ABD’nin önde gelen kablolu kanalı HBO, Haziran 2018’de ekrana “Succession” adında yeni bir drama dizisi getirdi. İkinci sezonunu tamamlayan ve 3. için onayı çoktan bulunan dizi, eleştirmenler ve izleyiciler tarafından büyük övgülerle değerlendiriliyor, yere göğe sığdırılamıyor.
Emmy ve Altın Küre’de kendisini göstermesinin yanı sıra BAFTA’da En İyi Uluslararası Dizi ödülünü alan Succession, ülkemizde Bein Series Drama’da ve Bein Connect’te yayınlanıyor. Jesse Armstrong‘un hazırladığı dizinin kadrosunda Brian Cox, Jeremy Strong, Kieran Culkin, Sarah Snook, Matthew Macfadyen, Nicholas Braun, Hiam Abbas ve Alan Ruck gibi isimler yer alıyor.
Konusu:
Kesin bir dille onaylanmış olmamakla beraber Murdoch Ailesi’nden esinlendiği konuşulan Succession’ın merkezinde “Waystar Royco” isminde bir medya imparatorluğuna sahip Roy Ailesi bulunuyor. Medya ve eğlence sektörünün merkezi New York’ta geçen hikayede bu ailenin, sahip oldukları imparatorluğu yönetirken şirkette ve aile içinde yaşadıkları anlatılıyor.
Roy Ailesi’nin ve şirketin başındaki Logan Roy’un yaşamaya başladığı sağlık sorunlarıyla birlikte aile sadakati test ediliyor, şirket içinde ve kişiler arasında güç savaşları başlıyor. Dizi, bunları kara mizah yönü de öne çıkan sağlam bir drama diliyle sunuyor. Bunu yaparken de günümüz medya ve finans sektörünün işleyişi ve daha fazlası da izleyiciye gerçekçi bir şekilde aktarılıyor.

(masanın sol köşesinden saat yönünde) Shiv – Tom – Connor – Logan – Greg – Roman – Kendall
Ana Karakterler / Oyuncular
- Logan Roy (Brian Cox): Waystar Royco’nın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı. Yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen dümeni elden bırakmak istemeyen, işini bilen, oldukça inatçı, sinirli ve huysuz bir adam. Çocuklarına karşı mesafeli bir baba.
- Kendall Roy (Jeremy Strong): Logan’ın ikinci evliliğinden olma ilk çocuğu, ikinci oğlu. Dört çocuk içinde şirketle en çok ilgilenen evlat o. Yönetim kurulunda yer alıyor ve babasının sağlık sorunları nedeniyle öne çıkacak kişinin kendisi olması gerektiği düşüncesinde. Babasını seven ama onunla anlaşamayan bir adam. Diğer yandan evliliğindeki problemleri düzeltmeye uğraşıyor.
- Siobhan “Shiv” Roy (Sarah Snook): Logan’ın ikinci evliliğinden olma ikinci çocuğu, tek kızı. Politik alanda yarışan adaylara danışmanlık ve koçluk yapıyor.
- Tom Wambsgans (Matthew Macfadyen): Shiv’in nişanlısı. Şirkette üst düzey bir görevi var. Ailenin üyeleri tarafından içtenlikle kucaklandığı söylenemez. Herkesi memnun etmeye çalışan, ciddiye alınması zor bir karakter.
- Roman Roy (Kieran Culkin): Logan’ın ikinci evliliğinden olma üçüncü çocuğu, en küçük oğlu. Şirketle pek ilgilenmeyen, kendi eğlencesine ve işlerine bakan, babası tarafından takdir görmeyen bir adam. Babasının sağlık sorunları sonrası Kendall’ın da ittirmesiyle şirkete destek oluyor.
- Connor Roy (Alan Ruck): Logan’ın ilk evliliğinden olma oğlu, en büyük çocuğu. Babasının lafından çıkmayan ve ondan çekinen, şirket işlerine hiç bulaşmamış, kardeşleri ile pek de yakın olmayan, biraz da şuursuz bir karakter.
- Marcia “Marcy” Roy (Hiam Abbass): Logan’ın üçüncü eşi. Onu seven ve önemseyen bir kadın, bu nedenle özellikle sağlık konusunda zaman zaman çocuklarla karşı karşıya geliyor.
- Greg Hirsch (Nicholas Braun): Logan’ın arasının iyi olmadığı kardeşi Ewan’ın (James Cromwell) torunu. İş arayan Greg, ilk bölümün başlarında ve talihsiz bir zamanda ailenin kapısına geliyor. Biraz saf bir tip. Tom onu kanatları altına alıyor.
- Frank Vernon (Peter Friedman): Şirketin üst düzey yöneticilerinden (COO) ve kurulun da bir üyesi. Logan’ın yakın arkadaşı ama Logan’ın sert tutumu nedeniyle zaman zaman pek anlaşamıyorlar. Sağlık sorunları onu Logan ve Kendall arasında bırakıyor.
