Türü: Polisiye – Drama

Yaratıcısı: Hart Hanson

Yayın tarih aralığı: 13 Eylül 2005 – Hala devam ediyor.

Bölüm süresi: 42 dakika

Yayınlandığı kanal: FOX

Türkiye’de yayınlandığı kanal: FX

Bu kemikli güzel dizimizi yakından tanımak isteyenler; buyurun yazının devamına:

Jeffersonian Enstitüsü‘nün Adli Bilim Departmanı’nda, tanımlanamaz hale gelen cesetler üzerinde çalışmalar yapan Dr. Temperance Brennan ve ekibinin; FBI çalışanı Seeley Booth‘la yollarının kesişmesiyle başlayan dizimiz, bu eğlenceli yeni ortaklığın polisiye maceralarını konu alıyor.

Bones dizisi, -uzaktan da olsa- yazar ve bilim kadını (adli antropolog) Kathy Reichs‘ın hayatına ve eserlerine dayanıyor. (Üstelik Reich, dizini başrol oyuncuları Emily Deschanel ve David Boreanaz ile birlikte dizinin yapımcıları arasında.)

Birer antropolog, entomolog, FBI ajanı, adli canlandırma ve yeniden yapılandırma sorumlusu ile antropoloji asistanından oluşan ekibimizi ispiyondan uzak bir şekilde daha yakından incelersek…

Temperance Brennan (Nam-ı diğer Bones)

Emily Deschanel

Alanında kitap bile yazmış olan Bones, üstün yeteneklere sahip, birçok vakada bilirkişi olarak danışılan, tanınmış bir kemikbilimci. Ekibinin de yardımıyla, bir iskeletten yola çıkarak çözemeyeceği vaka yok. İşini ve ekibini çok seven Bones’un hayatı, işinden oluşmakta ve buradaki başarısını sosyal hayatında göremiyoruz. 15 yaşında ailesinden ayrı düşmüş ve sonucunda evlatlık sistemine dahil olmuş. Henüz, geçmişini arkasında bırakabilmiş değil.

Seeley Booth (Nam-ı diğer Booth)

David Boreanaz

Eskiden orduda görev almış, bir dönem de keskin nişancı olarak çalışmış olan Booth, ekibimizin FBI tarafı. Geçmişini arkasında bırakmış gibi görünen Booth da aileden yana pek şanslı değil. Ayrı olduğu sevgilisinden bir çocuğu var ve velayeti annesinde olan oğluyla yeterince zaman geçirememekten şikayetçi. İnsanları ve davranışlarını okumakta çok yetenekli. İnek tayfa diye seslendiği ekiple de arası çok iyi. Karizmatik biri ve bunun da farkında, aynı zamanda dizinin neşe ve espri kaynağı.

Çıkışını çok önceden Buffy dizisiyle yapan ve Angel dizisiyle de devam ettiren David Boreanaz’ın, yeni dizisinde de istikrarlı bir şekilde ilerlediğini görmek güzel. Önceki iki dizide aynı vampiri canlandıran aktörümüz, farklı bir karakterin de altından başarıyla kalkabileceğini bize Booth karakteriyle gösterdi.

Angela Montenegro

Michaela Conlin

Kafatasından fiziksel özellik tayini yapan, kısacası maktulun yüzünü ortaya çıkaran Angela, bu konuda tam bir uzman. Karmaşık vakalarda cinayeti simülasyon şeklinde canlandırarak, olayın çözülmesine yardımcı olan Angela, aynı zamanda Bones’un da en iyi arkadaşı (Bones’un pek arkadaş edinemediğini göz önünde bulundurursak). Duygusal bir kişiliğe sahip Angela’nın cesetlerle arası pek iyi olmasa da insanlarla iletişiminin çok iyi olduğunu söyleyebiliriz.

Jack Hodgins

Erin Brockovich

Böcekbilimci, aynı zamanda toprak ve su alanları konusunda uzman olan karakterimiz; cesetlerin üzerine yapışan topraktan, böceklerden cinayet yeri, zamanı tayini yapıyor. Toprak, mineral tiplerinin coğrafi dağılımı konusunda oldukça bilgili. Ultra zengin bir ailenin tek varisi olan karakterimiz, aynı zamanda çalıştığı enstitünün ana sponsorlarından da biri. Mütevazi bir yaşam sürmeyi seven Jack, şimdilik bu bilgiyi ekip arkadaşlarından gizli tutmakta.

