Famous in Love – Tanıtım
15 yorum pirate 09 Ağustos 2017 09:05
Freeform, 18 Nisan 2017 tarihinde bizi yeni bir gençlik dizisi ile buluşturdu: Famous in Love.
Genelde dizilerini haftalık olarak yayınlayan Freeform, bu dizide 2017’nin ilk günlerinde yayınladığı Beyond‘da yaptığı taktiği kullandı. Bölümlerin tamamını internet sitesi ve mobil uygulaması üzerinden anı gün içinde izleyiciye sundu. Sonrasında da haftalık olarak TV’den yayınlamaya devam etti. TV’de elde ettiği rakamlar tatmin edici seviyelerde olmasa da dijital ortamda elde ettiği rakamlardan memnun kalan kanal, diziye geçtiğimiz günlerde 2. sezon onayı verdiğini duyurdu. Dizinin 2. sezon onayı almasında kanalın yaklaşık bir ay önce final yapan fenomen dizisi Pretty Little Liars’ın yaratıcısı I. Marlene King‘in bu dizinin yaratıcılarından biri olmasının etkisi de büyük elbette.
I. Marlene King dışında Rebecca Serle dizinin diğer yaratıcısı konumunda. Yapımcıları arasında ise Lisa Cochran-Neilan, David Waco ve Dan Farah gibi isimler var ayrıca. Bölüm süreleri 39 ile 42 dakika arasında değişen dizinin ilk sezonu 10 bölümden oluşuyor.
KONU
İki ev arkadaşı ile beraber yaşayan bir üniversite öğrencisi olan Paige, ev arkadaşı Lacey’nin kendisine eşlik etmesini istemesi ve güdülemesiyle bir Hollywood filminin oyuncu seçmelerine katılır. Paige sürpriz bir şekilde başrolü kapar, Lacey ise hiçbir rolü alamaz. ‘Locked (Kilitli)’ isimli popüler bir kitap serisinden uyarlanacak olan, kadrosunda sektörün artık büyümüş popüler çocuk yıldızlarını barındıran ve merakla beklenen filmin kadrosuna dahil olmasının ardından Paige’in hayatı çok yoğun bir tempo kazanır. Film çekimleri, tanınan bir sima olmuş olmanın getirileri ve götürüleri, yeni hayata adaptasyon ve kendini geliştirme çabaları, iş ve eğitim hayatı arasında denge kurma mücadelesi ve tüm bunların arasında arkadaşları ile arasını eskisi gibi tutmak istemesi derken bu yoğun tempoda Paige’in işi epey zordur.
KARAKTERLER VE OYUNCULAR
Paige (Bella Thorne):
Ailesinin zoruyla Ekonomi okumaktadır ama aktris olmak istemektedir. Ama bu gizli amaç uğruna şu ana kadar hiçbir girişimde bulunmamıştır. Derken Lacey’nin güdülemesi ile kendini film seçmelerinde bulur. Doğal oyunculuğu ve güzelliği ile hem yapımcıyı, hem yönetmeni, hem de erkek başrol oyuncularından birini etkilemeyi başarır ve aslında kimsenin tanınmadık bir simayı başrole getirmek gibi bir niyeti yokken sürpriz bir şekilde başrolü kapar. O andan sonra hayatı değişir. Birbirlerini uzun yıllardır tanıyan, aralarında iyi veya kötü yaşanmışlıklar bulunan, sektörde uzun süredir iş yapan, amiyane tabirle sektörün içinde kaşarlaşmış bir grup insanın içinde tek başına bulur bir anda kendini. Bu grup içinde hayatta kalmak, çok çalışarak sürpriz bir şekilde kaptığı bu rolün hakkını vermek ve bu sırada da üniversiteyi ve arkadaşlarını boşlamamak zorundadır.
Karakteri Shake It Up! dizisi ile isim yapan Bella Thorne canlandırıyor.
Lacey (Georgie Flores):
Asıl adı Cassandra ama o Lacey ismini kullanıyor. Paige’in yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen ev arkadaşı. Tıpkı Paige gibi onun hayali de oyuncu olmak. Paige’e belli etmese de filmde bir rol kapamadığı için küçük bir üzüntü ve kıskançlık hissine sahip. Ama Paige’in bu yolda en büyük destekçisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor tabii bu durum. Üniversite masrafları ağır geldiği için arkadaşlarına bahsetmediği gizli bir işte çalışıp para kazanıyor.
