Quibi‘de 6 Nisan 2020 tarihinde izleyiciyle buluşan drama dizisi When the Streetlights Go On‘un tanıtımıyla karşınızdayız.

GİRİZGAH

When the Streetlights Go On‘un yaratıcıları Chris Hutton ve Eddie O’Keefe. Bu ikiliye yapımcı koltuğunda Chad Hamilton, Tariq Merhab ve Brett Morgen gibi isimler eşlik etmiş. Limetown’ın yönetmeni olarak tanıdığımız Rebecca Thomas ise dizimizin yönetmenliğini üstlenmiş.

Suç draması, gizem ve gençlik draması unsurlarını harmanlayan When the Streetlights Go On‘un ilk sezonu 10 bölümden oluşuyor. 2. sezonunun olup olmayacağı henüz bilinmiyor. Dizinin bölüm süreleri ise 7-10 dakika aralığında değişiyor.

Diziye 2016 yılında Hulu tarafından deneme onayı verildiğini ama sonrasında dizi onayı almayı başaramadığını da hatırlatalım.

KONU

1995 yılında, Illinois eyaletine bağlı Colfax isimli bir kasabada geçiyor hikayemiz. Hikayenin başlangıç noktası, 16 yaşındaki liseli bir genç kızın ve yasak ilişki yaşadığı öğretmeninin ormanlık alanda acımasızca öldürülmesi. Akıllardaki soru ise ‘Bu ikiliyi kim öldürdü?’. Bir yanda cinayet soruşturması, diğer tarafta olayın bu ikiliyi tanıyan insanlar üzerindeki psikolojik yansımaları…

KARAKTERLER VE OYUNCULAR

İki maktulden biri olan güzel genç kızımız Chrissy Monroe karakterinde The Truth About the Harry Quebert Affair, Looking for Alaska ve The Society dizilerinden yakinen tanıdığımız Kristine Froseth‘i izleme fırsatı elde ediyoruz. Diğer maktulümüz olan evli edebiyat öğretmeni Mr. Carpenter rolünde ise Togetherness, Goliath ve The League gibi dizilerden tanıdığımız Mark Duplass karşımıza çıkıyor.

Chrissy’nin komşusu ve onların ölü bedenlerini ormanda bulan kişi olan Charlie Chambers karakterini God Friended Me, Hawaii Five-0 ve Castle Rock gibi dizilerden anımsanabilecek Chosen Jacobs canlandırıyor.

Okulun çalışkan öğrencilerinden biri Charlie. Hafiften utangaç biri ayrıca. Gazeteciliğe karşı büyük bir heves ve tutku duyuyor. İkilinin ölüm hikayesinin iyi bir yazı konusu olabileceğini düşünüyor ayrıca. Becky’den hoşlandığı seziliyor bir de.

Karakteri dizinin anlatıcısı olarak dinliyoruz.

Chrissy’nin pek iyi anlaşamadığı gotik görünümlü kız kardeşi Becky Monroe karakterine Chicago Med dizisinden anımsanabilecek Sophie Thatcher hayat veriyor.

Chrissy’nin okulun popüler çocuklarından biri olan bir dargın bir barışık sevgilisi Brad Kirchoff karakterinde The Village dizisinden hatırlanabilecek Ben Ahlers karşımıza çıkıyor.

Cinayet soruşturmasını yürüten polis memuru Grasso rolünde ise Star ve Living Single dizileri dışında birçok sinema filminden de yakinen tanıdığımız Queen Latifah‘ı izleme şansı elde ediyoruz.

Kadroda ayrıca Julia Sarah Stone (Aftermath, The Killing), Sam Strike (Nightflyers), Matthew Nelson-Mahood (iZombie), Michael Delleva, Lindsay Navarro, Cameron Bancroft (Cedar Cove, Beverly Hills, 90210, Code Name: Eternity), Eliza Norbury (When Calls the Heart), Vera Frederickson (Limetown) ve Emma Oliver (Snowpiercer) gibi isimler yer alıyor konuk oyuncu olarak irili ufaklı rollerle.

YAZARIN NOTU

Dizinin ilk 3 bölümünü izlemiş bulunuyorum ve iyi başladığını söyleyebilirim. Bölümler çok kısa kalıyor bu dizi için bence. Keşke zamanında Hulu’dan dizi onayı alsaymış demeden geçemiyorum. Yirmi, yirmi beşer dakikalık bölümler tam kıvamında olabilirdi bu dizi için bana göre.

Şu ana kadarki her dizisini keyifle izlediğim Kristine Froseth’in varlığı her zaman olduğu gibi büyük bir artı bana göre. Rolü çok büyük olmasa da iyi ki var cidden. Ana kadro dörtlüsü gibi görünen kız kardeş, erkek arkadaş, gazeteci çocuk ve polisten de memnunum diyebilirim ayrıca.

Türü sevenler bir şans verebilirler bana göre diziye.

FRAGMAN