Zack Addy (Nam-ı diğer Zackaroni)

Eric Millegan

Ekibimizin çaylağı da diyebiliriz. Dr. Brennan’ın tez öğrencisi ve enstitümüzde asistanlık yapmakta. Bulunduğu ortama aykırı bir görünüşü olan ve bundan da az çekmeyen Zack, bir yandan kemikler konusunda Bones’a yardımcı olurken, bir yandan da doktorasını tamamlamaya çalışıyor. Çok zeki bir karakter. Bu zekası sayesinde de ekibin önemli bir parçası olmayı başarmış. Olası cinayet yöntemleriyle ilgili deneyler yapmaya bayılıyor. En iyi arkadaşı Hodgins.

Muhteşem İkilimiz: Bones(solda) ve Booth(sağda)

Her bölüm başka vaka şeklinde ilerlese de karakterlerin kendi aralarındaki ilişkileri dahilinde küçük bir ana konudan bahsetmek de mümkün. Genel olarak, FBI ile Adli Bilim Departmanı’nın suçlulara karşı ortak yürüttüğü bir çalışma diyebiliriz. Bones ve Booth; ikisi de kendi alanlarında yetenekli karakterler. Bones daima gerçekler ve delillerle mantıklı (bazen bir androidi hatırlatacak derecede mantıklı) yaklaşmaktan yanayken, Booth ise içgüdülerine güvenen, pratik zekalı ve -Bones’a oranla- çok daha duygusal biri. Birbirlerine zıt kişiliklere sahip gibi görünseler de zamanla, aslında ne kadar uyumlu olduklarını fark ediyorsunuz. İkisi de birbirine değer veriyor; daha önemlisi sonuna kadar güveniyor. Eh, uyuşmayan yönlerinden de biz izleyicilere eğlenceli sahneler çıkıyor.

Peki bütün dizi bu 5 karakter üzerinden mi yürüyor? Tabii ki hayır. İlerleyen bölümlerde aramıza katılan yeni karakterler de kendilerini en az baş karakterlerimiz kadar sevdirmeyi başardılar. Eğer siz de “birazcık ispiyon tanıtımın tuzu biberidir” diyenlerdenseniz; çok kısa bilgilerin yer aldığı gelecek sezonlarda göreceğimiz karakterlere değinelim. Yok ben istemem derseniz; henüz burada işiniz bitmedi. Karakter tanıtımlarını hızlıca geçin, sonra okumaya devam edin.

 

İkinci sezonla aramıza katılan Camille Saroyan; Tamara Taylor tarafından canlandırılıyor. Bölümün bütün yaptıklarından kendisi sorumlu. Alınan bütün kararlar da kendisinin onayından geçmek zorunda. Başına buyruk çalışan Bones’umuzun ise boyun eğmeye hiç niyeti yok.

Üçüncü sezonda aramıza katılan Lance Sweets ise John Francis Daley tarafından canlandırılıyor. Kendisi bir FBI psikoloğu olup; sürekli birbirine zıt düşen ikilimizi çözümlemekle görevlendiriliyor. İkilimiz de bunu pek kaale almayınca bize yine izlemelik eğlence çıkıyor.

Bu kadar kemik çıkar da bunun mahkemesi olmaz mı? Olur tabii. Mahkeme salonlarında her zaman ekibimizin yanında olan Caroline Julian ve birbirlerine rakip olmalarına rağmen evliliklerini keyifle yürütmeyi başardığı kocası Daniel Goodman.

Gelelim asıl eğlenceli tayfaya. Her bölüm bir vaka olur da; her bölüm bir stajyer olmaz mı? Birbirinden renkli karakterleri olan bu stajyer tayfamız farklı farklı vakalarda ekibimize yardım ediyor. Bir zamandan sonra sıradanlığa bağlayacağından korktuğunuz vaka olayı da bu stajyerler sayesinde eğlenceye dönüşüyor. Kimmiş bu stajyerler:

Vincent Nigel-Murray. Ryan Cartwright tarafından canlandırılıyor. Çok fazla gereksiz bilgiye sahip olması ve bu bilgileri yerli yersiz (daha çok yersiz) ekibin kalanıyla paylaşması herkesi bezdirse de; çok sevildiği bilinen bir gerçek. (Benim en sevdiğim stajyerdir kendisi.)