Jake (Charlie DePew):
Paige ve Casey’nin diğer ev arkadaşı. Hayali ünlü bir senarist olmak. Uzun süre birbirlerinden hoşlanan ve bu konuda birbirlerine karşı bir girişimde bulunmayan Paige-Jake ikilisinin tam yakınlaştıkları anda Paige’in rolü kapıp yoğun bir temponun içine girmesi ve işine odaklanmak zorunda kalması Jake’in en büyük sıkıntısı oluyor. Bir de bu süreçte Paige ve filmin başrol oyuncularından Rainer yakınlaşmaya başlayınca işler onun için hiç de iyi gitmiyor.
Karaktere hayat veren Charlie DePew’i The Goldbergs ve Awkward’daki küçük rollerinden anımsamak mümkün.
Rainer (Carter Jenkins):
Filmin erkek başrol oyuncularından biri. Aynı zamanda yapımcının oğlu. Çapkınlığı ile nam salmış biri. Lakin şu sıralarda magazine bu özelliği ile değil de eski kız arkadaşının kendisini en yakın arkadaşı ile aldatmasıyla malzeme olmuş durumda. Paige, seçmelere geldiği gün güzelliği ile ilk anda dikkatini çekiyor ve sonrasında beraber canlandırdıkları Paige’in rolü kapmasını sağlayan sahnede aralarında oluşan çekimden itibaren iyice onun radarına giriyor. Paige’e sete ve oyunculuğa uyum sağlamasında yardımcı oluyor; onu etkilemek için her fırsatı değerlendiriyor.
Karaktere Surface’ten tanıdığımız Carter Jenkins hayat veriyor.
Jordan (Keith Powers):
Filmin diğer erkek başrol oyuncusu. Rainer’ın en yakın arkadaşıyken onun kız arkadaşı ile ilişki yaşaması sonrası Rainer ile araları bozuk bu aralar. Aralarında ciddi bir gerilim olsa da ve şu sıralar Jordan oldukça dengesiz tavırlar sergilese bile film için ‘Reklamın iyisi kötüsü olmaz.’ mantığıyla kadroda tutuluyor. Sırları olan ve bu sırların altında ezilen bir adam.
Karakteri Faking It dizisinden tanıdığımız Keith Powers canlandırıyor.
Alexis (Niki Koss):
Filmin başrolü için düşünülen, Paige’in kendisini sürpriz bir şekilde başrolde bulması sonrası kendini bir anda yan rollerden birinde bulan biri. Ne istediği, ne planladığı ilk bakışta kestirilemeyen, kendi çıkarlarını her daim ön plana koyan, dikkat edilmesi gereken biri. Biseksüel.
Tangey (Pepi Sonuga):
Rainer’ı Jordan ile aldatan eski kız arkadaş. Daha çok müzisyen kimliği ile öne çıksa da oyunculuk da yapıyor. Başa bela bir annesi var. Aynı zamanda menajeri de olan annesinin çabalarıyla filmde bir şekilde yer alması planlanıyor.
Pepi Sonuga’yı The Fosters ve Ash vs Evil Dead dizilerindeki küçük rollerinden anımsayabilirsiniz.
Nina (Perrey Reeves):
Rainer’in annesi ve aynı zamanda filmin yapımcısı. Bu filme büyük para yatırmış durumda ve filmin tutmasını arzuluyor. Bekar bir anne ve başarılı bir iş kadını. Tuttuğunu koparan, sırları olan biri.
Karaktere Entourage dizisinden tanıdığımız Perrey Reeves hayat veriyor.
Jordan’ın sorunlu annesi Brandy rolünde Tanjareen Thomas, Tangey’nin sinir bozucu annesi Ida rolünde Melrose Place ve The Flash’tan anımsanabilecek Vanessa Williams, filmin yönetmeni Wyatt rolünde Claws ve No Ordinary Family dizilerinden hatırlanabilecek Jason Antoon, filmin set çalışanlarından Adam rolünde Scream’den anımsanabilecek Tom Maden, filmin yapımcılarından biri olan ve Nina’nın geçmişten tanıdığı Alan karakterinde Shawn Christian ve Nina ile sürekli uğraşan magazin gazetecisi Barrett Hooper rolünde Misfits’ten tanıdığımız Nathan Stewart-Jarrett tekrar eden rollerde izlediğimiz diğer isimler.
