Ted Lasso – Tanıtım
167 yorum pirate 20 Ağustos 2020 09:53

Apple TV+’ta 14 Ağustos’ta Ted Lasso isimli yeni bir komedi dizisi başladı. Söz konusu tarihte ilk 3 bölümüyle görücüye çıkan dizi, cuma günleri haftalık olarak yayınlanmaya devam edecek. İlk sezonu 10 bölümden oluşacak olan spor temalı komedi dizisi 2. sezon onayını da şimdiden cebine koydu.
Dizinin yaratıcıları Jason Sudeikis, Bill Lawrence, Brendan Hunt ve Joe Kelly. Yapımcı koltuğunda bu dörtlüye Jeff Ingold, Liza Katzer, Bill Wrubel ve Tina Pawlik gibi isimler eşlik ediyor.

Hikayemiz, sıradan bir kariyere sahip olan ABD vatandaşı bir Amerikan futbolu koçunun bir İngiltere Premier Lig futbol takımının başına teknik direktör olarak getirilmesiyle başlıyor. Söz konusu çiçeği burnunda teknik direktörümüz Ted Lasso, futbol hakkında doğru düzgün bir şey bilmiyor. Amerikan futbolu koçluğu kariyeri de pek parlak sayılmaz. 2. ligde sıradan bir kariyeri olmuş. Daha çok internette yayılan bir video dolayısıyla tanınmakta. Ted’in maç kazanma ve başarı elde etme üzerine bir hırsı olduğunu da söyleyemeyiz. Daha çok sporcularının kişisel gelişimlerine, birbirleriyle olan iletişimlerine ve takım birliğine odaklanan, disiplinden uzak bir tarzı var.
Peki, Ted Lasso’nun bu görevde ne işi var? Takımın taraftarlarının ve basının anlamlandıramadığı bu görevlendirmenin arkasında yatan sebep ne?
AFC Richmond isimli kulübün başkanı olan Rebecca Welton, bu görevi yeni boşandığı eşinden miras devralmış. Eski eşine büyük nefret duyan Rebecca, takımın Ted’in yönetiminde başarısızlıktan başarısızlığa koşacağına inanıyor ve bu durumun da takıma büyük değer verdiğini bildiği eski kocasını çıldırtacağına inanıyor.

*Rebecca Welton karakterine Game of Thrones ve Krypton dizilerinden anımsanabilecek Hannah Waddingham hayat veriyor. Ted Lasso karakterini ise Jason Sudeikis canlandırıyor.
*Yardımcı antrenör Beard rolünde Brendan Hunt karşımıza çıkıyor. Asabi takım kaptanı Roy Kent karakterinde Brett Goldstein karşımıza çıkıyor.
*Takımın kibirli yıldız oyuncusu Jamie Tartt karakterini Phil Dunster canlandırıyor. Jamie’nin modellik yapan ve Ted ile iyi anlaşan çekici sevgilisi Keeley Jones karakterinde ise Dirty John ve Vinyl dizilerinden hatırlanabilecek Juno Temple‘ı izleme fırsatı yakalıyoruz.

Nick Mohammed ve Jeremy Swift gibi isimlerin de yer aldığı kadronun tamamına şuradan göz gezdirebilirsiniz.

Dizinin yayınlanan 3 bölümünü izlemiş bulunuyorum. Beklentiyi yüksek tutmamak kaydıyla başına oturduğunuz takdirde yeterince eğlenebileceğinizi düşünüyorum. Bu 3 bölümlük süreçte daha çok Hannah Waddingham’ı izlemekten keyif aldığımı söyleyebilirim. Juno Temple ve Jason Sudeikis de idare ediyorlar. Kadronun kalan kısmı ise yetersiz geldi şu an için bana.








yorumlar
2×04 christmas bölümü olarak da ted lasso bölümü olarak da çok tatlıydı. 3ten başladığım için ilk 2 bölüme dönmek sıkıcı hissettirmişti ama 3 ve peşine 4 muhteşemdi bence. bu ekip efsane ya. ayrıca rebecca nın sesi çok güzel. ayrıca üstteki iki dileğim de kabul olduğu için teşekkürler. keşke 3-4 yıl sonra başlasaydım dedirtecek bitirdiğimde.
benim yorumum mu silinmiş ben mi sildim yoksa?
birincisi draması ağırlaştı, komik sahne neredeyse kalmadı. karakterler bir anda topluca moda girmiş gibi hissediyorum. rebeccanın kankası ara ara uğrayıp modu yükseltmese çöküp kalacaz. herkes buhrandan buhrana koşuyor bu sezon. tam karakterleri tüm derinlikleriyle ele alın da bunu sezonlara ve karakterlere dengeli yaysaydınız.
ikincisi süreler çok uzadı. hem bölüm sayısının hem de sürelerinin artması kötü etkilemiş. bi bakayım dedim. 5 saatten 8 saate çıkmış. geçen sezon standartında 16 bölüm eder bu dizi için çok fazla. umarım eski 30dklık 10 bölümlük versiyonuyla dönerler.
