- Elizabeth Banks ve Matthew Macfadyen dizisi The Miniature Wife'ın tanıtım videosu yayınlandı.
- A24'ten Texas Chainsaw Massacre dizisi geliyor.
- Netflix animesi BAKI-DOU: The Invincible Samurai 26 Şubat'ta geliyor.
- HBO Max'in aile draması How To Survive Without Me'nin kadrosu yavaştan oluşmaya başladı.
- 26 Ocak-1 Şubat 2026 Reyting Durumları / Yorumları
- Antony Starr, Netflix dizisi Breakers'ın başrolüne geldi.
- Milo Ventimiglia, HBO Max'in American Blue adlı polis dramasının başrolüne geldi.
- Amazon'dan çizgi roman uyarlaması Sex Criminals dizisine onay geldi.
- Gustaf Skarsgård'ın başrolünde olduğu yeniden çevrim Wallander dizisinin çekimlerine başlandı.
- Damon Lindelof The Chain ile HBO'ya geri dönüyor.
- Rupert Friend, Sharon Horgan'ın başrolünü üstlendiği Youth adlı HBO dizisine katıldı.
- 8 diziye yeni sezon onayı: The Lincoln Lawyer, Shrinking, Elle, Sandokan...
- Catherine O'Hara 71 yaşında hayata gözlerini yumdu.
- Channel 4 ve Stan'in Careless adlı gerilim dizisinin yapımına başlandı.
- Aidan Gillen, Anjli Mohindra ve Shaun Parkes, ITV'nin Saviour adlı dizisinin başrolüne geldi.
- Jason Bateman, David Harbour ve Linda Cardellini dizisi DTF ST. LOUIS 1 Mart'ta HBO'da başlıyor.
- BBC Two komedisi Small Prophets 9 Şubat'ta başlıyor.
- 19-25 Ocak 2026 Reyting Durumları / Yorumları
- Senaristler Birliği Ödülleri’nde (WGA Awards) 2026’nın adayları belli oldu!
- Netflix'teki 5 dizi için yolun sonu gözüktü
yorumlar
Aaa Frances de törende. Ben gelmez sanıyordum, adaylığına ve kazanma ihtimaline rağmen gelmese sinir olurdum (bana noluyorsa). O maske takıyor, simsiyah giyinmiş. Chloe aldı ödülü, sıfır sürpriz.
Serbest bıraktılar onu, duyurmuşlardı. Ama takmadan gelin de diyemeyecekleri için ortaya karışık olmuş.
Yönetmen ödülünün bu kadar erken verildiği bir tören hatırlamıyorum.
Arada sözlüğe bakayım dedim de homofobi, ırkçılık, cinsiyetçilik almış başını gitmiş.
Trt’ye boşuna laf ettik
Sunucu olarak Reese’i çıkarıyorsun sonra kısa animasyon dalındaki adayları uzun uzun tanıttırıyorsun, kötü kararlar alınmış bu gece. Teşekkür konuşmaları da uzun zaten.
Ben yatıyorum. Çok kötü bir tören. Kadın oyuncuyu merak ediyorum bir tek. Viola Davis kazanacak gibi geliyor, umarım yanılırım. Carey, o olmadı tanrıçam…
@Vesper
Evet. Konuşmalar sırasında kulaklarım kısa kes müziğini arıyor fondan
Ekşi sözlükte çok büyük bir kesimin homofobik, cinsiyetçi ve ırkçı olduğunu bilmiyor muyduk zaten? Rezil bir yere dönüştü.
Biliyorduk da ne bileyim bu başlığa yazan, izleyen insanlar filmleri hiç mi izlemedi, ödül törenleri hakkında hiç mi fikirleri olmadan geldi. Ben görüşüme aykırı bir şey olsa izlemeye dayanamazdım, yorum da yapmazdım herhal.
Trt hakkında söylenecek çok şey var ama umarım programdaki isimlere haksızlık yapılmaz, bilmediğimiz isimler değil çünkü.