YAZARIN NOTU
Sezonun 5. bölümünden itibaren daha akıcı bir şekilde ilerledi bana göre dizi. Karakterler ve oyunculara alıştıktan sonra arka arkaya izleme isteği uyandırdı. Pembe dizi kıvamında bir diziydi bana göre Famous In Love. Günlük 20 dakikalık bölümler halinde hafta içi her gün yayınlansın isterdim açıkçası. 10 bölümlük kısa sezon yetmedi bu açıdan benim için. 2. sezonu 10+10 şeklinde toplam 20 bölüm olur umarım.
Erkek cast seçimlerinin hiçbirinden memnun kalmadım. Charlie DePew da Carter Jenkins de Keith Powers da kötü performans sergiledi bana göre. Nathan Stewart-Jarrett, aşırı itici bir karakterle karşımızdaydı zaten. Tom Maden sırıtmadı. Sadece Shawn Christian ve Jason Antoon rollerine yakışmış bence.
Kadın cast seçimlerinden ise memnun kaldım büyük oranda. Favorim Alexis karakteri oldu. Renkli bir karakterdi, eğlence kattı diziye. Ayrıca tip olarak da farklı farklı şekillere bürünebiliyor. Bir bölüm çok masum, bir bölüm çok dişi, bir bölüm çok sıradan, bir bölüm çok kokoş bir görünümle karşımıza çıkabiliyordu misal. İyi ki var bu dizide Niki Koss. Niki Koss’tan sonra en çok kanımın kaynadığı ikinci isim Perrey Reeves oldu. Georgie Flores da pek sırıtmadan görevini yaptı işte. Bella Thorne, pek iyi bir oyuncu olmasa da artısı fiziği oldu. Pepi Sonuga da berbat oyunculuğuna rağmen fiziği ile öne çıkan bir başka isim oldu.
Benim başına otururken beğeneceğimi düşündüğüm, bölümleri izledikçe de yavaş yavaş sevdiğim bir dizi oldu Famous in Love. Ekstra bir hayranlık durumu oluşmadı ama. Fazla umursamadan çerez niyetine izlenebilecek bir dizi işte. İzleyecek olanlara iyi seyirler.
Dizi ile ilgili daha önce şu yazının altında yorum yapılıyordu.
yorumlar
Çıktığı vakitte iki bölümünü izlemiştim. Ergen dizisi olduğu biiraz fazla barizdi amane bulacağımın farkındaydım ben zaten.
Bella Thorne’u aslında severim ama insanın konuşurken suratına bir şey fırlatası geliyor bazen. Erkek kadronun biraz tuhaf olduğuna da katılıyorum aslında. Gerçi benim Rainer ve Jake ile iki bölüm boyunca pek bir derdim olmadı. Yan kadrosu daha başarılı olmuş.
Devam edesim var ama nasıl olur, ne zaman gerçekleşir bilemiyorum. Bakcez bakalım.
Season 2 Trailer
Season 2 “Welcome to Hollywood” Promo
S2 Poster
S2 New Promo – Big Stakes
S02E01
Güzel dönmüş. Özlemişim diziyi. Akıcılıkta bir problemi yok. Dizinin sevdiğim hatun kadrosu yeni üçlüyle beraber iyice zenginleşmiş. Danielle Campbell’ı The Originals’tan, Claudia Lee’yi Hart of Dixie’den, Sophia Ali’yi de Faking It’ten severim. Hiçbirinin de kadroya katıldığı haberine denk gelmemiştim. Müthiş bir sürpriz oldu gerçekten. Erkek kadroyu Alan hariç hala itici buluyorum. Danielle Campbell’in pozitif katkısıyla Rainer’a alışabilirim belki bu sezon ama. Jordan’a alışmak imkansız. Jake de pek ışık vermiyor hala. Bölümün başlarında bıraktığı hafif kirli sakala ek olarak sesini koyulaştırmaya çalışması güldürdü. Biraz daha maskülen olmaya çalışıyor gibiydi ama istikrarı sağlayıp bölümün geneline yayamadı. O maskülenlik kıyafetini üzerine de giyemiyor, olmuyor sırıtıyor zaten.
Güzel bölümdü. Cidden su gibi akıyor bu dizi. Kayda değer gençlik dizisi kıtlığı yaşandığı bu dönemde iyi ki var.
*Son sahne: E yani, olacağı buydu.
*Harper’ın bu melek halleri pek inandırıcı gelmedi. Bakalım neler için kullanacak Rainer’ı?
*Bu öğretmen/müdür hatun Jordan’ı daha izlenir kılabilir gibi duruyor.
S02E03
Carter Jenkins oyunculuk olarak yine sınıfta kaldı ama genel olarak güzeldi bu bölüm de.