Succession’ı ödül törenlerindeki adaylıkları sonrası merak edip izlemeye başladım ve devam ediyorum. İzlemeye devam ettikçe alışıp sevdiğim dizilerden oldu. Dizinin nefes nefese bir temposu yok, her saniye büyük bir heyecan yaşanmıyor ancak oturaklı, sağlam hikaye ve dinamik yapısı ile kendini izlettiriyor. Olay örgüsü, devamını görme konusunda sizi elinde tutacak şekilde tasarlanabilmiş, karakterler sağlam işlenmiş, oyuncular çok iyi seçilmiş. Öyle ki bölümler bittikten sonra bir süre kafamda döner oldular, bu da açıkçası hoşuma gitti.
Konusunu abartmadan, bağırmadan, düzgün bir şekilde işlemeyi başaran bir dizi Succession. Medya ve finans kısmı, hikayede daha çok araç olarak kendisine yer buluyor ve aile ilişkilerini öne çıkarıyorlar. Diyalogların ağırlığı çok fazla; yer yer empati yapabilmek de cabası. Ödüllerde kendisine yer edecek kadar mı, orası herkesin fikrine göre değişebilir ama dizinin HBO’nun kalite standartlarına yakışan bir yapım olduğu muhakkak.
Kadrosunun ve oyunculuğun en büyük avantajı olduğunu düşünüyorum, karakterlerin birbirine yakın bir ağırlığı var. Şahsi fikrime göre Kendall-Roman-Shiv öne çıkarken Greg-Tom-Connor daha geri planda kaldı.
Dizinin en sevdiğim taraflarından birisi de özellikle kapanış kısmına dahil ettikleri fon müzikleri oldu. Müzik lafını etmişken, dizinin akılda son derece yer eden, vurucu ve dizinin ruhunu son derece iyi veren bir tema müziği olduğunu da ekleyelim.
İyi seyirler.
yorumlar
Beklediğim şeyi izlememe rağmen biraz kalbim kırıldı.
* Greg ve damat bozuntusu yoruyor bazen beni. Ailenin sorunlu gibi duran üyesi Roman üstelik.
1×07 üzerine:
* Bu bölümde Murdoch esintileri vardı ve haksız değillerdi.
* Shiv ve Kendall’a sevgiler. Logan’la olan sahnelerini de sevdim.
Ama tema müziklerini çok beğeniyorum. Kah Good Fight, kah The Leftovers tadı bırakıyor bende sık sık.
Daha önce şurada yaptığım yorumlardan sonuncuyu aşağıya yapıştırayım, ikinci sezona buradan devam ederiz:
***
İlk sezonu bitirdim. Dizi güzel ama hala ortada ödüllük bir iş göremiyorum. HBO’nun klasik plasibo etkisi herhalde.
Finale dair
***
2×09’un şimdiden gelen basın bültenine bakmış bulundum SpoilerTV’den (çünkü deli dürttü diyelim). Roman, iş fikri gereği Türkiye’ye gelecek ve/veya bir çeşit temas olacakmış güya.
“In Turkey, Roman’s business pitch takes a chilling turn,” diyor. Du’ bakalım nasıl işleyecekler.
1×09 üzerine:
Ekin Koç ve Selim Bayraktar, 2×09’a konuk oldu. Bölüm 6 Ekim’de.
Not: Cidden.
1×10 (Sezon Finali) üzerine:
Olana bitene hala inanamıyorum desem olur. “Bu sahneler ne alaka şimdi?” sorusunun geldiği yere bak.
Bir şekilde toparlayacaklarını düşünüyordum/biliyordum ama hayatta aklıma gelmezdi böyle bir şey. Şansla da açıklanamaz herhalde bu. Kendall, canım, rispekt.
Not: Tom gelecek sezon bir ara belasını bulsun. Artık kimden olur bilmiyorum.
2×01 üzerine:
Bu dizi bitene kadar Logan Roy ölsün. Benim sabrım bir yere kadar.
Oray Eğin’in 2×09’u ABD-Türkiye ilişkilerine bağlayacağı tutmuş.
10 kişiyi geçmeyecektik, bence film orada koptu. Dün bir ara Ekin Koç’un konuk olduğu sahnelere şöyle bir baktım fazla derine inmeden, gözüme güzel gözüktü.
“10 kişiyi geçmeyecektik”
den den
TVLine, ana karakterleri tolere edilebilirden kötüye doğru sıralamış. Ufak değişiklikler gerektirebilir ama aşağı yukarı katılıyorum.
* Yan yana gelip maaile huzurlu bir yemeği son yediklerinde yıl kaçtı acaba?
*
* Tanrı affetsin, Connor’ın başka anneden olduğu nasıl da belli oluyor.
Ceren Şehirlioğlu da kendi köşesinde yazmış diziyle ilgili. Güzel yazmış sağ olsun da bariz spoiler(lar) var yazıda. Mesela bir-iki cümle daha olsa malum birinci sezon finali bittiydi.