Şu an Carey Mulligan için bekliyorum, zaten sadece 2 kez aday yaptılar, olsun artık.
@tyndale Hayır. Evet.
Bir ara masalara bakarken Misha Collins mi o dedim ama sonra ne işi var burada dedim. Meğerse gerçekten oradaymış, adaylığı yok ama arkadaşı için gelmiş.
My Octopus Teacher en sevindiğim ödül oldu. 8 yaşındaki yeğenimle iki kere izlediydik.
Supernatural başlığına koydum
Uzun ve sıkıcı konuşmaların damga vurduğu gecede Yuh -jung Youn’un samimi konuşması çok iyi oldu, ne kadar sempatik biriymiş, şans kısmı güzeldi. Brad Pitt’in koluna girerek gitmesi de iyi oldu.
Maria Bakalova için adaylık yeterdi zaten tüm dünya tanıdı nasıl olsa, bundan sonra durmaz.
Glenn Close rekora ortak oldu. En çok aday gösterilip alamayan olarak. Ona üzülsem de Yuh-Jung Youn’un enerjisine hayran kaldım. Gecenin en iyi konuşmacısıydı sanırım.
Mank de beklenen ilk ödülünü (prodüksiyon tasarımı) aldı. Bu gece hiçbir yapımı eli boş yollamayacaklar belli ki, bir Irishman vakası yaşanmayacak.
Sinematografiyi de aldı, Nomadland’in alması bekleniyordu. İyi bari.
Büyük Oscar Nomadland’e gidecek nasıl olsa, küçükleri Mank’in toplamasına sevindim.
Ek: Mehmet Açar söyledi Mank ile görüntü yönetimi/yapım tasarımı ödülünü alan Mindhunter’da çalışan isimmiş, iyi olmuş.
En İyi Kurgu’yu Sound of Metal alsa keşke, hadi inşallah diye içimden geçirdim ve aldı da. Törenin başından beri ilk kez bu kadar sevindim, gecenin bu saati olmasa havalara uçabilirdim (yine bana noluyorsa).
Harrison Ford’un favori filmim Blade Runner hakkındaki konuşması
Soul’un müziğini yapan abi “12 nota vardı” girizgahlı konuşmasıyla Serdar Ortaç’a gönderme yapmak istiyor sanırım.
Lan ne iki yüzlü insanlarsınız, dakikalar boyunca Tyler Perry övdüler, yardımları yapıyordur ama sektördeki sendikaların anasını ağlatan adam bu değil mi, tabii leş filmleriyle o kadar çok para kazanınca yalakalık yapacaklar.
En iyi film Oscar’ı erkek ve kadın oyuncudan önce geliyor
Nomadland. Şaşırtmadı. Mantıklı bir karar çünkü geçtiğimiz sene oyunculuk dalları garantiydi, bu sene film garanti. Sürprizi sona saklıyorlar işte.
En iyi filmde Nomadland bekleniyordu zaten, bari en merak edilen kadın oyuncuyu sona bırakın. Soderbergh sapıtmış biraz.
Frances aldı. Gönlüm Carey’deydi, başka bahara kaldı.
Kadın da sürpriz yoktu.
Chadwick için sona bıraktılar.
Chadwick alırsa duygusal bir kapanış olur diye düşünmüştür o.
Vermediler.
Olsundu. Ben Anthony dedeyi istiyordum söylemesi ayıp. O da gelmemiş gerçi. Haksız da değil.
TRT’nin yayını pek de hoşuma gitmedi. Törenin kendisi zaten gitmedi. Hatta o neydi öyle? Altın Küre’nin yanından geçemedi mesela. Ödüllerse çoğunlukla beklendikti tabii ki.
93’ü de devirdik nihayetinde. Next.