*Bu sezon müzik kullanımları da daha iyi sanki.
*Fifth Harmony’den Ally Brooke’u görmek güzeldi.
*Şimdi düşünüyorum da yeni Roswell’de Liz rolü Danielle Campbell’a verilmeliymiş bence.
S02E05
Bölümün ilk yarısı ilk 4 bölümün oldukça altında kaldı ve sezonun ilk yarısının dip yaptığı an oldu. Sahne geçişleri çok kötüydü. Bölümün yönetmeninin acemiliği ekrana fazlasıyla yansıyordu. Ama 2. yarıda işler tam tersi şekilde değişti. Özellikle Alexis’in kamerasının çok iyi kullanılmış olması hem bölümü hem de acemi yönetmeni kurtardı diyebilirim. Sadece bu bölümü kurtarmadı bir sonraki bölüme de çokça malzeme yarattı o kamera sahneleri.
Bu Sofia Carson’ı neden PLL uzantısı dizinin başrolüne getirdiklerini anlayabiliyorum. Karakteri kötü bir karakter olacaksa yakışır kesinlikle.
Billy, baya renk katıyor diziye. İyi ki kadroya dahil etmişler Claudia Lee’yi.
S02E06
*O itirafın sırası mıydı bilemedim şimdi.
*Jake, doğru olanı yaptı bence.
*Cass’in set sahnesini çok iyi bağladılar.
*Rainer tırlatmaya başladı; tutabilene aşk olsun.
*Yok yok, bu sezon cidden çok başarılılar müzik kullanımı konusunda.
Valla ne desem bilemedim. Kızdım biraz ama ben diğer tarafa yakın olduğum için memnun da oldum hafiften.
*P.T. sahnesinde Jake’in yerinde olmak istemezdim.
*Bu arada Bella Thorne ve Claudia Lee’nin kemik yapıları epey benziyor valla.
*UnReal’den Breeda Wool’u tanıyamadım valla.
*Harper’ın olayı nasıl oldu nasıl bitti hiçbir şey anlamadım açıkçası.
Güzel bir maraton oldu. Tam bir arka arkaya hüpletmelik dizi. Keşke kalan 3 bölüm de elimin altında olsaydı şu an.
*Sloane’u anladıysam Arap olayım bu bölüm. Cidden iyi niyetli miydi yoksa yine kafasında hinlik mi vardı?
*Cass çok abarttı ya! Adamın işi bu arkadaş!
*Kapanış şarkısı güzeldi.
S02E09
Alexis: N’apıyon kızım ya?
Cassie: Hiç şaşırtmadı.
Rainer: Biraz abartmıyor musun?
Güzel geçen sezonu yine güzel bir bölümle sonlandırmışlar. Bol konulu, dolu dolu bir bölüm olmuş diyebilirim. Ve ucu açık bitti yine elbette.
*Paige’in memlekete dönüp tiyatro okuma kararını anlamsız buluyorum.
*Alexis cidden iyi oyuncusun kızım! Ben de yemiştim valla.
*Rainer, Harper’a karşı çok gaddar davranıyor. Kızcağız yeniden uyuşturucuya yöneldi ona üzüldüm.
*Hele şükür be Jake! Billy’yi cidden kaçırmaman lazımdı.
Biliyorum ki 0.10 reyting oranı ve 254.000 izleyici sayısı ortalaması çok düşük ama ilk sezonun epey üstüne çıkmayı başaran bir sezon var ortada. Umarım bir sürpriz olur ve onay alır. Bu diziyi cidden kaybetmek istemiyorum. Yap bir güzellik be Freeform!
Bella Thorne kendisine Only Fans sayfası açtıydı geçen bir ara. Hatta 24 saat içinde 1 milyon dolar kazanarak bu alanda rekor kırdıydı.
Ondan sonracığıma takipçilerine 200 dolares karşılığında gönderdiği post, “nude” içerikli olmadığı için şirket bazında ufak çaplı bir kriz çıkmış anladığım kadarıyla. Çünkü şirketten geri ödeme talep edenler falan olmuş.
Sonra Onlyfans, ücretli postlara en fazla 50 dolar diye limit koymuş. Sayfası olan kişilere verilebilecek bahşiş miktarına da 100 dolar sınırı koymuş. Seks işçisi kişilerin (hele de pandemi nedeniyle şartlar zaten zorken) hayatını sabote ettin tepkisi görüyor şu an.
Bu da böyle bir olay.