- Disney+ dizisi If It’s Tuesday, It’s Murder'ın fragmanı yayınlandı.
- 9-22 Şubat 2026 Reyting Durumları / Yorumları
- ITV'den Mia McKenna-Bruce ve Natalie Dormer'lı The Lady adlı gerçek suç draması geldi.
- Winona Ryder, Tim Burton ve Jenna Ortega ile yeniden bir araya gelerek Wednesday'in 3. sezonuna katılıyor.
- 6 Onay / 6 İptal-Final: The Assassin, Breathless, Tell Me Lies, Terminator Zero, Mistletoe Murders...
- Apple TV'nin psikolojik gerilim dizisi Imperfect Women'ın fragmanı yayınlandı.
- Carrie-Anne Moss, Noah Reid, Clark Backo ve Hudson Williams, Crave dizisi YAGA'nın başrolüne geldi.
- Channel 4 dizisi The Rachel Incident'ın oyuncu kadrosu açıklandı.
- Elisabeth Moss, Hulu'da yayınlanacak David Shore dizisi Conviction'ın başrolünü üstlenecek.
- 2026 Independent Spirit Ödülleri’nde kazananlar belli oldu
- Channel 4, The Siege adlı dramasının oyuncu kadrosunu açıkladı.
- Channel 4, Anthony Boyle draması Close to Home'a onay verdi.
- BBC, HBO ve A24 draması First Day on Earth'ün kadrosu açıklandı.
- HBO Max dizisi Banksters 20 Şubat'ta başlıyor.
- James Van Der Beek 48 yaşında hayata gözlerini yumdu.
- 2-8 Şubat 2026 Reyting Durumları / Yorumları
- Kevin Williamson First Lie Wins romanını televizyona uyarlayacak.
- Disney+'ın canlı aksiyon Eragon dizisinin yapım ekibi belli oldu.
- 78. Directors Guild of America Awards’ta (DGA Awards) kazananları belli oldu
- 9 diziye onay: A Man On The Inside, St. Denis Medical, Finding Her Edge, The Åre Murders, Dark Winds...
yorumlar
Çok dizi izlemesindeki paylardan birisi x1.30, x1.50 ya da fazlası gibi hızları tercih etmesi. Bazı yorumlarında bahsediyor bölümleri hızlandırdığından.
Birkaç gündür ortalıkta olmadığı için yorumları bir köşede toparlayıp toplu göndermek de bir tercih sebebi olabilir ama o kadarından emin değilim. Düşünmedim orasını.
2012’deki değişimden önce spamcılar olurdu, her yazının yorumlarına reklam linkleri bırakıp kaçarlardı. Nostalji oldu baya.
@SABRE
Ben daha çok o kadar vakti nereden bulduğuna takılıyorum.
Ben x1.30, 1×50 açıklamasına tav oldum. @darkcrystal
Sony netflix le çok geniş kapsamlı anlaşma yapmış.-. özellikle yeni tarihli sony yapımı filimlerin vizyon sonrasi platformda yer alacağı belirtiliyor.Rekabet kızışıyor sanırım
Kendimi Oktay modunda hissediyorum şu an. Geçer herhalde.
Demirören Grubu da “Dramax“ı kuruyormuş. 14 Nisan lansman. Ama bizlik bir iş değil gibi. Kanal D Drama kanalı misali olacak sanki.
“Latin Amerika, Orta Doğu, ve Kuzey Afrika Bölgesi, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde izlenebilen, İspanyolca ve Arapça dublaj seçeneğiyle yayın hayatına başlayacak olan Dramax…”
Digiturk Destek’e Oscar’ı yayınlayıp yayınlayamayacaklarını sordum. “Merhaba, ilgili içerik platformumuzda yer almayacaktır. Yayın akış bilgilerine web adresimizden ulaşabilirsiniz. Teşekkürler.” dedi.