Carey Mulligan’dan hem ödülü çaldınız hem de ismi okunurken kızı karanlıkta bıraktınız, bari yüzünü görebilseydik
Frances’ın birkaç cümle ile teşekkür edip gitmesi iyi oldu, istedikleri şovu alamadılar. Kadın 4.ödülünü aldı, versenize hiç almayan daha heyecanlı birine.
Tatsız tuzsuz bir tören oldu. Sunucusuz olmuyor demek ki. Zorlamamak lazım
Ödüllerde de pek sürpriz yoktu. Çoğunluğun tahminler tuttu.
Altın Küre yayını çok daha iyiydi. Soderbergh film gibi tören hazırladık dedi ama hiç olmamış bu. Anthony Hopkins bağlansaydı keşke.
İnsan bir kapanış yapardı yahu. Löp diye bitirdiniz yayını.
Son iki ödül hakkında konuşmaya tenezzül bile etmediler TRT’dekiler.
Her açıdan garip bir tören oldu.
Bir de söylemesi ayıp kapanışı niye İstiklal Marşı’yla yaptık ki? Onu da anlamadım ben.
İstiklal Marşı bu yayına özel değil, her sabah 6’da yayını İstiklal Marşı’yla açıyorlar. Televizyonu bilhassa kapatmadım, törenin genel gidişatı ve oyunculuklar hakkında yorum yaparlar diye ama hemen bitirdiler. İzlemesem de olurmuş, o günleri görmek kısmet olursa ve beni heyecanlandıran bir film/oyuncu olmazsa seneye izleyeceğimi sanmıyorum.
Soderbergh çok eleştiri alacaktır, hak etti, Boseman ile dramatik bir kapanış yaparız derken Anthony Hopkins iplemeyince ellerinden patladı, tak diye bitti tören. En iyi film önceden verilir mi, gereksiz şov (Bu filmlerinde de bunu yapıyor bazen
) Bir de kaybettiklerimiz kısmında bazı isimler hızlandırıldığı için büyük ayıp yaptılar, boşuna risk bir sürü eleştiri getirecek.
Umarım reytinglerde patlarlar, içim şişti içim. Yan kategori ve altı olarak sayabileceğimiz her yerde adayların sektöre nasıl başladığını uzun uzun anlattılar, çok kötüydü.
Hazır yayın açıkken Mehmet Açar’ın ara ara yorumlarını da dinlerim diye devam ettim. Trt2’de Alin Taşçıyan ile film önü ve film arkasını birlikte çektikleri için uyumu bozmayalım diye düşünmüşler ama bir ara Alin hanım ben zaten Oscar izlemiyorum dedi. Yekta Kopan-Mehmet Açar ikilisi geleneği bozulmasaymış keşke.
Ödüllerde sürpriz arayanlardan değilim Hopkins için sevindim ama Carey Mulligan biraz üzdü, seneye artık.
Evet o pek hoş olmadı. Sean Connery ve Chadwick’e beş saniye ayırdılarsa diğerlerini bir saniye dahi olmadan geçtiler. E tamam biz de biliyoruz ‘star’ların diğerlerine göre ağırlığı olduğunu da diğerleri insan değil mi, hepsine eşit süre tanıyın (iki üç saniye yeterli) devam edin işte. Chadwick’i sona koyup Renee’ye bağlayınca kesin Chadwick alır dedim. Kadın oyuncuya kadınları, erkek oyuncuya erkekleri takdim ettirmişler, yine bir geleneği değiştirmişler. Çorba olmuş bu yıl.
Geçen sene Knives Out filminin En İyi Orijinal Senaryo dalında yarıştığı aklıma geldi, Christopher Plummer’ı anma kısmında görünce tuhaf hissettim nedense.
Bu arada twitterda herkes en iyi erkek oyuncu dalında yaşananları konuşuyor, son sırada verilmesi, Boseman alacak hissi uyandırmaları, Hopkins’in gelmemesi (adam 83 yaşında, bir zahmet gelmesin) Şimdi yapımcılara sormak lazım Nomadland’e yazık olmadı mı, asıl onun konuşulması lazımdı. Yönetmenlik ödülünü törenin başlarında verdiler, sonra da tüm gözler büyük ödülde olması gerekirken arka plana attılar. Gerçekten çok saçma bir olay.
