin iç yüzünün bu kadar olabileceğini.
Tiyatro tabii canım. Yoksa ne işi var onun orada?
Bir keresinde de bir lezbiyen aramıştı talip için.
Zaman zaman bu tarz programların arkasındaki bazı yarışmacıların çıkıp bir şeyler anlattığı oluyor tabii. İzleyenlerin bir kısmı da farkında bana kalırsa zaten olanın.
Geçen sezon Zuhal Topal ile Esra Erol ve Seda Sayan birbirlerine girmişlerdi mesela. Bir sürü hakaret, laf sokma, format çalıntı suçlamaları falan…
Kısmetse Olur güya bir eve toplanan yarışmacılar üzerine ama klasik ajanstan toplama yarışmacılar lafları falan havada dolanıyordu. Çift olmuş gibi davranan iki kişinin aslında evli olduğu ve düğün görüntüleri falan, ne ararsan işte…