Büyük ihtimalle Gain yayınlayacaktır. Golden Globe yayınında da yolunu yapmışlardı ama Digitürk yayınlar diye düşünüyordum. Kimler yorumculuk yapacak acaba. Yayın muhtemelen premium üyeliğe dahil edilir ama yayınlayacakları ilk Oscar töreni olacağı için bir güzellik yapıp ücretsiz yayınlayabilirler, bütçe durumları ne alemde bilmiyorum ama. (Doğmamış çocuğa don biçtim ama yaparlarsa mutlu oluruz.)
Bu twitter yine mi patladı?
Yes. Feed akıyor ama mesela Bookmark’a sokmuyor beni. Gece de patlamış da yarı toplamışlar. Sabah Tweetdeck çalışmıyordu, o da bir geldi sonra.
Düzelmiş gibi duruyor.
EK: Derken yine patladı.
EK: ve yeniden düzeldi gibi.
Severek takip ettiğim O’Sinema kanalı, ana formatları ”Neydi O Film”i dizilere uyarlayıp ”Neydi O Dizi” isimli yeni bir seriye başlamış. Dizileri ve filmleri seven kişilerle bilgi yarışması tarzında eğlenceli bir sohbet yapılıyor. Buradaki pek çok kişinin ilgisini çekeceğini düşündüm, haber vereyim dedim.
losttan zor soru olarak sayı serisini sordular: lost sevip de onu ezbere sayamayan mı var
Oscar için TRT diyollağ. Ortak yapım filmin Yabancı Dilde Film adaylığı olması ilham oldu herhal.
Gain almadıktan sonra Digitürk’ün Oscar yayınını bırakması kötü olmuş, şaşırdım. Yayının televizyon kanalında yayınlanması demek sansürden geçecek olması demek. Ya yayın birkaç dakika geriden gelir ya da canlı yayınlanmaz? Tahminlerim; yayınlanırsa TRT 2’de yayınlanır, Mehmet Açar ve Alin Taşçıyan sunuculuğu üstlenirler, başka yorumcu olur mu bilmem.
Edit: Şimdi baktım, TRT 2’de yayınlanacakmış, kesin bilgi. 01:30’da Oscar’a Doğru programı, 03:00’te de ödül töreni başlıyor.
Olması gereken bu aslında, paralı bir kanalda değil herkesin ulaşabileceği bir yerde olmalı Oscar gibi bir olay. Tabii bu ülkedeki malum zırvalık yüzünden burada da problem çıkıyor.
Ben ordan izlemem çok net. Zaten filmlerin de yüzde 5’ini filan izledim, hiç ilgimi çekmiyor bu yıl. Sonradan bakarım.
It’s official. Çünkü haftalık yayın akışına koymuşlar. TRT, hatta “TRT 2”.
01:30 Oscar’a Doğru (Canlı)
03:00 93. Oscar Töreni (Canlı)
Oscar’a doğru adı altında kırmızı halıyı izler miyiz acaba? Muhtemelen öncesi sonrası diyalog ve monologlarıyla bol bol sansüre maruz kalacağız.
Trt aldıysa Yekta Kopan yok diye yorumluyorum, kabul etmezler bence.
Olmayacağı kesin.
TRT 2 yayın akışından kaldırmış Oscar’ı. Daha doğrusu Pazar programı komple yok şu an
Birinin fark edip de yayacağını düşünemediler herhalde.
Ek: Açar in, Kopan out diyollağ.
Yekta Kopan bir açıklama yapmış mı diye Twitter’ına bakayım dedim, bir şey söylememiş henüz. Zaten duruşundan ötürü TRT gelmesini istese o gitmez, o gitse TRT istemez herhalde. Mehmet Açar geçen yıl Melis Behlil’le birlikte Digitürk’te yorumcuydu. Melis Behlil’in Pazar akşamı online bir konferansı varmış, sonrasında TRT’ye gider mi bilmiyorum.
