Netflix bizleri bu ay yeni bir dizi ile buluşturdu: Living with Yourself

Dizimiz 18 Ekim’de tüm bölümleriyle geldi. İlk sezonu 8 bölümden oluşuyor ve henüz ikinci sezon hakkında bir haber yok. Bölüm süreleri 21-35 dakika arasında değişiyor.

Dizinin yapımcılığını ve yazarlığını Timothy Greenberg, yönetmenliğini ise Jonathan Dayton ve Valerie Faris yaptı. Ayrıca başrol Paul Rudd da dizinin mutfağında bulunan isimlerden birisi.

Konu kısmı ilk bölümden ispiyon (spoiler) içermektedir, haberiniz olsun.

Miles Elliot (Paul Rudd), hayatının akışından oldukça sıkılan ve artık yaşamaktan bir zevk almayan birisidir. Eşiyle çocuk yapmaya çalışıyordur; ancak olmuyordur ve eşiyle de arasına biraz soğukluk girmiştir. Bir de üstüne işinden oldukça sıkılınca hayattan hiç zevk alamayan çekilmez birine dönüşüverir. Bu durumunu gören bir arkadaşının rahatlaması için önerdiği bir şeyi denemek ister.

Burası bir spa salonu gibi gözükse de aslında insan klonlama merkezidir. İnsanları klonlayıp, gerçek bedenlerini gömüp, ölüme terk ediyorlardır. Miles, bunlardan habersiz buraya gider. Klonlama sırasında yapılan bir hata sonucu canını kurtarır ve hemen evine doğru kaçar; ancak hiç beklemediği bir şey olmuştur, kendisinin klonu evinde onun yerine geçmiştir. Bunun üzerine işler oldukça karışır.

Kate (Aisling Bea) ise eşi Miles’ın durumundan sıkılmış ve kendine yeni heyecanlar aramaktadır. Aynı zamanda mimardır.

Ayrıca Miles’ın üvey kardeşi olarak Alia Shawkat ve iş yerinden arkadaşı olarak Desmin Borges dizide rol alıyor.

Dizi, Paul Rudd yüzünden radarıma girmişti. Bölüm süreleri ve sezonu kısa olunca da bir çırpıda bitti; ancak böyle önerebileceğim aman aman bir dizi olmadığını söyleyebilirim. Paul Rudd ve Aisling Bea sayesinde güzel aktı benim için ve izlediğime pişman olmadım. Boş vaktiniz varsa, iki oyuncuyu seviyorsanız deneyin diyebilirim. İkinci sezon için yapılan bir yol var ama iptal olsa da çok sıkıntı olmaz benim için. Devam ederse daha iyi olma potansiyeli var.

İzleyecek olanlara iyi seyirler.

TANITIM FRAGMANI