@dkamoy: Cenaze bölümünde mi bahsediyorsun?
@abidin77 Yok son bölümden bahsediyordum. Sen şimdi böyle deyince özgün’ün henüz oraları izlemediğini algılayıp yorumumu sildim. Teşekkürler.
2×11 veda zamanı gelince fark ettim ki bu sezonun en güzel yanlarından biri terapist sahneleriydi. hoş bir karakter eklemesi oldu.
ve trent from independent: adamsın!!!!
yalnız ben nathan dan çok daha pis işler beklemiştim. ted in durumunu açık etmesi iğrençti tamam ama ben gizli gizli rakibe bilgi sızdıracak falan sanıyordum. meğer cenaze sahnesi iş teklifiymiş. temiz hallettiler nathan olayını. hemen herkes biliyor nasıl bir pislik olduğunu hem de kendi defolup gitti. huzura erdim. umarım bir daha suratını uzun süre görmeyiz.
ted rebecca her zamanki gibi izletti kendini. futbolcular da geçen sezon daha ön plandayken bu sezon biraz sahne verimleri düştü gibi hissediyorum. sam e çok odaklandılar ve bence biraz gereksizdi o kadar sahne ayrılması. ki jamie güya stardı ama silik kaldı. roy john casey e evrildi hırlamalarıyla.
yalnız roy keeley son sahnesi ne alakaydı anlamadım. roy öğretmen, keeley jamie sinyalleri verdiler ama ilerlemediler sonra. herhalde gelecek sezon ilişkileri bozacaklar. kötü de olmaz. seviyorum ikiliyi ama donuklar.
ted rebecca yapmasınlar istiyordum en baştan beri aralarındaki ilişlkiyi çok güzel götürdüler 2 sezon. ama işler farklı yöne kayarsa artık itiraz etmem. senarist duygularımı bilsin istedim.
nathan son sözüm sana tekrar. cehennemin dibine kadar yolun var ezik. adamların tırnağını hak etmiyorsun. şükret seni kapıya koymadılar onca şeyden sonra. onurunla ayrılabileceğin kadar değer vermişler yine sana.
dkamoy : düt dü dürüt düüü…
bunu yeni anladım ne alaka diyordum.
Ocak sonu gibi 3’ü çekmeye başlayacaklarmış.
Jason Sudeikis ve Keeley Hazell (Bex) sevgili gibi.
Ted Lasso — The Missing Christmas Mustache
+Jodi Balfour
3’te bitecek gibi duruyor.
Bunların 3’te bitişi gün geçtikçe ciddiye biniyor.
Ted Lasso ve AFC Richmond’ı FIFA 23’e eklemişler.
Becky Ann Baker: Ted Lasso’nun anası
artık geleydi iyiydi.
Mart gibi gelecek diyorlar.
hoş gelsin.
Bahar aylarıç
First Look
Fragman S3
Season 3 Official Trailer
Poster
İlk dört bölümün süreleri 44-50 dk. arasındaymış.
Aman aman özlediğimi iddia edemem ama bulmuşken bunayacak halim de yok. Kendi çapında bir bölümdü. 30 dk. komşuluğunda bölümleri tercih ederim bu arada.
Üstündeki baskı için Nate’e üzülmeyi ya da sempati beslemeyi düşünmüyorum. Hatta Richmond en azından bunları yense niye demem. Ted’in kendince insafa gelesi tutmasın yeter.
3×02 üzerine:
– Dün Chelsea’nın bölüm için attığı tweete denk geldim. Haberleri vardı demek.
– Bu bölümün yıldızı Roy Kent oldu haliyle.
– Ted’in Hallmark filmi sevgisi kalp ben.
Trent’in de Birsen Altuntaş gibi “Ama ben gazeteciyim” diyesi tutar mı acaba? Kitap çıktığında anlarız, belki de isim vermez.
Ayrıca nazar değmese bari. Takıma yani. West Ham maçı ne zamandı sahi? Bu gidişle o maçta Zava’ya bir şey olur da neyse. Kazansalar yeter.
S03E02
İbra’dan ilham aldık; sizler için yarattık.
Hoş gelmiş. Renk katar illaki.
S03E03
‘Yürüyen Ego’ Zava yükseltti varlığıyla yeniden diziyi. Shandy de dış kulvardan makul bir katkı sağladı denebilir. Sönük geçen ilk 2 bölümün üstüne iyi geldi bu bölüm cidden.
Önceki sezonlardan Andrea Anders, Sarah Niles, Ellie Taylor ve Phoebe Walsh gibi isimlere de küçük küçük selam verdirtmeleri hoş olmuş ayrıca.