Sadece Promising Young Woman’ı ve Borat’ı izledim. The Father, Nomadland, Mank, Pieces of Woman konu olarak ağır geliyor, kaldıramam diye izlemiyorum. Bir de Şubat ayının sonu güzel bir dönem oluyordu, Nisan sonu tam hummalı geçen bir dönem + yaz havası Oscar’a pek yakışmıyor. Geçen yıl istediğim kişiler kazanmıştı, bu yıl da Carey Mulligan’ın kazanmasını istiyorum ama bir sürpriz olmazsa Frances McDormand kazanacak gibi duruyor.
Gain, Golden Globe’a üç gün kala açıklama yapmıştı, yine geç açıklama yaparlar diye bekliyordum ama TRT 2 sürpriz oldu. Tören ülkemizde daha önce bir yıl HBB’de, iki yıl Kanal D’de, bir yıl Star TV’de ve sonrasında aralıksız olarak 2003’ten itibaren NTV’de/CNBC-e’de yayınlanmış. 2014’te Digitürk almış. (Eğer daha eskiden yayınlanan başka tören yoksa) Türk televizyonlarında yayınlanan ilk tören 63. Akademi Ödülleri olmuş.
Steven Soderbergh, film gibi bir tören hazırladıklarını söylemiş.
Açıkçası bu sene ben de heyecanlı değilim, merak ettiğim için izleyeceğim. Sabahlamaya alışkın biri değilim, Golden Globe için sabahladıktan sonra kendime zor geldim ama Oscar için değer, senede bir gün
Edit: Üç Akademi üyesi, hangi filmlere ve oyunculara oy verdiklerini açıklamış.
Alin Taşçıyan in, Behlil out diyen de var ama elçiye zeval olmaz tabii.
Jodie Foster’ın globes’taki busesi gibi şeyler yaşanır umarım bol bol. :))) Hatta İstanbul Sözleşmesi üzerinden bize minik bir selam yollayan olsa mesela, bekliyorum öyle bir şey, tutuşsa bunlar. Gerçi bu işe kalkıştılarsa hazırlıklıdırlar herhalde anında sansüre. Hissettirmemeyi başarırlar mı o meçhul.
Kadın oyuncu çok muallak. Tanrıçamız Frances McDormand’ımız için 3. kez çok zor görünüyor. Carey Mulligan ya da Viola Davis daha mümkün. Viola Davis’in filmi ömür törpüsüydü. Hatta Oscar sezonundan beni bu yıl soğutan film o olabilir. Başlarda izlemiştim, sıkıntıdan ölmüştüm.
Oscar’dan pek hoşlanmayan Alin Taşçıyan’ın tepkisini merak ediyorum
“Viola Davis’in filmi ömür törpüsüydü.” Valla benim için de öyle oldu. “Animated Short Film” kategorisine varana kadar birçoğunu izlemiştim. Sonra öyle bir koptum ki elim çok adaylığı olanlara bile gitmiyor hiç. Bkz: Mank. Bu arada “The Father”ın başına Olivia Colman olmasına rağmen “Pff Antony Hopkins mi kaldı yea?” diye sıkılacağımı düşünerek oturmuştum ama ağzım açık kalktım. O nasıl bir kurgu öyle, müthiş! Hopkins’ten de özür diliyorum. Şu an ödülü alsa niye aldı demem.
Alin Taşçıyan 2015’te şöyle bir yazı kaleme almış. Özetle, Chicago gibi filmlerin yer aldığı dönemden memnunmuş ancak The Hurt Locker, Zero Dark Thirty, American Sniper gibi filmlerin Oscar’ı domine ettiği dönemden memnun değilmiş. Bu yazıdan hareketle diyorum ki, bu senenin adaylarından memnundur. Oscar tarihinde ilk kez iki kadın yönetmen aday, Chloe Zhao kazanırsa (kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor) ikinci kez bir kadın yönetmen ödülü kazanacak. Promising Young Woman gibi bir filmin 5 adaylığı var. Tarihi bir tören yani, kaçıracağını sanmıyorum. İlla sitem eder ama bu olumlu gelişmeler yüzünden gecede bulunmayı kabul edebilir.
