Yayınladığı dizi, film ve belgeseller ile bizi bazen güldüren, ağlatan, korkutan, şoka sokan ve bazen de sadece büyük bir hayal kırıklığı yaşatan, her ay evlerimize en azından 2-3 dizi ile konuk olup hayatlarımızı usul usul ele geçiren Netflix, 17 Ağustos 2018’de bizleri yeni bir animasyon dizi ile tanıştırdı: Disenchantment.

Dizi, halihazırda 30. sezonuyla FOX ekranlarında yayımlanan efsane animasyon serisi The Simpsons’ın yaratıcısı Matt Groening’in elinden çıkıyor. Senaryo kısmında ise kendisine Josh Weinstein (The Simpsons, Futurama, Gravity Falls), Jamie Angell, Jeff Rowe ve Shion Takeuchi eşlik ediyor. Dizinin sezonları iki part şeklinde yayınlanacak. İlk sezonun 10 bölümlük ikinci yarısı 2019 yılında ekranlara gelecek. Ayrıca 2. sezon onayını da kapan animasyon, 2. sezonuyla da 2020 ve 2021 yıllarında ekranlarımızı süsleyecek.

Dreamland

Yıkılmak üzere, fakir ve güçsüz bir Orta Çağ krallığı olan Dreamland’e hoşgeldiniz. İnsanlar, elfler, griffinler, troller vb. birçok yaratığa da ev sahipliği yapan bu krallıkta hikayemiz birbirinden aykırı 3 arkadaşı merkezine koyuyor. Alkolik, dik başlı, isyankar prenses Bean (Abbi Jacobson), pozitif, neşeli ve sevimli elf Elfo (Nat Faxon) ve Bean’e musallat edilen kişisel şeytanı Luci (Eric Andre) her bölümde ayrı bir maceranın peşine düşüyor ya da içine çekiliyorlar.

Dreamland’de gidişat kötü olduğu için Kral Zog (John DiMaggio) kızı Bean’i zengin bir krallığın prensiyle evlendirip durumu düzeltmek ister. Tabii asi kızımız Bean istemediği, sevmediği biriyle evlenmek istemez. Düğününden kaçmaya karar verir ve kaçarken de bir şekilde Elfo ve Luci ile tanışır. 3 aykırı kafadar düğünden kaçarak içinde çeşit çeşit yaratıkların da olduğu birbirinden eğlenceli maceranın içine atılır.

SON SÖZ:

Öncelikle belirtmek isterim ki animasyon dizilerde en sevdiğim şey aslında devam eden bir zaman çizgisinin olması, yani bir ana konunun olmasıdır. Her bölümde küçük yan hikayeler işleyerek ana konunun ilerletilmesinin animasyonu daha dikkatli izlemeye yönelttiğini düşünüyorum. Netflix’in izlediğim diğer animasyonları ile birlikte (F is for Family ve Voltron) bu seride de devam eden bir zaman çizgisi var.

Yukarıda dizinin konusunu anlatırken biraz basite kaçtım. Çünkü dizide işlenen ana hikaye sezonun ortasından sonra kendini belli etmeye ve şekillenmeye başladı. Ayrıca bu işlenen hikayenin oldukça güzel olduğunu ve ikinci sezon için de baya heyecanlı bir yerde noktayı koyduklarını belirtmeliyim. Eğer başlamayı düşünüyorsanız sezonun ikinci yarısına yakın bir tarihte başlamayı düşünebilirsiniz.

Matt Groening’in The Simpsons’taki mizahını seviyorsanız Disenchantment’ı da seveceğinizi düşünüyorum ben. Çok dikkatli seyredilirse bu seride The Simpsons’a ve Futurama’ya göndermeler yapıldığını görebilirsiniz. Karakter çizimleri çoğunlukla Futurama ve The Simpsons’ta gördüğümüz tiplemelere benzediğinden pek bir garipseme yaşamadım ben. Kısacası güzel bir komedi-macera animasyonu izlemek isteyenlere Disenchantment’ı kesinlikle öneririm. Herkese iyi seyirler.

NOT: Dizinin 10. bölümünün sonunda 6-7 saniyelik bir ekstra sahne bulunmakta.

NOT 2: Siteye en son 8 Kasım 2017 bir tanıtım yazısı yazmıştım. Çok uzun bir süre dizilerden ayrı kalmak zorunda kaldım. Tekrardan burada olmak güzel.