S03E04
Şu 2 bölüm gösterdi ki bu sezon saha içi konusunda görsel açıdan daha özenliler. Ted’in saha kenarı performansı hala aynı umursamazlıkta ama.
Bari berabere kalsalardı… Yine de karakter gelişimi açısından hiç de fena ilerledi. Ee, ne olacak şimdi?
3×06 üzerine:
– Trent’in de gay olduğu üzerine düşünmemiştim. Colin ile duo oldular.
– Takımın bir şeye karar veremeyip yastık savaşı yapması, Ted’in Amerikan restoranına gitmesi, Rebecca’nın tanıştığı adam, Leslie ve Will’in caz kulübüne gitmesi, Roy ile Jaime’nin bisiklet macerası derken herkesin payına bir şeyler düştü.
Keeley’i ve Beard’ı da biraz gösterseler olurdu bu arada.
S03E05
Belden yukarısı Elvira; belden aşağısı Emine.
S03E06
‘Bir Amsterdam macerası’
Ruhu olan bir bölümdü denebilir. Ve muhtemelen sezonun en yüksek IMDB puanlı ve en akılda kalıcı bölümü olacak.
Keeley hariç herkesin payına bir şeyler düşmüş. Grubu 6’e ayırıp 6 kanaldan yol almayı tercih etmişler. Bu 6 kanal arasından en çok Rebbeca’nın kanalından keyif aldım elbette. Ted’in kanalı en kötü başlayan oldu ama sonradan biraz olsun toparladı. Trentlerin kanalı ve Leslielerin kanalı daha az izlenir durumda olan kanallar oldu benim radarımda. Bu kadar kanal açmışken bir kanal da sezonun anlamlandıramadığım bir şekilde ısrarla geri planda bırakılan adamı Sam’e açsalardı da kendilerini affettirselerdi demedim değil. 7. kanal Sam-Keeley olsaydı mesela.
Böyle bir bölümün sezon bitmeden geleceği belliydi. Yalnız biraz klişe işlediler, daha sağlam bir anlatım tercih ederdim. Roy’un basın toplantısı muhtemelen en iyi tarafıydı.
Dizide güncele yetiştim. Üçüncü sezonda gayet güzel gidiyor ama yarım saatlik bölüm sürelerinden ne ara 63 dakikalara çıktık ya tek sıkıntı benim için uzun bölüm süreleri oluyor. Onun dışında aynı tat aynı dizi devam. Seviyoruz.
S03E07
Güzel bölümdü. Benim radarımda bu sezonun en iyisiydi hatta.
-Geçen bölümün ardından gelen Sam yorumuma cevap olmuş adeta. Epey süre almış bu bölüm. Pek ilgi çekici bir hikayesi olamasa da.
-2 antrenman günü daha izleseydik Başakşehir FK’nın İstanbul BB adı altında Süper Lig’de geçirdiği ilk yıllardaki seyirci sayısını geçeceklerdi sanki o antrenmanlarda. Sam’in hikayesi yerine 1-2 antrenman ya da 1-2 maç sahnesi daha izlemek isterdim bu arada.
S03E08
-Yalan yok; Nathan sevindirik oldukça ben de oluyorum.
-Kendisini Quarry’den pozitif anımsıyor olsam da buradaki karakteri Jack’e ısınamadım ne yazık ki. Roy olur, Jamie olur, Sam olur, Vam Damme olur, Rebecca olur, Sassy olur, Shandy olur … Ama bununla olmaz be Keeleyciğim!
– 69 dk.
– Jamie Tartt’a sevgiler elbette, yalnız gelmişken Van Damme’ın hakkını verelim. Öteki türlüsü malum…
– Başta CGI’la mı eklediler diye bir düşündüm, gerçek çıktı.
https://twitter.com/ManCity/status/1661054736827662337
++
Kaldı 1.
S03E10
*Bırakmış mı? Kovulmuş mu? Anlamadım. Kovulduysa ‘Hadi neyse!’ diyeceğim ama bıraktıysa hiçbir esprisi yok cidden.
*Ne çok takıldınız lan t-shirte? Konuyla ilgili hiçbir tepki vermeyen Keeley’yi kutluyorum.
*Dani Rojas’tan niye normal olmasını bekliyorsak?
*Rebecca ve eskileri üzerinden bir ‘Acaba yine?’ sorusu sordurdukları anlar yaşanıp bittiğine göre Hollandalı eleman önümüzdeki bölüm ziyarete gelecek demektir.
*West Ham’ın, Richmond’ın falan ne işi var Süper Lig projesinde?
Güzel maçtı, hoş heyecandı ama haftaya final mi yapıyoruz ne? Sadece maç falan da değil başka şeylerle de finale yürüdüğümüzü hissettiriyorlar 2 bölümdür. 4. sezon umudum iyice azaldı valla.