Golden Globe yayınında Melikşah’a ısınmıştım, Oscar yayınında dinlemek istediğim isimlerden biriydi. Başka zamana artık.
Edit: Melikşah dün akşam (20 Nisan akşamı) Instagram’da bir hikaye atmış ve ”Oscar Ödülleri’ni bu yıl TRT almış. Pazar gecesi TRT 2’den canlı yayınlanacakmış tören. Simultane çeviri ekibini zorlu bir mücadele bekliyor. İki insanın öpüşemediği kanalda hangi ”Tüm dünyayla aynı anda”lık bu be TRT’miz?” demiş.
Biraz fazla mesai harcayarak adaylık alan tüm filmleri izleyip sezonu tamamladım. Son yıllarda en içime sinen sezon oldu diyebilirim.
* Nomadland, Promisin Young Woman, Minari, Sound of Metal ve The Father ne alırsa kabulüm.
* Kalitesinden şüphe etmediğim ama ısınamadığım Mank teknik dallarda boy gösterecek. Ki olması gereken de bu. David Fincher’ın teknik virtüözlüğü umarım ödülsüz kalmaz.
* Küflenmiş yapısıyla The Trial of the Chicago 7 ve izleyici dostu olmaktan oldukça uzak Judas and the Black Messiah için yorum yapmasam daha iyi.
* En çok kadın oyuncu dalında arafta kaldım. Kim alırsa sevinir geri kalana da üzülürüm.
It’s (bir kez daha) official. TRT 2. Çünkü bülten göndermişler.
“Alin Taşçıyan, Mehmet Açar ve Akademi Üyesi Zeynep Atakan yorumlayacak.”
Yekta Kopan yanına birilerini de alarak 25 Nisan Pazar, saat 22’den itibaren YouTube Timur Akkurt kanalına geliyormuş Oscar programı için.
Cem Yılmaz, Melikşah Altuntaş, Ceylan Atınç, Armağan Çağlayan, Şebnem Bozoklu, Mert Fırat, Barış Özcan, Hande Doğandemir, TRT 2 yayınında da olan Zeynep Atakan vs. de var konuklarda.
Elon Musk aday mı olmuş? Barış Özcan olduğuna göre
Yekta Kopan’ın yaptığı sağlam hamle olmuş valla. Sansürsüz oluşu, geniş ve iyi bir kadro oluşturabiliyor olması da bir artı (online olması + network). Sosyal medya çağının nimetlerinden biri de bu olsa gerek, artık kitlesi olan herkesin bir televizyon kanalı ve yayın yapma imkanı var. İkiye bölünecek olmak pek hoşuma gitmedi ama takip edebildiğim kadar ederim, yukarıda Yekta Kopan’ı, Melikşah’ı Oscar yayınında görmek isterdim dediğim için susuyorum
Timur Akkurt, ”yayın canımız ne kadar isterse o kadar sürecek, maksat keyifli bir gece geçirelim” demiş. Saat kaça kadar sürecek merak ettim.
Barış Özcan’ı takip etmesem de arada sinemayla alakalı içerikler yaptığına denk geldim, hatta bir kere oğlunun animasyonları yorumladığı bir videoyu izlemiştim, bu sene aday olan Onward’ı vb. anlatmıştı.
Afişte Melis Behlil ve Golden Globe yayınında da yorumculuk yapan Cemre Ebüzziya da var.
Wow müthiş hamle.
En azından en iyi film adaylarını 5/8 yapıp (şu an 2/8
) yetişsem mi acaba?
Yetiş yetiş
Zor ama imkansız değil. Her gün bir tane izlesem The Father, Nomadland, Sound of Metal filmlerini izlerdim/izlemeyi düşünüyorum. Minari’yi merak ediyorum ama hiçbir yerde bulamadım. Diğerlerini (gerek konu gerek süre bakımından) kafam kaldırmaz, ödül kazanırlarsa törenden sonra bakarım belki.