Bizim medya niye böyle acaba?
Uzun süredir övgüsünü duyduğum dizilerden biriydi, HBO sağ olsun çok güzel bir dizi olmuş. İlk bölüm kim hangi karakter diye zorlansam da çok eğlenceli geçti. Galiba bölümleri arka arkaya izleyeceğim dizilerden olacak, draması acayip ilgimi çekti.
İlk 2 bölüm itibariyle Kendall’a biraz sempati ile baktığımı da söylemem lazım.
Brian Cox seçimi de mükemmel olmuş, severim kendisini. Uzun süredir Sarah Snook’u da izlemiyordum, onu görmek de güzel oldu.
Uzun süredir izlediğim en iyi dizi bölümlerinden biriydi. Gerile gerile izledim tüm bölümü. Dizinin asıl müziğini de çok seviyorum ama sonda çalan şarkı tam oturmuş bölüme.
2×04 üzerine:
* Burada dursun.
* Bu bölümdeki Kendall-Shiv sahnesinin methini daha önce duymuştum. Sağlammış cidden. Dizide zaten en çok bu ikisini seviyorum.
Terapi sahneleri ne kadar da güzeldi öyle, tüm bölüme yayabilirlerdi o sahneleri
Connor’a ilk bölümden beri sinir oluyorum ama kabul etmem lazım zevk konusunda iyi iş çıkarıyor. Hem Willa’yı hem de çöldeki evini kastediyorum. Evden ziyade, evin konumu çok hoşuma gitti, kafa dinleme konusunda mükemmel bir yer.
Dizinin niye bu kadar övgü almış olduğunu anladım. İzlediğim tüm dizilere ara verip, arka arkaya 2.sezonu izlemeye karar verdim. İlk sezon finali de beklediğimden olaylı geçti.
Roman ve roket sahnesi harikaydı
Daha sonrasında Roman’ın tepkileri hiç şaşırtmadı tabi ki. Çok büyük karaktersizsin Roman çook.
Çok iyi dönmüşler, tam hızda gidiyoruz. Shiv’in yeni saçı
Kendall
Shiv ve Kendall’ın konuşması çok önemliydi.
Yok, bir tane sorunsuz yedikleri yemek yok.
* Logan’ın yemekteki “Şu salaklar her şeyi berbat etmeden şu iş bitse bari,” halleri komikti.
* Kendall yine biraz kendininkinden biraz da benim ömrümden yedi. Bazen Bihter gibi gözlerimin önünde parçalandığını düşünüyorum.
* Roman’a ne diyeceğimi hala bulamadım. Gerri söylüyor gerçi benim yerime de.
Shiv’i sonunda savaş odasında görmek güzeldi,
Roman sahnesi de harikaydı
Sondaki Kendall-Shiv sahnesi de çok güzeldi, duygulandırdı o sahne, aktörler çok iyi iş çıkarmışlar
Shiv Shiv Shiv…
* O nasıl bir “elinin tersi”ydi öyle? Durakaldım bir an.
*
Böyle bir şeyi bekliyordum aslında. İşin garibi ilk sezonda
Bölümdeki Tom ve slogan konusu da harikaydı, iyi güldüm o sahnelerde. Ara ara Tom sinirlerimi bozuyor ama aktör efsane iş çıkarıyor, dizinin komedi yükünü üsleniyor çoğunlukla.
Açık ara Fuck Off’u en etkin kullanan dizi.
2.sezona Holly Hunter’ın katılması da iyi olmuş.
Hearts ve Hibernian muhabbeti
Harbiden kahkaha attım yaa,
Türkiye ile ilgili kısımlar için söylenecek bir şey yok, Suudi Arabistan’da yaşanan olayın aynısını bize yazmışlar işte. Roman’ın tepkileri güzeldi ama.
Bu yılki Emmy’de Succession en iyi senaryo ödülünü kazanmıştı, en iyi dizi ödülünü o kadar hak etmiş ki anlatamam. 2.sezon adaylığında ödülü alır umarım. HBO saçma sapan dizilerle uğraşmayı bırakıp şu dizinin tanıtımını artırmalı. Mükemmel dizi. Jeremy Strong’a da bir zahmet ödül verelim.
2 sezonu da arka arkaya izledim, 3.sezonu beklemek zor olacak ama şu an aktif olarak yayınlanan diziler arasında en üst sıraya yerleştiriyorum. Herkese de tavsiye ediyorum.
*
* İki bölümdür Connor yok, ne de güzel oluyor. Ama bu bölüm Greg tabiri caizse “yordu” beni. Hay senin karın ağrına yahu. Tom’u da yanına alıp tatile falan çıksalar keşke.
* Bir de Logan, sen öl. Böyle anne ve babayla bu çocuklar bu yaşa iyi gelmiş sağlam olarak.