HBO Max’in Meksika yapımı yeni komedi drama dizisi Las Bravas F.C., 5 Mayıs’ta 3 bölümle başladı. Yayınlanan 3 bölüm, 50-48-48 dakika uzunluğunda.

Flipy, dizinin yaratıcısı.  Ona yazar masasında José Javier Reguilón eşlik etmiş. Javier ‘Fox’ Patrón ve Ariel Winograd ise yönetmenlik görevini üstlenmişler.

Spor temalı bir hikaye izliyoruz dizide. Merkez karakterimiz Roberto Casas, dünyanın en ünlü futbolcularından biri. Kariyeri boyunca ilgi odağı olmuş, onlarca kupa kazanmış, yüzlerce gol atmış, yüzlerce milyon dolar para kazanmış.

Roberto, kariyerine İspanya’da devam ederken yine çok iyi oynadığı bir maçın sonlarına doğru saha içinde bir kalp rahatsızlığı yaşıyor. Bu rahatsızlığın ardından futbol hayatı bitiyor. Bu olayın öncesinde ve sonrasında hunharca para harcayan Roberto’nun tüm serveti zorunlu emekliliğinden bir süre sonra bitiyor. Sağa sola yaptığı borç, kötü imajı nedeniyle kaybettiği sponsorluklar ve reklam anlaşmaları da cabası.

Roberto’ya tam da bu sırada memleketi Playa Angel’den bir davet geliyor. Kent meydanına dikilecek olan heykeli için düzenlenecek etkinlik için bir davet. Roberto da hem İspanya’dan bir süre uzaklaşmak hem de doğup büyüdüğü toprakları 18 yıllık ayrılığın ardından ziyaret etmek maksadıyla bu daveti kabul ediyor.

Playa Angel, sahil kenarında bulunan, küçük, gelişmemiş bir şehir. Brockmire’da Jim’in gittiği Morristown’ı anımsatan bir çeşit ölü şehir desek yeridir Playa Angel için.

Roberto’nun Playa Angel ziyareti beklediği gibi kısa sürmüyor. İspanya’da borçları ve usulsüz bazı işleri nedeniyle hapse girme ihtimali olduğu haberini alan Roberto, şehrin neredeyse yarısının sahibi olan yaşlı ve çok zengin bir akrabasından reddedemeyeceği bir teklif alıyor.

Söz konusu yaşlı adam, şehrin dizimize adını veren Los Bravas isimli kadın futbol takımının sahibi konumunda. Hayali ise ölmeden önce takımının Meksika Premier Lig’inde mücadele ettiğini görebilmek. Eğer Roberto teknik direktör olarak takımın başına geçer, takımı şampiyon yapar ve Premier Lig’e çıkarırsa söz konusu yaşlı adam, Roberto’nun İspanya’daki söz konusu borçlarını ödeyecek ve hapse girme ihtimalini ortadan kaldırıp güvenli bir şekilde İspanya’ya dönmesini sağlayacak. Köşeye sıkışan Roberto da bu teklifi kabul eder başına geçtiği takımın ne derece kötü olduğundan habersiz bir şekilde. Roberto’yu burada bir sürpriz daha beklemektedir. 18 yıl öncesinden kalma bir sürpriz.

Roberto ile ilgili bir şeyi daha belirtmemiz gerek. İspanya Milli Takımı forması altında mücadele etmeyi seçtiği için şehirdeki neredeyse herkes tarafından sevilmiyor ve “Hain!” nidalarına maruz kalıyor.

*Roberto Casas karakterine Mauricio Ochmann hayat veriyor.

*Mauricio Barrientos, Roberto’nun küçükler liginden bir takım arkadaşı olan, Roberto’dan önce takımı çalıştıran, Roberto gelince ise kendisini bir anda onun yardımcısı olarak bulan Sebas karakterini canlandırıyor.

*José Sefami‘yi Roberto’nun eski koçu Martín karakteriyle izliyoruz.

*Alejandro Cuétara, Roberto’yu şehirdeki etkinliğe davet eden kişi konumundaki Bernardo karakteriyle karşımıza çıkıyor. Şehrin belediye başkanının kocası olması vesilesiyle kendisini “First Gentleman” sıfatıyla tanıtıyor.

*Lucero Trejo, Roberto’yu lanetleyen yaşlı ve evsiz bir kadın olan Doña Clemen karakterini canlandırıyor.

*Meteora Fontana, Roberto’nun İspanya’daki menajeri olan Mamen karakterine hayat veriyor.

*Ana Valeria Becerril, Kariam Castro, Mariané Cartas, Ana Jimena Villanueva ve Esmeralda Soto, takımdaki futbolculardan birkaçı olan Claudia, Adriana, Majo, Renata ve Tania karakterleriyle karşımıza çıkıyorlar.

*Kadroda ayrıca Irán Castillo, Fernando Cuautle ve Jerry Velázquez gibi isimler bulunuyor.

Dizinin ilk bölümünü izledim ve fena bulmadım. Çok ciddiye almadan izlenebilecek ve eğlenceli olduğu söylenebilecek bir iş var ortada. Spor temalı dizileri ve “Eve dönüş” hikayelerini sevenler bir şans verebilirler.