Wendell Bray. Michael Grant Terry tarafından canlandırılıyor. Maddi durumu çok iyi olmayan, ancak mesleğini çok seven karakterimiz yine herkesin sevgisini kazananlardan. Buz hokeyine ilgisi sayesinde kolay kolay stajyer beğenmeyen Booth’un bile sempatisini kazandı.

Daisy Wick. Carla Gallo tarafından canlandırılıyor. Çok zeki ama zekasını aynı oranda havalı şekilde kullanmayı başaramayan bu stajyerimiz, ekibimizin papatyası. Hoş! ses tonu ve bitmek bilmeyen konuşmalarıyla ekibin de sevmeye doyamadıklarından! Tanımak için bir bölüm izlemek yeterli gelecektir.

Clark Edison. Eugene Byrd tarafından canlandırılıyor. İş yerinde özel konuşmalardan aşırı rahatsız olan bu stajyerimiz, iş yerinde özel hayatın dibine vuran esas karakterlerimiz arasında neler çekiyor tahmin edebilirsiniz. Bazen sırf onunla uğraşmak için abarttıkları da olmuyor değil hani.

Colin Fisher. Joel David Moore tarafından canlandırılıyor. Ekibin depresifi. Resimde de gördüğünüz iç karatan ifadesi ve aynı kararda muhabbetiyle, konuşma sonrası hayata küsmemeniz sürpriz olur. En karamsar düşünceleriyle ekibe nasıl zor anlar yaşattığını tahmin edebilirsiniz.

Arastoo Vaziri. Pej Vahdat tarafından canlandırılıyor. Müslüman olan karakterimiz aralarda “NAMAZ SAATİ” deyip kaçarak ekibin ilgisini baştan çekmeyi başarıyor. Aksanıyla da grup içi muhabbetlere konu olan karakterimiz başta garip karşılansa da sonradan hemen kendini sevdirenlerden.

Karakterlerin olduğu kadar, oyuncuların da birbiriyle uyumu mükemmel. Daha ilk bölümden bütün oyunculara alışıyorsunuz. İlk hikayede dizi, sizi içine çekmeyi başarıyor.Bu başarı sayesinde, yayınlandığı süre içerisinde birçok farklı ödülde (hem oyuncu, hem dizi, hem de bölüm olarak) adaylığı bulunan dizimizin adaylıklarını sıralarsak;

  • 2007 Image Awards adaylığı (Craig Ross Jr, Aliens in a Spaceship bölümü yönetmenliği)
  • 2006 Satellite Award adaylığı (Emily Deschanel, en iyi kadın drama oyunucusu)
  • 2007 Teen Choice Award adaylığı (Emily Deschanel, en iyi kadın drama oyuncusu)
  • 2006 Teen Choice Award adaylığı (David Boreanaz, en iyi erkek drama oyuncusu)
  • 2007 Genesis Awards (Hayvanlara yapılan zalimliğe karşı en iyi destek)

Geçtiğimiz aylarda (bazı nedenlerden 13 bölümlük olsa da) 7. sezonunu arkada bırakan Bones, 8. sezon onayını da almış durumda.2011-2012 sezonunda (7. senesini doldurmak üzereyken), The Finder isimli bir uzantısı (spin off) piyasaya sürüldü; ancak -Bones’la apayrı kulvarlarda olmasından ötürü olsa gerek- The Finder, tutulmadı ve iptal oldu. Bones’un ise bir süre daha ekranlardan ayrılmaya niyeti yok gibi.

Bu güzel dizi bence şans verilmeyi hak ediyor. Eğlenceli bir posterden sonra sizi tanıtım videosuyla baş başa bırakıyorum.

 

Bones ve Booth izleyecek olanlara teşekkür ediyor ve iyi seyirler diliyor.