Sound of Metal’le Nomadland’i izledim. PYW, Father ve Minari’yi düşünüyorum.
Promising Young Woman’ı senaryo bakımından çok iyi bulmadım ama fena bir film değil, etkileyici. Carey çok iyi oynuyor, onun için bile izlenir.
Ege Başaran da (bir Youtuber) Yekta Kopan’ın yayınına konukmuş, ayrıca kendi yayınını yapacakmış.
Önceki senelerde bu derece dijital yayın yoktu galiba. Misal BluTV + Altyazı Dergisi de ortak bir yayın yapacakmış.
Melis Behlil, 22:00’de orada yer alacak diye görünüyor. Bunlardaki işi bittikten sonra Kopan’a geçer herhalde. Zeynep Atakan da keza TRT 2’nin yayını başlamadan önce gelir. Umur’un da birden fazla yayına gireceğinden neredeyse eminim.
Ben de törene kadar kalan filmleri izleyeyim. Bunlara biraz bakar 1.30’da da asıl yayına geçerim. Yıllardır Mehmet Açar’ı keyifle dinlerken karşısındaki kişilerin saçmalamasına maruz kalıyordum, bu sene sohbet açısından çeşitlilik olması iyi olmuş. Armağan Çağlayan’ı falan sessize alırım, diğerleri fena durmuyor.
Mehmet Açar ve Alin Taşçıyan zaten trt2’de film öncesi ve sonrası yayınları yapıyordu, uyum sorunu olmaz. Diğer tarafta da Yekta Kopan geleneğinin bozulmamış olmasına sevindim
Geçen yıl Kutsal Motor yapmıştı ama tam bir faciaydı.
Teknik konularda sınıfta kaldıklarını onlar da kabulleniyor, Yekta Kopan’ın ekibi daha donanımlı gelir herhalde. Gerçi zoom’dan olacak muhtemelen ve her türlü sıkıntı olası. En azından birkaçı toplaşebilse keşke.
Tamam, belki Minari’yi izleyemem ama diğer ikisini izleyip töreni de izleyeceğim ben de.
Sokağa çıkma yasağı olmasa belki toplaşırlardı da ta Pazar gecesi için accık zor sanki. Timur Akkurt ve Yekta Kopan yan yana gelir bir ihtimal.
Netflix Mayıs ayı lisanslı içerik listesini bu sefer yayımlamadı mı? Yoksa ben bulmayı mı beceremedim.
Yayınlanamadı desek daha doğru. Çünkü gönderdikleri Excel dosyasını kopyalamaya ve indirmeye kapatmış sivri zekalar.
Netflix şu işi bir türlü beceremedi. Her ay ayrı skandal.
“Nomadland” kesinlikle abartı bir yapım; ayrıca Frances normal bir performans sergilemiş. Missouri’de kesinlikle daha iyi bir roldeydi ve hak etmişti ama Nomadland’de ödül alırsa sevinmem. Carey Mulligan almalı bu yıl.
The Father’ı izledim. İyi film, iyi performans ama Chadwick Boseman’ın alabileceği son ödülken tutup buraya verilecek bir şey yok ortada. Öyle bir şeye kalkışmazlar umarım. Anthony Hopkins’in oscar’a mı ihtiyacı var?
Ben bu sene hiçbir filme bayılamadım. Tutkuyla destekleyeceğim bir film istiyorum. 1 tane bile yeter. Ne sıkıcı bir yıl.
Judas and the Black Messiah güzel film olmuş hatta bunu izledikten sonra
The Trial of the Chicago 7 gözüme çok daha basit göründü. Judas’ı en iyi film kategorisine aldıkları iyi olmuş. Film garip bir şekilde onun karakterini merkeze koyduğu için LaKeith Stanfield’ın adaylık alması da iyi olmuş.
Fakat asıl yıldız tabii ki de Daniel Kaluuya. En iyi yardımcı erkek gecenin en garanti oscar’ı diyebiliriz. Sonuna kadar da hak etmiş, Fred Hampton’ı yaşamış.