*Jamie’ye de bir ‘Hot mama’ yakışırdı zaten.
Jamie’yi evinde, ana kucağında, doğal ortamında görmek hoştu.
*Beard-Nathan sahnesini sevdim.
*Jamie-Keeley-Roy arasında bir üçlü yapılsa bu bölümün sonunda çok yakışırdı be!
*
getirmişler.
Bunun ispiyonunu yememiş olduğuma inanamıyorum.
Yalnız günün anlam ve önemine istinaden bir ünlü konuk daha getirseler tadından yenmezdi:
Sadece tirübünlerin içerisinden bir anda ayağa kalkıp alkış tutsa yeter de artardı valla.
Her sahnesiyle pek güzel bir bölümdü. Sezonun en güzel bölümü diyebilirim kendi adıma. Malum kişiyi görmek hoş oldu. Resmi olmasa da final sezonu olduğunu bildiğimizden ve dizi sezon başından bağıra bağıra buraya geleceğini söylediğinden nasıl biteceğini zaten biliyoruz. Tabii ki
olacaktı.
Vedalaşmak için yarını bekliyoruz artık.
75 dakikalık bir kapanışla veda ettiler. Bu sezon genel anlamda öncekilerin biraz altında ilerledi ama tatmin ediciydi de denebilir. Son bölümü ise sezon finali de yaparsın gayet uygun bir final de. Her karakteri düşünmüşler. Olan bitenlerin bir kısmı gayet de tahmin edilebilirdi tabii.
Galiba burada kalmasını ve arkasından güzel anmayı isteyeceğim. Ama kendi bilirler tabii.
– Ted’in sezon sonunda takımdan ayrılacağı kabak gibi belliydi. Diğerlerinin kalıp onun gideceği de. Beard’a falan da şaşırmadım.
– Şampiyonluk ihtimali konuşuluyordu ama o kadarını beklemiyordum. Ama bu sefer, hele de Nathan artık orada değilken ve Rupert hakkındaki haberler çıkmışken.
– Rebecca’nın takımın %49’unu fanlara satıp yola devam etmesi hoştu. Sonda Amsterdam’daki adamı görmesi de. Roy da zaten teknik direktörlük için en mantıklı seçim. Nathan-Beard da yardımcı falan olur zaten.
– Roy-Keeley-Jamie’de varacağız orta yol buydu. Tekini seçmesine pek de yakın değildim.
– Nijerya Milli Takımı, Trent’in kitabı, Beard’ın düğünü, Ted’in okul takımı çalıştırması, Dani Rojas (x2), Colin, Mae ve hatta son bölümdeki Thierry Henry konukluğu falan derken de aktı işte bir şekilde.
Sevgiler, thanks, bye.
Keyifli, duygulandıran bir bölümle her şeyi toparlayıp nokta koymuşlar. Devam etmek isterlerse bir yol bulup ederler tabii ama geçen sene Haziran ayında oyuncuların söylemlerinden ve günlerdir gelen veda tivitlerinden sonra bunun son olduğu belli.
Yani
Rupert, Aziz Yıldırım bile en fazla soyunma odasına falan iniyordu. Biraz şeyini çıkardın sanki
Rebecca ile Ted’in yattığını bir an için bile düşünmedim. Beard’ın mutfaktaki o haline Rebecca gibi yan yan baktım
Yalnız Beard Stonehenge’te (CGI bayağı berbattı) evlenecek ve Ted orada olmayacak ha.
Bak Ted gitmese Hollandalı ile orada karşılaşamayacaktın Rebecca; her şerde bir hayır var
Ted ve Michelle yeniden bir araya gelirler mi bilemiyorum. Sevgilisinin maç sırasındaki tavırlarından bir süre sonra kapıya konma ihtimali yok diyemem.
Roy-Jamie ve Keeley kısmını iyi kapattılar (ya da kapatmadan iyi çevirdiler)
Rebecca’nın kulübü tamamen satmayacağı belliyi. 2 milyar sterlin iyi para ama
Thierry Henry ve Gary Lineker’i kısa da olsa yeniden görmek güzeldi bu arada.
Ted Lasso ile sevilen dizi finallerine noktayı koyduk. Keyifli, güzel, izleyene iyi hissettiren bir 3 sezon izlettiler. Emeği geçen herkesin eline sağlık.
Bu sezon Ted ‘in neredeyse etkisiz eleman olarak yansıtılması üzücüydü. dizi bir ara Keeley üzerinden gitmeye başlamıştı neredeyse. Maçlarda da Ted’in etkisini çok görememiştik sezon başlarında. Her bölüm sosyal mesajların birbiri ardınca izleyicinin gözüne sokulmasını da göz ardı edebilirsek karakter gelişimleri açısından güzel bir sezon olarak aklımızda yer edecek.