Adamın tabii ki oraya gelip kendini riske atacak hali ve o tantanayı kaldıracak enerjisi yok ancak online bağlansaydı, önceden bir video gönderseydi ya da onun yerine başka biri (onun döneminden usta bir oyuncu ya da genç kuşaktan ümit vadeden biri, hem gelecek nesille arasında bir köprü oluşturmuş olurdu) ödülünü alsaydı keşke. Gerçi bunu düşünebiliyorsam Soderbergh de hayli hayli düşünebiliyordur herhalde. ”Anthony Hopkins kazandı, tamamdır, hadi iyi geceler, dükkanı kapattık” tutumunu doğru bulmadım. Hadi tören öyle oldu, bizimkiler de yangından mal kaçırır gibi kapattılar, yoruldular ya da yayın süreleri bitti herhalde.
@lukedanes_jakeperalta bizdeki çoğu Oscar yayınında bitince keşke biraz daha konuşsalardı dediğimi hatırlıyorum ama evet burada 1 dakika ayırsalardı bari.
Hopkins işini düşünmedikleri o kadar belli ki, adam kendi ülkesindeki Bafta’ya bile uzaktan bağlanmadı hatta kazanınca ”yan odadaki sesleri duyunca maçta gol oldu falan sandım” açıklaması var
Ve geçen sene The Two Popes Oscar adaylığına da gelmemiş. Bu bilgiler varken ödülü sona koyanlar harbiden batırdılar.
@Vesper evet geçen sene de törene katılmamıştı ancak kazanma ihtimali çok düşüktü, Brad Pitt’in kazanacağı kesindi. Bir de Mehmet Açar, bu yıl En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu kategorisinde iki aday olunca şaşırdım dedi ancak geçen sene Irishman da iki aday (Al Pacino ve Joe Pesci) çıkarmıştı.
Frances Mcdormand’ın uluması, Nomadland’in sound mixer’ı Michael ”Wolf” Snyder’ı anmak içinmiş. Ben filme gönderme olduğunu zannetmiştim. Snyder bir ay önce intihar etmiş. Frances de böylece onu anmış.
Regina King’in Shaka King’i (Judas and the Black Messiah filminin yönetmeni) ”Kuzenim… değil tabii ki” gibi bir şey diyerek tanıtması
TRT’nin Oscar stüdyosu çok beğenilmiş. Galiba Hülya Koçyiğit’in programını yaptığı stüdyoyla aynı yer (2 şeklindeki masadan hareketle konuşuyorum) ama green box’la büyüleyici bir yer haline getirmişler.
Bir de Soderbergh’in hazırladığı video/klip vardı hani, sırf onun için tören iki ay ertelenmişti. Ben mi kaçırdım?
Kraliçe ya, kılını kıpırdatmadan 3. Oscar’ını aldı. Meryl Streep duvarları yumrukluyordur. 4.’yü neyle alıcam diye menajerinin kafasını şişiriyordur şimdi.
Yapımcı olduğu için de +1 Oscar alınca 4 Oscar’ı olmuş oldu bu arada
https://www.youtube.com/watch?v=XSPMwkWjBFc
29 Nisan 19.00’dan; 17 Mayıs 05.00’e kadar tam kapanma
https://mobile.twitter.com/secimhaberpor/status/1386723564477460480
Oscar tekrarı başlamış, altyazılı değil dün akşamki çeviri. Araya bizimkiler de girmeyecek, kesintisiz tören. İzlemek isteyenlere duyurulur.
Tam kapanma bir daha olmaz gibi geliyordu, oldu. Ne desem bilemiyorum artık her şey kontrolden çıktı. Yeter artık
Dizi/tv/radyo/gazete/dergi çalışanları (yine/geçen seferki gibi) muafmış bu arada.