Polisiye romanın kuşkusuz en önemli isimlerinden Agatha Christie’nin romanları bir süredir BBC tarafından mini dizi olarak ekrana getiriliyor. And Then There Were None, Partners in Crime, The Witness for the Prosecution ve Ordeal By Innocence’ın ardından sıra geldi The ABC Murders‘a.

Kanal, 26-27-28 Aralık tarihlerinde peş peşe bölümleri yayınlayarak üç bölümlük mini diziyi TV’ye taşıdı. Uyarlamayı yukarıda bahsi geçen romanları da uyarlayan Sarah Phelps üstlendi. Ocak 1936’da piyasaya çıkan The ABC Murders, ülkemizde Altın Kitaplar tarafından “Cinayet Alfabesi” ismiyle yayımlandı. Hatta yayınevi birkaç hafta önce kitabı farklı bir kapakla yeniden bastı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Peki, nasıl bir kitaptan ve uyarlamadan bahsediyoruz?

Romanın merkezinde polisiye roman türünün en tanınmış dedektiflerinden Christie’nin en çok kullandığı özel dedektif Hercule Poirot yer alıyor. Son olarak sinema ekranında Doğu Ekspresinde Cinayet filmiyle Kenneth Branagh’ın canlandırdığı karaktere bu dizide John Malkovich hayat veriyor.

Konusu kapakta yer alan haliyle kısaca şöyle:

Alfabe sırasına göre kurbanlarını öldüren seri katil, cesetlerin yanına ABC tren yolları tarifesini bırakmaktadır. Aynı zamanda cinayetleri işleyeceği mekânları Hercule Poirot’ya önceden haber vererek deneyimli dedektifle dalga geçmektedir. Fakat Poirot adı geçen yerlere ulaşmakta her zaman gecikir. Bu psikopatın düşüncelerinden ve cinayet metodundan fazlasıyla etkilenen Poirot, İngiltere’de enine boyuna seyahat ederek bu acımasız katilin izini bulmaya karar verir.


1933 yılında ve Birleşik Krallık’tayız. Gri hücrelerini kullanarak zorlu davaları çözmesiyle bilinen Hercule Poirot, çok çabuk değişen dünya düzeninde artık belli bir yaşa ulaşmış bir adam olarak izleyici karşısına çıkıyor. Dönemin siyasi ve ekonomik karmaşasının da etkisiyle Belçikalı dedektifin bildiği Birleşik Krallık yerini başka bir ülkeye bırakmış. Kendisine eskisi gibi hayranlık duymayan bir halk ve eskisi gibi güvenmeyen bir polis kuvveti bulunuyor.

Poirot ABC’nin ortaya çıkmasıyla ve mektupları ona hitaben göndermesiyle olaya mecburen dahil olduğunda destek için yanına gittiği kişi Christie’nin diğer bazı romanlarında da okuyucunun karşısına çıkan Müfettiş Japp (Kevin McNally) oluyor. Emeklilik kararı alan Japp’in desteğiyle vakayla daha yakından ilgilenebilen Poirot’nun yanında soruşturmanın başındaki asıl isim Müfettiş Crome (Rupert Grint) var. Crome, Poirot’nun karakterinden, metodlarından veya olaya dahil olmasından hoşlanmayan birisi ve bu durumu suratına dile getirmekten çekinmiyor.

The ABC Murders’ın kadrosunda Andrew Buchan, Eamon Farren, Jack Farthing, Tara Fitzgerald, Freya Mavor ve Henry Goodman gibi isimler de yer alıyor. ABC’nin peşine düştüğü ve öldürmeye başladığı kişilere/kişilerin hayatındaki insanlara da haliyle konuk oluyoruz.

The ABC Murders, uyarlandığı romanın sonuna sadık bir dizi olmuş. Ama o noktaya gelmeden önce diziyi bazı farklı temeller üzerine kurduklarını eklemezsem olmaz.

Örneğin romanda Poirot’nun ekürisi Arthur Hastings’in yer almasına rağmen dizide böyle bir karakter hiç yok. Müfettiş Japp’i emekli ederek ağırlığını azaltmış ve soruşturmayı Müfettiş Crome’a bırakmışlar. Cinayet Alfabesi’nin tarzı zamanın gerisinde kalan bir zamanların ünlü dedektifi Poirot üzerine kurulu değil. Aksine her zamanki kibirli, zeki ve bilindik bir portre var. Poirot karakterini bilenler tuhaf ve ünlü bıyığından haberdardır. John Malkovich’in karakteri top sakallı ve resmen farklı bir özgeçmişi var. Haliyle daha “karanlık” tonda bir uyarlama var elimizde.

Bu durum önceki uyarlamalardaki çeşitli farklılıkları düşündüğümüzde tabii ki sürpriz değil. Ama yine de bahsetmek istedim, hatta konu kısmını yatay bir çizgiyle ayırma durumu da bundan kaynaklandı.


Romanla olan farklılıkları bir kenara bırakarak değerlendirdiğimizde elimizde eli yüzü düzgün bir dizinin olduğu kanısındayım. Bunda başta John Malkovich olmak üzere kadrosunun da payı var elbette. Rupert Grint’i, daha doğrusu Harry Potter kadrosunu farklı rollerde izlemek hoşuma gittiği için onun varlığı pozitif bir katkı sağladı.

Bahsettiğim veya edemediğim bazı farklılıklar her ne kadar dizinin gizemini biraz (benim için) gölgelese bile onu da konusu gereği güzel aktarmışlar. Final bölümünde ABC’nin öldürdüğü insanların yakınlarına vakit ayırarak sonraki hayatlarını ekrana getirmeleri hoşuma giden bir diğer detay oldu.

En nihayetinde The ABC Murders böyle bir dizi işte ve bir Agatha Christie uyarlamasının daha sonuna gelmiş bulunduk. TV’de Death Comes as the End‘le, sinemada Death on the Nile ile Agatha Christie uyarlamaları aramızda olmaya devam edecek.

Not: Zahmet eder de işe koyulursa Ben Affleck’in yapımcı/yönetmen/başrol olacağı bir Witness for the Prosecution uyarlaması gelecek sinemaya. Ayrıca TV ekranına Kanada’dan gelecek sene içinde bir Bağdat’a Geldiler uyarlamasının geleceği duyuruldu.